BİR ŞEY OLMAK İÇİN DEĞİL… BİR ŞEYLER YAPMAK İÇİN ADAY OLMAK…

25 Mart 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
BİR ŞEY OLMAK İÇİN DEĞİL…  BİR ŞEYLER YAPMAK İÇİN ADAY OLMAK…

BİR ŞEY OLMAK İÇİN DEĞİL…  BİR ŞEYLER YAPMAK İÇİN ADAY OLMAK…

Âyinesi iştir kişinin, lâfa bakılmaz

Dere göründü… Paçalar sıvandı. Geçide çok az kaldı. Hayaller, vaatler; broşürlere, kitapçıklara “Başkan” olarak döküldü… Yalanlar, iftiralar, karalamalar gırla. Kapı, kapı ev ziyaretleri… Ellerde fotoromanı andıran broşürler, kitapçıklar. Bilbortlarda, apartman balkon ve pencerelerinde onların fotoğrafları. İstihdam açık ihalede. Yirmi bin. Otuz bin kişiye iş olanağı!!!

Ağlanacak halimize gülüyoruz. Doğruyu ve gerçeği görmezden gelmek aptalların işidir.

İstihdam yaratmak! Neyle ve Nerede? Kimin desteği, kimin parasıyla, nasıl bir sektörsel yapı? Kaynak yaratacak projeler. Bunlar vaatler içinde yok. Hayali projelerin hayata geçeceği süreç!!! Söyleyen yok. Pof poflar. Rezil rüsva yalanlar. Halkı aptal yerine koyan cek caklar… Cepteki ve bankadaki dünyalıklar. Yandan çıkmalar. Önce parti ağasına, sonra halka Şirin olabilmek için ortaya dökülen tüm marifetler. Dereyi görmeden, paçalarını sıvayan, sıvayana!

Sorun çözmeye mi! Sorun yaratmaya mı!

Şikâyet edenler ve şikâyet edilen “medeniyetsizliğe” imzasını atanlar çoğu zaman aynı yerden çıkıyor. Kırşehir; kendisine 10 yıl içinde katma değerler kazandırmış Başkana arkasını dönerse en büyük kötülüğü yine kendisine etmiş olur ve Kırşehir kaybeder.

Ekonomik krize gözünü dikmiş bir muhalefetin yerel seçimlerle öne çıkacağını düşünmüş olması normal. Yerel seçime, ‘ihtar, uyarı, ders verme’ gözüyle bakarsak, kaybeden iktidar değil, şehir olacak… Bunu anlamayanlar, ucuz muhalefet lakırdılarından medet beklemesi kadar absürt bir düşünce olamaz.

Muhalefetin görünür bir projesi, aktif bir hareketi yok. Bu kentin sorunlarını sıralayabilecek herhangi bir çıkışı da yok. Öyleyse sorun yaratmak için mi gelmek istiyorlar. Üretmiyorsanız katlanacaksınız. Halk önce adayına bakmalı. Sonra; adayın ortaya koyacağı akılcı projelere… Var mı?

Çağımız insanı bir yandan toplum içindeki görev ve sorumluluklarını sürdürürken, diğer yandan da kendini geliştirme aşma ve kişiliğinin tüm beceri, yeti ve yeteneklerini kullanma olanağına kavuşturan çağdaş yaşam kriterleri içinde mutlak akılcı karar verebilmeli.

Şehir partizancılığı kaldırmaz.

Günümüzde kentsel sorunlar çağın ve ihtiyaçların artmasına paralel olarak arttığı gerçeği var… İhtiyaçları tespit edebilecek yetenek, bilgi birikim en önemlisi eğitime ihtiyaç var. Muhalefet adaylarına bakın. Ne görüyorsunuz. Ortaya konulan projelerin hangisi kentsel gelişim ve ekonomiye çözüm olur? Ben demiyorum. Dünyayı yöneten insanlar diyor ki; ‘Şehircilik iki boyutlu değil. Üç boyutlu bir bilimdir… Gelişmiş ülkelerde başarılı Belediye Başkanları Teknik eğitime sahip kişilerdir’.

