NEDEN?

10 Ocak 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
NEDEN?

Yazarları, gazetecileri, sanatçıları ve diğer bilim insanlarını gerçek bir meslektaş olarak kabullenin. Onlara nasıl tanımlanmak istediklerini sorun…

Enteresan sözcüğü ile başlamak istiyorum. Neden mi? Kırşehir’in gurur duyduğu bir Üniversitesi var.  Bu üniversite Kırşehir’e ne kadar hakim! İsmini yaklaşık 800 yıl öncesinden alır. Kırşehir ili 11 medeniyete ev sahipliği yapmış kültürü ve coğrafyası ile İç Anadolu steplerinde çok farklı bir yeri var.

Kırşehir’de 2006 yılında kurulan Üniversite. Kırşehir tarihine baktığınızda bu topraklar 800 yıl önce Üniversite ile tanışmış. Üniversite bir ahlak bilimcisi olan Ahi Evran-ı Veli gibi filozofun adıyla taçlandırılmış. Bunun içindir ki; ben Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinin bir tabela üniversitesi olarak anılmasına ve yaşatılmasına karşıyım.  Üstelik bir Kırşehirli olarak ta rahatsızlık duyuyorum.

Bu yazıyla sizlere bir üniversite tanımı yapacakta değilim. Ama bu şehrin ve diğer şehrin kamuoylarının bilmesini istediğim bir kaç konu var. İçleri “NEDEN”ler le dolu.

YÖK Ahi Evran Üniversitesi Biyoloji bölümünü kapattı! Başka bölümlerde kapatıldı mı bilmiyorum. Kapatılma gerekçesi öğrenci olmaması. Bu ülkede 438 bin 138 öğretmen açıkta. Kısaca işsiz. Ama Eğitim fakülteleri açık. Türkiye’de eğitim politikasının geldiği son durum ve gençlerin gelecekten umutlarının tükenişi. Bu işlemin başka lamı cimi yok.

Kapatılan bölümün öğretim elemanları kendi bilim dallarıyla ilgili olduğu söylenen Sağlık ve Ziraat bilimlerine pay edilmişler! Onca yıla yaydıkları edinim, birikim ve buluşlar içine gömülü bir kaç satır aralığında kalmıştır diye düşünüyorum. Bu ülkenin üretmeye. Buluşa. Yeniliğe ihtiyacı varken! Kapatmak… Anlaşılır gibi değil.

Biyolojinin ne önemi var ki düşüncesinin sadece at gözlüklü hıyanet şebekesinin düşüncesi olabilir. Mavi gezegen tükeniyor. İnsanlık ölüyor. Bu gerçeği tüm insanlık görürken, bir tek saray odalarının altın varaklı maslarında oturanlar görmüyor. Biyoloji bir yaşam bilimi. Yok saymak. Kapatmak yaşamı inkar etmek değilse nedir? Önlenemeyen nüfus artışı, doğal kaynakların günbegün acımasızca tahrip edilmesi,  çevre kirliliği, küresel ısınma, şehirleşmeye bağlı olarak tarım arazilerinin kaybı. Nasılsa Bulgaristan’dan saman geliyor. Sudan’ın kirletilmemiş topraklarında tarım arazisi kiraladılar. Burada ürettikleri ürünleri kime pazarlıyorlar. Bugüne kadar bu tarım topraklarından hazineye kaç sent girdi. Bu soruyu sorun.

Beylere Nil balığı geliyor. Uçak menüsünde Kalkan balıklı, lazanya yemeği olan, aşağıya bakmaz. Senin içinden tenya çıkan, cıva ağırlıklı Kızılırmak Sazan balığını yemezler. Onlar açarlar, kapatırlar. Sanırsınız Türkiye bunların çiftlikleri.

Herkes tarafından benimsenen tüm bu olgulara ve işin ehillerince açıklanan somut verilere rağmen iktidarın olağanca şımarıklığı ve bencilliği, tulumbada suyu bitirdi… Ne yazık ki… Geleceğin emanetini umarsızca harcayan anlayış bir virüs gibi yayılmaya ve  zarar vermeye devam ediyor. Bilimi yok etmenin adı “Devlet” politikası olamaz…

Türkiye’nin bir istatistik kurumu var. Üniversitelerin AR-GE’leri var. Türkiye’nin öneme haiz bölgesel alanları var. Bu ülkede yazboz tahtasına dönüşmüş eğitim kurumları siyasetçi keyfiyetiyle eğitim veriyor. Ülke çıkarları yerine, siyasetçinin iktidar çıkarları gözetilerek uygulamaya sokuluyorsa ki, bu ülkede bu yapılıyor… İstihdam alanları giderek daralmış, üniversitelerin bir çok programlardan gereğinden fazla öğrenci mezun etmesinin  geldiği nokta. “Kapat gitsin. Gömün gitsin” kelamına kalır ki; nitekim bu ülkede bu yaşanıyor.

Bu ülke kabile ülkesi mi değil mi sorusunun en güzel cevabı kabile ülkelerine bakmakla olur. Aradaki fark siyah beyaz kadar meydanda. Yüksek öğretim kurumları ne hale gelmiş. Bir öğretim görevlisi diyor ki; ‘Yanlış anlaşılmaması için, meslektaşlarım hakkında bir şey söylemek istemiyorum… Herkes kendini bilir. Sadece, üniversitenin üzerinde bir ölü toprağı serpil-i olduğunu söyleyebilirim’…. Partili Cumhurbaşkanı diyor ya! “Tulumbada su bitti”… diye. Sizce Tulumbada olan suyu kim bitirdi?

