Sen de mi Brütüs?

21 Ekim 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
Sen de mi Brütüs?

Unutmayın; doğruyu bulmak, zeka ve akıl meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur.

Kendi sonunu hazırladı. Kadın düşmanı bir ahlakın destekçisi oldu. Uyuşturucu bağımlılığı ile verdiği önerge AKP oylarıyla reddedildi. Aklıma bir kelime geliyor. Yazık!

Türk milliyetçiliğinin ve bağımsızlığın bu ülkede harcı olan ülkücüleri öncelikle tasfiye eden Bahçeci, milliyetçilikten dem vuruyor. Tasfiye ederek erittiği ocaktan 5 bin ülkücü lakırdısıyla sözüm ona Barzani’ye göz dağı verirken, AKP politikalarıyla içinde uyum sergilerken, Yunan tarafından işgal edilen adaları görmezden gelmek, Barzani’ye kafa tutmak kof yiğitliktir. Meclis kürsüsünden atılan naralar, kürsü kabadayılığından, salon yiğitliğinden öteye geçmez.!

Dünya’nın hiçbir yerinde “Milliyetçi” politikalar vardır. Onlar misyonlarını yenilerken MHP yerinde saymıştır.. MHP; Müftülere nikah kıyma yetkisi veren kanunun oylamasında AKP’yi yine yalnız bırakmamış, payandalığını sürdürmüş, bu kanun lehinde oy kullanmıştır. Bahçeci bu oylamayla, Türk kadınına en büyük kötülüğü, yapmış, laik cumhuriyetten bir çivinin sökülmesine, tabutuna bir çivi çakılmasına çekiç olmuştur. Tüm bunları gördükçe Bunun içindir ki ya olduğun gibi görün. Ya da göründüğün gibi ol.

Türkiye’de kadın olmak, cinayetlerin, şiddetin her türlüsüne maruz kalarak dünya istatistiklerinde ilk sıralarında yer almaktır. Ana sıfatıyla taçlanmış Toprak gibi bereketli olmak da boş lakırdı olarak kaldı… Kadın olmak, doğduğunda herkesin sessizleştiğine dair deyişlerin öznesi olmakla, yuvayı yapmanın sorumluluğunu taşımakla ve 15 yılda değişmiş bir Türkiye. Türkiye’de kadın olmak! Eşitlikten bahsedince “çirkin feminist” diye aşağılanmak, kendini ifade ettiğinde “hafif meşrep”likle suçlanmaktır. Kadının hor görmek. “Dünyada hiç bir milletin kadını; ben Anadolu Kadınından fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu Kadını kadar emek verdim, diyemez”… Mustafa Kemal Atatürk. Hiçbir akıl; Türk kadınını Avrupalı hemcinslerinin gerisine itemez. İtmemelidir. Kadınlarımız ötelenmeye asla izin vermemelidir.

Orhon kitabelerinde “Hakan ve hatun buyruğu” ile başlayan ifadeler, kadının yüceliğini anlatırken bu devirde, çağdaşlığın, bilimin sınır tanımadığı bir süreçte, Araplaşmak. Arap kültürüne yönelmek. Ortaçağ karanlığına kaymak, ayrımcılığı körüklemek. Kadını silmek veya yok saymak.  yakışan bumuydu?

Türklerin çok tanrılı dönmelerinde (mitolojilerinde), Ak Ana: Ülgen’e sonsuz sulardan gelerek “Yaratma” emrini veren tanrıçadır… Umay Ana: Çocukları ve hayvanları koruyan tanrıçadır. Ayısıt: Güzellik tanrıçasıdır. Çocuklara ruhlarını verir. Kübey Hatun: Doğum tanrıçasıdır. Asena: Yol gösterici, lider tanrıçadır. Ötügen: Devleti koruyan ve hakimiyeti sağlayan tanrıçadır. Bu mitolojik tanrıçalardan kötülüğün anası olan bir Tanrıça var mı?

Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü, ‘yabancı bir kadının elini tokalaşmak için tutmak, ateş tutmaktan daha korkunç’ diyebiliyor… Aydın ihaneti böyle bir şey olsa gerek. Ahlaksızlık tavan yapmış, bu millet bu adama Profesör unvanı vermiş. Bu damın işi bumudur. Bu adamın bilimle yakından uzaktan alakası olabilir mi? Arap bedevi-si-midir. Kimdir? Hadi bizleri boş ver de. Kendisini o üniversiteye atayan Cumhurbaşkanı bu adamın ifadelerine göre bir, değil binlerce kez yandı. Bu nasıl bir ahlaktır.

“Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur”. Mustafa Kemal Atatürk.

Bir başka ahlaksızlık bu ülkenin topraklarında ahlaksız bir adamın devletin, milletin paralarını kullanarak yaptığı etkinlik. Emin Çölaşan fotoğraflı olarak yayınlamış… Bu ülkeye ne oluyor? Sorusunu sormayın. Ne olduk sorusunu sorun. Akrebin kendini zehirlemesi yakındır diyorum. Ama ben bu millete güvenmiyorum.

‘SEVGİLİ 40 Arena gazetesi okurlarım, hükümet müftülüklere nikah kıyma yetkisi veriyor. Yasa önümüzdeki günlerde Meclis’te AKP-MHP oylarıyla kabul edildi.

