Obez Devlet!!! Cılız Millet!

7 Kasım 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
Obez Devlet!!! Cılız Millet!

Bir gram et, bin ayıp örter.

AKP Genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; geçtiğimiz günlerde AKP grup toplantısında “Obez bir devlet yönetimine sahibiz. Devletin büyük olması, güçlü olması farklıdır. Obez olması, hantal olması, verimsiz olması farklıdır”.

AKP Genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sözleri hangi anlamda söyledi konuya yönelik açıklamada yok. Edilen sözlerden ortaya çıkanlardan ilki; bu meyanda olabilir mi?

Obez tahtasına oturtulan Demokratik Cumhuriyet olabilir mi!.. Hani demişlerdi ya! ‘Hem Laik, hem Müslüman olunmaz’! Diye… Hani demişlerdi ya! ‘Yeni Anayasada Laiklik olmasın’! Diye… Hani demişlerdi ya! ’90 yıllık Osmanlı reklam arası bitti’! Diye… Hani demişlerdi ya! ‘Eski Türkiye. O defter kapandı. Yeni Türkiye. Diye’! Olabilir mi? Karşılığı Neden Obezelikten kurtulmuş Osmanlı Seviciliğinin rüyası olan “İslam Cumhuriyeti” Olmasın! Mesela yani…

Edilen sözlerden ortaya çıkanlardan ikincisi ise şu meyanda olabilir mi? Obez tahtasına oturtulan Devletin ta kendisi!!! olabilir mi?

Mevcut devlet kadrolarının AKP zihniyetine tam uyumluluk sağlayamadığı yönünde… Bir diğeri ise, ekonomide ters giden gelişmeler. Eğer ki, devletin hantallığı derseler, obezitenin kaynağı yine kendileri. 16 yılda ele geçirilmemiş, yeniden şekillendirilmemiş bir tane devlet kadrosu yok. Bu ele geçirme hareketine, taşeron işçileri de dahil edebilirsiniz. Öyleyse abur cuburluğun kaynağı AKP… Olabilir mi!

Obez olmamak için sağlıklı beslenme deyimi kullanılır. Öyleyse kadrolaşmadan liyakat ortadan kalkarsa obezlik abur cuburla, atıştırmalıklarla karnını doyuran çocuktan ortaya çıkan görüntüyle bir benzerlik gösterir ki; belki de Erdoğan bunu anlatmak istedi. AKP’li belediye başkanları da belki de bu yüzden Genel Başkanın hışmına uğradı.

Bir başka bakışla, boş kadrolarla şişirilmiş, adamına makam icat edilmiş onlarca dairelerden de söz etmiş olabilir. Bunun tutarlılık tarafı yok ki! Hadi diyelim böyle düşünüldü. Milletvekili sayısı 600’ze neden çıkartılıyor. Bakan yardımcılığı bu yardımcılığa ihsas edilen yüzlerce kadro. Aslında obezlik, her şeyi yiyerek düzensiz beslenen kişilerde aşırı kilo almaktan vücudun refleks kaybı. Derlerde. Bu kadrolar aynı bakanlıkta ama birbirinden bağımsız gibiler. Yüksek maaşlı bürokratlar ve Bakanlık maaşı alan yardımcılar.

Ekim 2017 sonu itibariyle enflasyon 11,90 oldu. kısaca, pahalı yaşıyoruz. Esasta yaşıyor muyuz, sürünüyor muyuz belli değil. Bir gram et!!! Kimin ayıplarını örter? Tasarruf tedbirlerine uyması gereken kurumlar listesinden, Cumhurbaşkanlığı, Meclis Başkanlığı ve Başbakanlık muaf tutuluyor. Diğer kurumlar tasarruf tedbirlerine uyacaklar. Aslında bu tür genelgeler her yıl yayınlanır. Kimsede uymaz. Resmi araçlar saltanat kayıkları olarak aynen kullanır. Yeni alımlar yapılır. Ödenekler bir şekilde temin edilir ve sene sonu bu harcamalar bütçe aşığı olarak karşılarına çıkar, bin bir bahanelerle (Ordunun ihtiyaçları bahanesi) vergi ve harçlara yapılan zamlarla halkın sırtından söke, söke alınır. Sonra… “Vergi yurttaşlık görevi denir”!!! İşin içinden çıkmak bu kadar kolaydır.

