Uyusunda Büyüsün Ninni!!!

16 Aralık 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
2806 defa okundu.
Uyusunda Büyüsün Ninni!!!

Sormayan milletlerin sonu hüsrandır.

‘Para her şeyi yapar diyen adam, para için her şeyi yapan adamdır’. Thomas Jefferson… ‘Hırsızlık, dolandırıcılık, hileli iflas, üçkağıtçılık, haysiyetsizlik, şerefsizlik, adilik, namussuzluk’… Sıfatları! Neyin karşılığıdır?

Türkiye’nin psikoloji bozuldu. Türkiye %11.1 büyüdü. uyusun da büyüsün ninni…

Türkiye’de; antipsikotik ilaçların tüketimi son 5 yılda 7 milyon 201 bin kutudan 12 milyon 158 bin kutuya çıkmış. Ruh sağlığı hastanelerinde doluluk oranı % 100’e ulaşmış. Türkiye’de ruhsal hastalıkların artışı neredeyse ülke nüfusunun %25’leri seviyesine ulaşmış. Harika Türkiye bir birincilik daha yakalamış. Depresyon şikâyetinin en çok 18-30 ile 45-65 yaş aralıklarında görüldüğü açıklanmış. Bu yaştan sonrası tahtalı köy.

Türkiye’de ayrıca psikolojik rahatsızlık anksiyete bozukluğu denilen, ‘sıkıntı’ hastalığına duçar olmuş. Türkiye’de yaklaşık 7 milyon kişide bu tür bozukluklar görülüyor. Panik bozukluğu, sosyal fobi vs. Bu rahatsızlıkların hafif formlarını da ele alırsak yaklaşık 15 milyon kişiyi kapsar. Türkiye 11.1 büyüdü. bu gidişle tımarhanelik bir varlıkla Dünya birincisi oluruz.

Osmanlı İmparatorluğu, 200 yıllık Avrupalılaşamama serüveninde rasyonel üretimi ve Liberal Ticareti geliştirmek yerine sürekli borçlandı. Borsa ve Para oyunlarıyla savurganlığı, rantiyeciliği, yolsuzluğu önleyemedi; sonuçta Avrupa kapitalizminin tutsağı oldu ve battı.

Kemalistlerin 98 yıl önce ulusal kurtuluş mücadelesine çıktıkları yolda TL yok, döviz yok. Hisse senedi, tahvil ve borsa yok, batı’da borç verecek kimse yok, Ordu ve silah yok, ekonomik gelir kaynakları ve alt yapı yok, Anadolu’yu kuşatmış yedi düvel var, Ankara kapılarına dayanmış yunan ordusu var, Osmanlı’dan kalan dış borçlar var, Tüm varlıkların yitirmiş bir halk var. Endüstriyel kalkınma parmak ısırtıyor.

Bunlar aklımızla dalga geçiyorlar. Bizleri her gün biraz daha şaşırtıyorlar. Her seferinde bu artık son diyorum, ama her seferinde saçmalamayı başarıyorlar. Sürekli kandırılan, kültürlenmesine, eğitim almasına mani olunan, makarnayla kömürle fakirliği yüzüne vurulup karın tokluğuna kandırılarak oyu çalınan millet.

Batırılan ülke nasıl kurtarılır. Kurtarılan bir ülke 15 yılda nasıl batırılır. Ve 3,5 ayda 11,1 nasıl büyür? maharet nerede veya kimde? Bu ülkede açlıktan bebekler ölüyor. Bu ülkeyi yönetenler “Sosyal yardım Artışlarıyla” övünüyorlar. 3.5 milyon haneye yardım ediliyor. Bu miktarı ortalama dört ile çarptığınızda nüfusun 1/4’ü muhtaç. Yoksul ve aç. Bu anlayışla övünenler, Türkiye’nin 11.1 nispette büyüdüğü ile de övünüyorlarsa; bizde bir sorun var demek.

Gün geçmiyor ki; müjdeli bir haber almayalım!! Son üç ayda %11.1 oranında büyümüşüz! İşler tıkırında. Bu müjdeli habere ortak olan TUSİAD Başkanı diyor ki. “Bu 11,1 büyüme hakikaten alkışlanacak bir başarı, bunun lamı cimi yok.” Hadi birileri dalgasını geçiyor milletle de. Paranın patronuna ne oluyor? Acaba bunlarında mı vergi borçları silinecek!

