O’nu Herkes Anladı. Bir Biz Anlayamadık…

22 Ağustos 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
O’nu Herkes Anladı. Bir Biz Anlayamadık…

Bu milletin kafasına saksı düştü sanırımı.

Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamak. Iraklı bir Din adamı ne konuşuyor. Belki çoğunuz izlediniz. Ben sözlerini silerle paylaşmak istiyorum.

Spiker.

-Söylediğiniz bir sözü olduğu gibi nakletmek istiyorum. Sen şöyle diyorsun. Allah rahmet eylesin, ulu önder Atatürk’ün prensibi, o laikliği devlet gücü ile mecburi yaptığı zaman, “Atatürk halka rağmen halk için” sözünü söylediğinde, sen diyorsun ki; ulu önder Atatürk bu sözünde doğru söyledi diyorsun. Olduğu gibi sözünü naklediyorum. Laikliğin güç kullanarak ülkene getirilmesini mi, istiyorsun

-Evet.

-Irak’a laikliği kanun gücü ile kabul ettirecek şahıs veya güçlü merci kimdir?

-Maalesef kimseyi bulamıyorum.

-O halde Amerikalıları geri getirmemiz mi gerekiyor.

-Bu mümkün değil.

-Sorun Amerikalılarda Amerikalılar siyasal İslamcı güçlerle beraber. Şii ve Sunni. Onlar laik ve sivil akımları desteklemediler. Irak’ın bir mucizeye, bir kurtarıcıya ihtiyacı var. Atatürk’e ihtiyaç var. Iraklı bir Atatürk’ün çıkıp zor kullanarak kanunları egemen kılması ve ülkenin birliğini sağlamasını isteriz.

-Söylediğine göre şu ana kadar Iraklı bir Atatürk yok.

-Maalesef onu bulamıyorum.

Ben TV’de konuşan Iraklı Şii din adamını bizdeki din bezirganlarıyla kıyaslayamam. Bizdekiler ve oradakiler. Şi imam yaşadığı ülkenin sistematik olarak düzene girmesi için bir kurtarıcı arıyorken, bizdekiler Dualarında Atatürk ve Silah arkadaşlarına rahmet dilemiyorlar. Bir ülke (Irak) yanmış yıkılmış, insanlar açlık, yokluk ve sefalete düşmüş. Kurtarırcı arıyor. Kanla irfanla kurulmuş bir ülkenin imamları camilerde siyaset peşinde, cumhuriyete hakaret peşinde. Hazreti Muhammedin “Esir milletler Cuma namazı kılmazlar” sözünün ne anlama geldiğini bilmeyen bizdeki cahil imamlar camiye gelenlerin tamamını cahil yerine koyup kendilerini çok zeki zannederler. O yarım akıllarıyla fetva verir, kendilerini şeyhülislam zannederler.

Bu kıymetli mesleğin içinde saygıyı hak eden, ilim ve irfan sahibi olan akılcı İslam felsefesini çok iyi bilen ilahiyatçıları tensiye ederim. Sözüm diğerlerine. Siyasetin maşalarına. Dini çıkarlara alet edenlere. Kırşehir bile bu tür anlayış atölyesinde bekçilik yapan atölye soytarılarına tanıklık etmiş bir şehir. Bu ülkede Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak şeytanı anmakla eş değer diyen imamlar var.

Atatürk’e hakaretler edilen Derin Tarih dergisinin danışma kurulu üyesi CHP ve MHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekmelettin efendi çıkıyorsa. Cumhurbaşkanı danışmanlığına Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi getiriliyorsa, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı olan, Türk milletinin değerlerine mütemadiyen hakaret eden, İstiklal marşına küfreden sözde tarihçi Kadir Mısıroğlu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın özel konuğu oluyorsa! Atatürk’e ve Cumhuriyete düşman olan zemin zevatına Suriye, Ve Irak’ı gösterebiliyor musunuz? Irakta ırzına geçilen kadın sayısının bir milyonun üzerinde olduğunu, beş yüz bin kadının gebe kaldığını, iki yüz elli bin kadının intihar ettiğini resmi rakamlarla açıklayan Irak’a inanmıyorsanız. Kendi ülkelerinden kaçıp bu ülkeye sığınan, kapı komşunuz olan insanları dinleyin. Ne olduğunu anlarsınız. Bir bakarsınız huzurunuz bir anda yok olmuş. Kendinizi bir ateş sarmalında, bir yangının içinde bulabilirsiniz.