Prof. Dr. Ersan Akyıldız (ODTÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı)… ‘Programların çoğu zaten kapatıldı. Temel bilim eğitimi olmadan hiçbir şey olmaz. Başta tıp, mühendislik, sağlık alanları ve en önemlisi de ekonomi doğrudan etkilenir. Güney Kore, Çin gibi ekonomisi gelişmiş ülkelerin başarısı temel bilimlere yaptıkları yatırımda gizli. Temel bilimler, bilimin odak noktasıdır. Yanlışları düzeltmenin yolu, bu programların kapısına kilit vurmak olmamalı. ‘Öğrenciler tercih etmiyor’ deniliyor. ‘Kapatıyorum, kapatacağım, kontenjan vermeyeceğim’ dersen kimse sınavlarda açıp bu testlere bakmaz. Herkes söylediği sözlere dikkat etmeli ve çocukları korkutmamalı. Programları kapatmak yerine, yatırım yapılmalı’…

Kırşehir İç Anadolu Orta Kızılırmak havzasında kurulu bir şehir. Sulak alan yönünden zengin olmasının avantajı aynı zamanda Biyolojik çeşitliliği de beraberinde bulundurmakta. Bölgesel olarak, bilimsel çalışmayı kim veya kimlerin yapması gerekir? Doğal olarak Ahi Evran Üniversitesi. Hayır Bu Üniversite yapmıyor. Bu işi 18 Mart Çanakkale üniversitesi yapıyor.

Üniversite lüks binalar, şatafatlı odalar olmaktan öncelikli olarak çıkmalı ki önünü görsün. Görkemli yapılar sizlerin Akademik varlığınızı değil, Beton yığını  ve içindeki lüksün varlığını gösterir.

Çok değil bundan 9 yıl önce yine 18 Mart Üniversitesi Seyfe Gölünde, Seyfe Gölüne yönelik proje yaptı. Bununla kalmadı çöp dikmedikleri Seyfe Gölünün üzerinden Bekir Coşkun (Hürriyet Gazetesi) köşesinden hakaret dolu yazı yazdırdılar.  Aynı Üniversite birkaç yıl sonra geldi, Kırşehir kırsalında yaptığı araştırmayla 4 endemik bitey bir endemik sürüngen tespiti yapmış. Sürüngen (yılan) zehirli türmüş. nasıl tespit etmişler! kırsalda yaşayan bir köylünün ifadesiyle.

AEÜ olarak sizler bölgeye hakim değilsiniz ki; onlar geliyorlar araştırıyorlar ve sizlere sizin üniversitenizde konferans veriyorlar. Doğrumu? Doğru…

Bende iddia ediyorum ki; “Onlar Biyo kaçakçı” desem. Bunlar bilim etiketi altında bu bölgeden soğanlı yada saçak köklü bitki topladılar gibi iddiada bulunsam nasıl bir sonuç çıkar ortaya?

DSİ 1989 yıllarında başlayıp 1991 yılında bitirdiği Seyfe Gölü drenaj kanallarıyla İç Anadolu’nun göz bebeğini kuruttu. Şimdi aynı kurum aynı gerekçelerle sel baskın, Tarım arazileri su altında kalıyor hikayeleriyle Kızılırmak’ı “kanala” çeviriyor. Üniversite seyrediyor. AR-GE yok mu bu üniversitede. Neden tepkiniz yok. Neden konuya yönelik açıklama gereği duymuyorsunuz? Biyoloji bölümü kapalı. Ha! Açık olsa da çok şey fark etmezdi zaten… Ben STK başkanı bir sivil olarak bu yanlışları görebiliyorum da üniversite nasıl oluyor görmüyor?

İlgili ilgisiz her kim olursanız olun. 184 ülkeden 16 bin bilim insanı Dünya’nın geleceği için, insanlığa kötücül uygulamalardan vazgeçme çağrısını içeren ortak bir mektup yayınladı… Okudunuz mu? “Eğer sağlıklı bir biyosferimiz olmazsa, büyük çevresel sorunlar ve iklim diğişikliği felaketleriyle karşı karşıya kalacağız. Bu da insanlığın refahını doğrudan etkileyecek. İnsanlar, onları feci ıstıraptan kurtarmaya çalıştığımızı anlamalı”

AEÜ;ni baskın olan anlatıların malzemesi olmaktan çıkartmazsanız, ‘Tembel, sığ’ yaftalarından kurtaramazsınız. Neden mi? 18 Mart üniversitesi Kırşehir kırsalında kaç AEÜ akademisyeni ile birlikte çalıştı. Süre kaç gündü. Bölge tespiti neye veya kime göre yapıldı. Bölge daha önceden biliniyor muydu. Rehberleri kimdi?  Bitey tespiti pat diye yapılmayacağını, aylar hatta yıllar alacağını bilirsiniz. Ben Kırşehir doğasını yazdığım kitap için tam 10 yıl çalıştım. Birde bu işin akademik boyutuna bakarsanız takvim ne gösterir!

Son olarak; Biyoloji, doğa bilimlerinin temel ilkelerine ve etik değerlere uygun araştırma yapabilen, sorun çözme yeteneği, çevre ve biyolojik zenginlikleri koruma bilinci gelişmiş, topluma önder, nitelikli eğitim almış ve çağdaş bilgi ile donatılmış biyologlar yetiştirmeyi, evrensel standartlarda araştırmalarla topluma ve insanlığa hizmet edecek bilgi ve teknolojileri oluşturma, geliştirme ve yaymayı görev edinmektir.

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com