Şehrimi kim yönetmeli? Hiç düşündünüz mü?

‘İnsanlar, bir lider ve bir patron arasındaki farkı soruyorlar. Lider rehberlik eder, patron çalıştırır’.   (Franklin Roosevelt ABD Başkanı…)

Bu sözler ortaya açıkça şunu koyuyor. Bu şehre liderlik ederek 10 yılda elde edilemeyecek başarılara imza atmış. Eserleriyle kendini ispat etmiş bir Belediye başkanı varken. Başkasına ihtiyaç var mı? Hele ki patrona. Bir şey olmak için o koltuğun peşine düşenlerle bu şehrin işi olmamalı… O koltuğu bir şeyler yapmak isteyene değil, hayata geçirme, uygulama yetisi olana teslim etmek daha akılcı değil mi? Bunun içindir ki; Kırşehir’in patrona değil. Lidere ihtiyacı var…

Yeniden yapmak çok daha kolaydır. Eskiyi yenilemek çok daha zordur. İleri görüşlük. Yani Vizyon. Uzun vadeye dayalı hizmet unsurlarını hayata geçirebilmek.  Risk almak. 50 yıl sonrasını görebilmektir.

Yaşar Bahçeci Belediye Başkanı olarak başarılı kılan kentsel gelişim politikalarının yanı sıra  “Bölgesel, Ulusal ve uluslararası alanda Sosyal Politikalar üzerinden Kadın, ve erkeklerin toplumsal hayata katılım biçimi, fırsat eşitliği kapsamında cinsiyet farkı gözetmeksizin, toplumsal kabul dâhil, bilinçlenme için çeşitli faaliyetlerini Üniversite, STK ve Kamu kurumlarının desteğini alarak yürüttüğü gerçeğidir… Ortak akıla inanmış ve tek seslilik yerine çok sesliliğe yönelmiş farklı düşüncelere sırtını dönmemiştir.

‘Vizyon’, belediyelerin tüm yönetim faaliyetlerini yönlendirerek gelecek için rehber görevi görür ve birçok düzenleme, bu doğrultuda gerçekleşir. ‘Hedeflere ulaşılması konusundaki ilkeler, vizyon sayesinde ortaya konur’ (Quigley).

Çağdaş insan, bireysel ve toplumsal sorumluluk bilincini birleştirebilen, araştıran, sorgulayan, denetleyen insandır.  Bu birleştirme için ayrıca kişisel yeterlilik gereklidir. Bu şehrin uygulanabilir; Akıllı, çağdaş projelere ihtiyacı var. 10 yılda değişimi yakalamış bir kenti, öç alma duygusu ile patrona teslim etmek öncelikle bu şehre ihanettir. Akıl ve izan işi hiç değildir.

Şehrin insanları mutlu olmaları gereken anlarda bile nereden geldiği bilinmeyen “kötü bir şeyler mi olacak” hissiyatı ile onları en güzel zamanlarında, ortaya dökülen akıl almaz karalama, alçakça yapılan saldırılar. Sapla samanı bir birine karıştıran aklın önüne geçmesiyle olur. Unutmayın ki; ‘Güneş Balçıkla Sıvanmaz’…

10 yıl önce bu şehrin belediye başkanının makam aracı icralıktı. Elindeki gayrimenkulleri (Şaraphane, Terme Grand) satıp işçilerin maaşını ödemeye çalışıyordu. Makine parkında bir tane çalışan makine yoktu. Alacaklılar belediyenin neyi varsa icraya koyma telaşına düşmüştü. Park diye bir şey yoktu. Adı park olan yerler, mezarlıklar tinercilerin, alkoliklerin, fuhuş yeri olarak tarif ediliyordu. Unuttunuz mu? Güzler piknik alanına 10 yıl önce çocuklarınızla, eşinizle hiç gidebildiniz mi? Rezaletleri ne kadar çabuk unutursunuz? Akıl alır gibi değil.