Şimdi size birkaç gün önce Kilis Müftülüğü katkılarıyla (!) düzenlenen bir törenin fotoğraflarını iletiyorum. Bu töreni örgütleyen, Kilis Müftülüğü ile birlikte Suriye kökenli bir şeriatçı dernek olan El Risale ve yine Suriye kökenli Alimler Birliği!.

Konuşmalar sonrasında Kuran’ı ezberleyen Suriyeli 80 kadın ve 20 erkek hafız için icazet verildi, taç takma töreni yapıldı. Bir devlet memuru olan Kilis Müftüsü Mahmut Karatepe de kürsüye çıkıp konuşma yaptı. (İşte bu kafalar yakında resmi nikâh kıyacak.) Törene aynı zamanda Kilis Milli Eğitim İl Müdür Yardımcısı Hüseyin Polat da katıldı. 21. Yüzyıl Türkiye’sinde bu sözde hafızların özellikle giysilerine iyi bakınız. Erkeklerin kafasında fes… Kadınlar derseniz tamamı peçeli, hiçbirinin yüzü görünmüyor… Hem laik Türkiye Cumhuriyeti, hem de dinimiz adına ibret belgesidir. Hani bazen “Sözün bittiği yerdeyiz” denilir ya, artık gerçekten öyleyiz’.

Fotoğrafları görmek isterseniz Sözcü gazetesinde de, Çölaşan’ın sayfasında da görebilirsiniz. Türk kadını bu değil. Türk kadını böyle değil. Evrim mi değiştirdi kadını. Türk erkeği kadına böyle bakmaz. Bunların kanından şüphe etmemek mümkün değil. Bunlar Arap çöllerindeki kadın tacirlerine benziyorlar. Türkiye Cumhuriyetinin Müftüsünün, Milli Eğitim Müdürünün ne işi var bu teröristlerle. nasıl bir işbirliğidir?

Onlar ki; bu millet tarafından isimleri değiştirilmiş altlarına makam verilmiş deyyuslar. Bunlar bu topraklarda nasıl at koşturur. Suriyeli itler kendi ülkesinde yapsın bu etkinliğini. Neden bu şerefsiz örgütlere devletin memuru payanda olur? Cami avlularında toplanan paraları bu o… çocuklarının laiklik karşıtı karanlık devrin aktörlerinin gösterilerine harcanır.

Kadın paketlenerek, çuvala sokularak veya ambalajlanarak servis edilmek isteniyor. Kadınlar böyle olmaya Tanrı buyruğu diye ses çıkartmıyorlarsa. Önce kendilerini sorgulayacaklar. Eşitlik istemeyecekler. Eğitimli olsalar dahi Çağdaş ülke kadınlarıyla kendilerini kıyaslamayacaklar. Gelişmiş ülkeler yerine kendilerine benzeyen çağdışı olmuş, dışlanmış, Arap ülkelerine gidecekler. Kendilerinin birer cinsel meta olduklarını bilecekler. Erkeğin birinci veya beşinci karısı olacaklarını, odalık veya cariye olacaklarını kabullenmiş olacaklar. Yaşadığı evde, abinin, erkek kardeşin, babanın, dayının, amcanın cinsel tacizine, Ensest ilişkisine ses çıkartmayacaklar. Kendilerini hayvan gibi hissedecekler ki, şerefsiz anlayışın bir parçası olsunlar. Oğlan çocuğu anasının bacağından etkilenecek ki din şirazeden çıkmış olacak. Bu akla hizmet etmeye hazırlanan kadınlar kendi sonlarını getirmiş oluyorlar.

Çuvala girmeyi, sakallı deyyusların ortaçağ kanunlarını ve paketlenmeyi kabul eden kadın; hak hukuktan, eşit işten, eşit maaş istemeyecekler. Otomobil kullanmayacaklar. Bisiklete binmeyecekler. Miras payı istemeyecekler. Erkek istediği zaman üzerine kadın getirebilecek. Erkek boşayacak. Recm cezasını. Günlük, saatlik, anlık nikahı (Muta) kabul edip, sizin değil, sizi beğenen erkekle, halvet olduktan sonra kapının önüne konmaya rıza göstermeyi kabul etmiş olacaksınız.

Medeni yapıda çağdaş medeni hukuk kadını, yukarıdaki tüm rezaletlerden, çağdışlıktan korur. Her türlü kötülüklerden, tüm medeni ve insani, haklarınızı savunur. Medeni kanun, kadını ahlaksız, salyalı sakallı deyyus ve şerefsiz anlayıştan korurken, ortaçağ karanlığını kabul etmek; hangi aklın ürünüdür? Sen kendi mücadeleni neden vermiyorsun. Bir başkasının himayesine giriyorsun. Sen zavallı değilsin ki; sen. Seni zavallı göstermek isteyenlere boyun eğerek kabulleniyorsun. Bu ulusun kadınları. analarımız, bacılarımız, kardeşlerimiz kurtuluş savaşında kendi namuslarını değil. Erkeğin namusunu kurtarmışlardır. Türk kadın ezik değildir. Sizin başınızı kimse yere eğemez.

Onların tek amacı kadının cinselliği. Kabul ediyorsan senin bileceğin iş. Bunun içindir ki sizler bu bakış içinde birer cinsel metasınız. Her türlü ahlaksızlığa boyun eğeceksiniz. Anlamı çıkar. “Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.” Mustafa Kemal Atatürk.

Hiçbir din; kadın üzerinde yoğunlaşmaz. Din ahlaklı yaşamın düzenleyicisidir. Sapıkların, sapkınların keyfiyeti değildir.

 

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com