Alt başlığa “Bir gram et, bin ayıp örter” deyimini aşağıdaki çıktıları dinlemekten gıda geldiğim için koydum. Bugünlerde biraz agresifim. Biraz fazla cesur olmak istiyorum. Sesimi bir üst perdeden kullanmak istiyorum. “Sultan çıplak”. Bağıramıyorum. Ancak size söz vermeyeyim ama; sizlere bir gün bu köşeden aşk hikayeleri de yazacağım.

Haber izlemek beni agresif yapıyor. Hızla değişen gündem. Sürekli kandırılmak, aptal yerine konulmak. Benim gibi kaç kişi o ekranın karşısına agresifleşmek için kurulur ve insanı çileden çıkartan haberleri izler. Kimileri yağ çekme peşinde. Kimileri karalama peşinde. Gerçeği anlatıyorum diye, yorumlar katılarak anlatılan haberler. Velhasıl ben. Ekranın tam orta yerine; “Öyle değil lan” diye bağırdığımda. Belki de spikerde beni anlıyor ama. O eline tutuşturulan sahtekarlıkları bana yutturmayı görev edindiğini de çok iyi biliyor. Birileri mutlu olsun, ben evime ekmek götüreyim. Halkta yerse ne ala, yemezse gargara yapsın mantığı.

Tasarruf tedbirlerinden muaf kurumların en başında Cumhurbaşkanlığı bütçesi var…!

Cumhurbaşkanlığı: Saray bu ülkenin itibarıdır.

Ahmet Necdet Sezer (2000-2007) 197, 675 000 Milyon. İkamet Çankaya Köşkü. Uçak siparişi verilmiş. Ancak binmemiş. Abdullah Gül (2008-2014) 745,620,000 TL. İkamet Çankaya ve Hiber köşkü. Uçak var. Recep Tayyip Erdoğan (2014-2017)2,949,902 Bütçenin binde beşi olarak açıklanan bu bütçeye, örtülü ödenek, 1100 odalı kışlık saray girdileri. 300 Odalı Yazlık Saray inşası, İstanbul’da bulunan köşk ve Sarayların harcamaları. 8 Uçak, 6 helikopter, 375 makam otosu, 4 yat. Dahil değilmiş!

‘Bide bunu dinle’ isimli TV programında konuşan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Yalçın Karatepe, “İtibarda tasarruf olmaz” açıklamasına ‘Ortadoğu mantığıyla’ yapıldı… Demiş. Ardından;

“Siyasi sonuçları etkilemek için yapılan kamu harcamalarının arttırılmasının, bütçe açığında önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum… İster borçlanın, ister vergi arttırın; faturası vatandaşa çıkacak. Benim

önerim, faturasının vatandaşa çıkarmayacağınız bir kamu maliyesi politikası uygulanmasıdır. Türkiye’deki vergi politikasını ve kimin ne kadar vergi ödediğini hiç konuşmuyoruz. Sayıştay denetim raporlarının TBMM’ye gelmemesiyle de, bir kamusal denetime tabii tutmuyoruz. Oysa demokrasilerde en önemli kanun bütçe kanunudur.

70’li yıllarda bütçesi reddedilen hükümetler istifa ederdi. Bu siyasi ahlakla ilgili bir şeydir… Amerika’nın itibarını düşünün, Devletin itibarının tanımlanması da, çok yanlış biçimde yapılıyor. İtibar tanımı, dün Saray’dan yapılan açıklamayla tipik bir ‘Ortadoğu mantığıyla’ yapılmıştır. Beyaz Saray’ın büyüklüğüyle bizdeki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın büyüklüğünü karşılaştırabilir misiniz? Amerika’nın itibarını bir düşünün, ‘Bu kadar küçük bir başkanlık konutu olan bir ülkenin itibarı ne olabilir?’

Karatepe hocanın ağzından çıkanı sanırım kulakları duymamış. “O işi Ulemaya sor hoca. Ulemaya”…

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. ‘Obezlikten devletimizi kurtarmanın şart olduğunu belirtmemiz gerek”… Ben bu açıklamanın sadece “Kurtarma” kısmına katılıyorum.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com