Kanserojen ham maddeden imal edilen Asbest borularla bu şehrin musluklarına, bahçelerine su taşındı. Lağım karışmış sular. Şehrin ortasından akan kocaman bir kanalizasyon deresi. Sokaklar, sokağa, caddeler caddeye benzemiyordu. Şimdi her cadde bulvar görünümünde. Daha ne istiyorsunuz desem. Ne dersiniz. Bu şehirde sadece 15 gün içinde ücretsiz taşınan yolcu sayısı 56 bin kişi. Kırşehir’de kaç yıldır toplu taşıma aracı yoktu. Birbirinin üzerinde çiklet gibi yapışık seyahat ettiğiniz dolmuşları ne çabuk unuttunuz? Her kapının önünde çöp kontyliri. Siz kullanmasını bilmiyorsanız, suçu başkasına iteklemek ne kadar ahlaki. Bu şehirde sokak hayvanları tehdit olmaktan çıkmışsa, her yıl Nisan ayında başlayıp, Ağustos ayına kadar yanan vahşi atık toplama alanı ve şehre yayılan korkunç kötü.

Otobüs şoförünün, temizlik işçisinin hatasını, müteahhidin hatasını, çarşı esnafın hatasını, pahalı ürün satan, manavın, kasabın, bakkalın, marketlerin kabahatini Yaşar Bahçeciye yükleyip üzerinden siyaset yapmak aymazlıktır. İktidara uyarı olacakmış. Bu şehrin neler kaybedeceğinin farkında olmayanlar acaba neyin peşindeler? Bu olacak şey mi? Bu uyarıyı hükümete muhalif milletvekilleri yapmayacak, bu şehrin mahvına göz yumacak, sonra! Beyler halkın oylarıyla iktidarı uyarmış olacaklar. Hadi be!

LİYAKAT!!! Layığımızı biz tayin edeceğiz.

Dersim’li Kemal bu kelamı ağzından hiç düşürmüyor. “LİYAKAT”…  Her fırsatta koro halinde söylüyor. “Kırşehir’e layık gördükleri liyakate bakalım mı? Kırşehir’e liyakat yerine;  Layığını bul demiş. Kırşehir yıllarca kaybetti. İçinde yaşayan herkes bu gerçeği biliyor. 10 yıl içinde gıpta ile bakılan, gözlenen, kıskanılan ve de yeniden şehir olduğumuzu anlayabiliyor musunuz? Sezar’ın hakkını Sezar’a verin be!

Şehircilik; İyi bir planlama, iyi bir performans gerektirir.

Bu şehirde… Bu şehrin her şeyini, hep birlikte kullanıyoruz.

Her mermer blok da bir Venüs heykeli saklıdır. Gerçek sanatçı, bu heykeli o kaya parçasından çıkarana derler. Bu şehri 10 yılda yeniden yaratan bir sanatçısı var.

Bu şehirde yaşıyorsanız, İnovasyon budur… Gerçeği görmek ideoloji değildir. Gerçeği görmezden gelmek ahlaksızlıktır…

Ortaya 10 yılda modern bir şehir. Çıkmış mı-dır? Evet!  Unutmayın! Absürt çıkışlar yeni şehirler yaratmaz. Sadece oyalar. Kandırır.

Kırşehir Sevdalıyıysanız arkanızı dönmeyin. Çalışana arka çıkmak ahlaktır. Bur şehir AHİ yurdu. Ahi Evran-ı Veli derki; “Ey oğul; çocuğu herkes sever. Kendinden olanı bağrına basar”…  Bu sözün ne demek olduğunu biliyorsanız, Ahiliğin ahlakı oradadır.

Umarım sağduyu hâkim olur.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com