Bu Şehirde Birlikte Yaşıyoruz…

11 Mart 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
28 defa okundu.
Bu Şehirde Birlikte Yaşıyoruz…

Bu Şehirde Birlikte Yaşıyoruz…

‘Düşünmeden öğrenmek faydasız; öğrenmeden düşünmek tehlikelidir.’ Konfüçyüs

Siyasi farklılıklar. Farklı düşünceler. Farklı ideolojiler. Farklı inançların, inançsızlıkların üyesi de olabiliriz. Ne fark eder?  Hepimiz bu şehirde yaşıyoruz. Farklı duraklardan binsek de. Farklı duraklarda insek de! Aynı otobüsü kullanıyor, aynı otobüse biniyoruz. Aynı kaldırımları, aynı caddeleri, sokakları kullanıyoruz. Musluklarımız farklı olsa da, suyumuz aynı şebekeden geliyor evimizin mutfağına, banyosuna, bahçesine… Atıklarımız farklı kanalizasyondan akmıyor. Evsel atıklarımız aynı konteynırlarda; farklı yerlerden toplanıyor, aynı istasyonda geri kazanıma giriyor.

Bu şehirde hepimiz eşit hizmet alıyoruz. Gerçek bu… Tertemiz, pırıl, pırıl bir şehir. Bu şehri yeniden şekillendiren. Bu şehrin on yıl içinde uğradığı değişim… Parklarda aynı banklarda yan, yana oturmasak da! Şehir içine dağıtılmış, gök kuşağı, cennetten bir parça, rengârenk örtü, peyzajın renklerine bakma tadını birlikte alıyorsak. Fotoğraflar çekiyor, fotoğraflar çektiriyorsak… Bir değil bin kez düşünmek gerekir. Bu bir genel seçim değil. Biz bu şehirde daha güzelini, kent konforunu yaşamak için bir gayretimiz varsa! Neden geriye, daha geriye gidelim. Siyasi düşüncenizi bir kez olsun unutun ve bu şehrin tadına varın.

Kişisel çıkarlarımızı, siyasi egolarınızı bir kenara bırakın. En azından çocuklarımız için. Yaşanabilir bir şehrin varlığını düşleyin. Hayallerin 10 yılda nasıl gerçeğe dönüştüğünü görün. Çocuklarımızın yaşayabileceği modern, düşünen ve konuşan şehrin sahibi olmaya direnmek niye?

Kırşehir’de yaşamayı seviyorum. Bunun için binlerce neden sayabilirim size… Biz buyuz!

Ben makro milliyetçiyim. Ya sizler! Şehircilikte ideoloji yoktur. Nasıl ki; ayrı, ayrı düşüncelerde iken, aynı otobüse biniyor ve aynı kaldırımları arşınlıyorsak. Kaldırımlara araçlarımızı çekiyor, kaldırım yerine yollarda yürüyor, çöpleri-mizi konteynır içine değil de yerlere atıyorsak. Çocuklarımız pırıl, pırıl parklarda koşuyor, bir ağaç gölgesinde soluklanıyor, balkonlardan, halı kilim çırpıyor. Sokaklara tükürerek görgüsüzce dolaşıyorsak, duraklardan önce otobüslerden inmeye kalkışıyor, tavukla otobüse biniyorsak; unutmayın, biz bu şehrin insanlarıyız.

‘Memleketi sevmek o’na hizmetle olur’ diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerine kulak verin. Bu şehre onca hizmeti kısa sürede kim hayata geçirmiş? Öyleyse sevmek kuru, kuruya değil, icraatla olur. 10 yılın bilançosunda bu var. Aksini düşünüyorsanız, sizlerin bileceği iş. Ya sonrası! Nevşehir vilayeti. Kırşehir kazası. Tapu kadastro kayıtlarında daha 8 yıl önce böyle yazıyordu… Biliyor musunuz?

Ben bu şehrin bozulmasını istemiyorum. Kent konforumun rezalete dönmesine karşıyım. Bu şehrin partizanlıktan öte, bir müteahhide teslim edilmesine karşıyım.

Ben bunları söylüyorum, yine de ‘onlar; bir yolunu bulurlar’ diye iddia ediyorum. Gördüklerimizi, alınan hizmeti bir, bir karalayacakları kesin. Bu muhalefetlik değil. Rezillik… Son beş yılda o kadar çok komploya, tezgâha, kumpasa tanık olduk ki; beynimiz farklı çalışmaya başladı… Hep bir bit yeniği arıyoruz!  Bit yeniği arayalım aramasına da; bu iddianın ayakları siyasi olarak da yere basmıyorsa rezillik bu.

Kaybeden şehir değil. Ayrı, ayrı fikirlerde olsak ta, aynı otobüse binen yine bizler olacağız. Dalkavukların, ip cambazlarının… Hat da rüşvetin alasını yiyenlerin, deveyi hamutuyla götürenlerin lafıyla yola çıkılmaz. Bunların ipiyle kuyuya inerseniz, o kuyudan çıkış zor olur.

Okuduğunu anlamayan. Bir cehaletin kent yönetmesi mümkün değildir.

Niye mi? Kıvırmanın da bir ahlakı olmalı!!!

Adayları yan yana koyun. Projeleri yan yana koyun. Kıyaslayın. İki yüzlülükten vazgeçin.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com