Mustafa Kemal Atatürk Cuma hutbelerini bizatihi kendi hazırlar yayınlanması için rica ederdi. Diyanet İşleri Başkanı makama geldiğinde ayağa kalkardı. Sizlerle Mustafa Kemal Atatürk’ün bir cuma hutbesi için hazırlamış olduğu metinden bir alıntı paylaşmak istiyorum. ” …Bilmiş olun ki her kötülük Allah’ı unutmaktan çıkar. Her türlü fenalık Cenab-ı Hakkı düşünmemekten geçer… Mevlâ’sını unutanın ise artık önüne geçilmez. O canı ne isterse onu yapar”…

Bu ülkenin Mustafa Kemal Atatürk’ü anlaması için bu ülkenin de başına, Irak veya Suriye’nin başına gelenlerin mi gelmesi gerekir! Böyle gidilirse felakete ramak kaldı. O gün geldiğinde ortada ne din kalır, nede don kalır.

Sizlerle bir fotoğraf paylaşıyorum. Fotoğrafa iyi bakın. Bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün geçtiği yola yıllar önce O’nun ismi verilmişti. “ATATÜRK” caddesi… Yer, Kırşehir ilçesi: Kaman. Bu caddeden Atatürk ismi; Atatürk düşmanlarınca silindi yerine aşağıdaki isim verildi. “Prens Mikasa ” caddesi. Atatürk’ün ismini silmekle O’nun manevi şahsiyetini yere düşüremezsiniz. O caddeye Japon prensinin adını vermekle kendinizi ayaklar altına aldığınızın ne kadar farkındasınız? Cehalet bu.

Japon diyor ki; ‘sizler çıkarlarınız için Ülkenizin kurucusunun adını silecek kadar, ….!!! Doğru; bu ilçede milli değerler ayaklar altına alınarak bu iş yapılmıştır. Bu yanlıştan dönülmemiştir. O levha Valinin de katıldığı bir törenle yer değiştirmiştir. Kısaca Devletin temsilcisi zatı muhteremde bu değişikliliğe eşlik etmiştir. Arşiv fotoğraflarına bakıldığında o valiyi de, siyasilerinde kim olduğunu görmeniz mümkün.

Ben o caddeden geçtikçe, levhayı gördükçe utanıyorum. Elime boya alıp üzerini karalamak istiyorum. O caddeyi kullanan kaç kişi utanıyor bilmiyorum. Japonların Türk milletine hırsız dediğini kaç kişi

hatırlar? Sizler; Japon prensinin adını Atatürk ismiyle yer değiştirmekle, hırsızlığınızı ve ahlaksızlığını tescil ettiniz. Değil mi?

Cehalet mürekkep yalamakla giderilecek bir olgu değil. Bunlar Levhadan isim siler, diğer yanda bir başkası Heykelini söker yerine çay bardağı koyar. Kırşehir eski valilik binası önünde duran Atatürk heykeli. Kaç kişi bakıyor ve etrafının rezil rüsva halini görüyor dersiniz. Bu rezaleti görmektense yerinden söküp götürün ve bir depoya koyun. En azından kurucu değerin manevi şahsiyetine saygısızlık etmemiş olursunuz.

Kırşehir Atatürkçü düşünce derneği o rezili rüsva durumu gördü mü? Atatürk’ü reklam panosuna yerleştiren CHP farkında mı? Kırşehir valisi Atatürk heykelini neden orada kaldırıp yeni valilik önüne taşıtmaz. Çok mu zor? Vali makamının devleti temsil ettiğini biliyorsanız. Devlet kurucusunun ek binanızın arsası içinde pislik ve rezalet içinde durmasının anlamı ne?

Bir kurucu değer sizlerin elinde, çürütülme anlayışının eline terk edilmesiyle yerlerde kalmaz. Nasılsa birileri Onu bulunduğu yerden kaldıracaktır.

İran örneği verdim. Türkiye genelinde Atatürk’e yönelik aymazlıkları yazsam sayfalar almaz. Yobazların yol kestiği, kendilerini ahlak zabıtası yerine koyan tecavüzcüler, çocuk istismarcıları. Sizlerden çok şey beklemek beyhude ama. Belki bir kişi çıkar benim ne demek istediğimi anlar.

Atilla ilhan demişti ki; “Bu ülkenin %10 hain kontenjanı var.” Etrafınıza bakın; yaşananları, yaşatılanları kıyaslayın ve hainler ölçeğini tahmin edin. Ben İlhan’ın sözüne şunu ilave etmek istiyorum. “Bir ülkenin Kahramanları olduğu kadar hainleri de olacaktır”.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com