Sürdürülebilir büyüme ve kalkınma tüm ülkelerin temel amaçları arasındadır. Kalkınmanın sürdürülebilmesi ve ekonomik büyümeyi sağlamak, kıt kaynakları etkin kullanmak, teknoloji sermaye artışı bu ve benzeri amaçlar önemli değilmidir? Bu hedefi tutturmak insan kaynaklarına yatırım yapmakla olur. Ekonomik kalkınmada insan vazgeçilmez bir unsur olduğuna göre ne yapmalı. Türkiye’de genç nüfusun %26’sı işsiz. Kadında bu oran daha da yüksek. Kadın olmadan kalkınmayı sağlamak mümkün olabilir mi? Türkiye’de kadının ekonomik aktiviteye katılım ve fırsat eşitliği çerçevesinde 142 ülke arasında 132’inci sıradayken, Türkiye %11,1 büyümüş! İşsizliğin ana temeli olarak kadının gösterilmesinin tek amacı kadının biat kültürü içinde tutmak.

2017 yılında onlarca şirketin vergi borcunu yine sildiler. İcralık olan, küçük esnafın, araba vergisini ödeyemeyen dar gelirlinin borcu Allah’a kaldı. Milli gelirden ortak pay alanlar. Memur mutlu. İşçi mutlu. Emekli ziyadesiyle çok mutlu. Esnaf para balyalarını koyacak yer bulamıyor. Çiftçi ürün yetiştiremiyor. Ziraatçı, hayvancı düşünemeyeceğiniz kadar mutlu. Türkiye Tarımda Avrupa birincisi! Nasıl mı? Et ithal, Yem İthal, Arpa ithal, Soya ithal, Saman İthal, Tohum ithal, Mısır ithal, Nohut ithal, Buğday ithal, Mercimek ithal, Kuru fasulye ithal, Zeytin yağı ithal, Sığır ithal…

Nasıl mutlu ve müreffeh olmazsınız ki! Bir takım memur başını sokacak ev alamazken, bakınız Genelkurmay Başkanı memur maaşıyla Kayseri’de 750 kişilik cami yaptırıyor. Bunlar güzel ve müjdeli haberler. Çiftçiye göbek attıran, tarımda İsrail’e göbeğinden bağlı ülke insanı Camii avlularında İsrail bayrağı yakıyor.

Yurdum insanının bankalara borcu 476 Milyar Türk Lirası. 18 milyon icra dosyası… Maşallah 11.1 büyüdük. Döviz artışıyla gelirlerde %33,4 lük gerileme var. Türkiye’de yurdum insanı kişi başına milli gelirde 11 bin dolar alıyor! Büyüme nasıl oluyormuş görün. Türkiye büyüdü. Nasıl büyümez ki? Milletin “a..ına koyan” Mehmet Cengiz’in Maliye Bakanlığı Merkezi Uzlaşma Komisyonu’nun 29 Aralık 2010 ta-rihli ve 2010/42 tarihli kararına göre, şirketin tam 424 milyon 478 bin 437 TL’lik vergi borcu silindi. Türkiye 11,1 büyüdü.

Türkiye’de bulunan ve sayıları 3 milyonu bulan Suriyeli göçmenlerin üretime katkıları, devletin onlara yaptığı harcamalar vb GSYH (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) hesaplarına katılıyor. Buna karşılık sığınmacı statüsünde olduklarından Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi çerçevesinde Türkiye’nin nüfusuna dahil edilmiyorlar. Dolayısıyla kişi başına gelir hesabına da girmiyorlarmış. Bu şekilde Suriyelilerin kişi başına gelir hesabına katılmamaları sonucu olarak kişi başına gelirimiz 397 Dolar yüksek görünüyormuş. Buna göre hesaplanan kişi başına gelir, revizyon sonrasında zaten tartışmalı hale gelmiş. Nasılsa önemli değil. Türkiye nasılsa üç buçuk ayda 11.1 büyümüş.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN