GÜNLERDEN: 24 KÂNUNUEVVEL 1919 / YEVMU’L-ERBİ‘Ā (24 Aralık 1919/Çarşamba) Mustafa Kemal Geliyor.

23 Aralık 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
GÜNLERDEN: 24 KÂNUNUEVVEL 1919 / YEVMU’L-ERBİ‘Ā (24 Aralık 1919/Çarşamba)  Mustafa Kemal Geliyor.

GÜNLERDEN: 24 KÂNUNUEVVEL 1919 / YEVMU’L-ERBİ‘Ā (24 Aralık 1919/Çarşamba)

Mustafa Kemal Geliyor.

Kırşehir’in Cumhuriyet tarihinde en önemli günü. Mustafa Kemal Geliyor. Soğuk bir Aralık sabahı. Karla karışık yağmur yağıyor. Sokaklar buz gibi. Sokaklar çamur deryası… Kerpiç duvarlı, toprak damlı evlerden ayakları yalın insanlar çıkıyor. Sessizce Kılıççı köprüsüne doğru yürüyorlar. Atlılar çoktan yerini almış. Atlı bir gir gözcü Gölhisar bölgesinde bekliyor.

Mutasarrıf şehri terk etmiş, Mutasarrıf yardımcısı telaşlı. Kırşehir Gençlik Derneği hazırlıklarını tamamlamış. Halk kurtarıcısını bekliyor. Yoksulluk anlatılır gibi değil. Hastalık kol geziyor. Kırşehirli Aralık ayının yağmurlu soğuk 24’ncü günü Çarşamba sabahına uyanıyor. Kırşehirli, bir umutla koşuyor Kılıççı köprüsüne.

Yağmur ve kar bekleyişi çileye döndürürken, bekleyen kalabalık yavaş, yavaş kıpırdıyor. “Gelmeyecek. Mutasarrıf kaçtı, neden gelecek” gibi fısıltılar yayılıyor. O sırada atlı bir adamın kalabalığa doğru haykırışla o koca kalabalık dalgalanıyor. “Geliyor, Geliyor. O geliyor”.

Çamur deryası içinde tavanı branda kaplı bir otomobil kalabalığın önünde duruyor. Soğuktan üşümüş dudaklar sanki kavilleşmiş gibi bağırıyor, morarmış parmaklar birbirine vururken Hoş geldin kurtarıcı nidaları alkışlara karışıyordu. Mustafa Kemal çok duygulanmıştı. Sivas’tan yola çıkarken; “ben bu millet için aç kalmaya, ölmeye razıyım”. Sözlerinin kanıtı gibiydi kalabalık.

Yıkılan Gazi okulunun bulunduğu alana kadar halkın içinde yürüyen Mustafa Kemal halkın bitmez tükenmez tezahürüne coşkusuna cevap vermek için orada bulunan bir taşın üzerine çıkar, kendisini karşılayan kalabalığa bakar. Çocuklar üşümekte. Yaşlı, genç, kadın erkek soğuğa aldırmadan bağırmakta. “Paşa kurtar bizi”… Çok kısa bir konuşma yapar. “Efendiler heyecan ve coşkunuzu anlıyorum. Lakin hava çok soğuk şartlar müsait değil. Çocuklar üşüyor. Sizler üşüyorsunuz. Sizleri soğuk bir günde çıplak bir vaziyette burada tutamam. Gönlüm buna razı olmaz.” Dediğinde halk alkışlarla bağırır. “Kurtar bizi Kemal paşa.” Buradan şehir meydanına “(Kapucu Mehmet Paşa Camisi yanı) kadar halkla iç içe birlikte yürürler. Oradan Kırşehir Gençliği derneğine geçilir.

Kırşehir Gençliği derneğinde; “Milli varlığımız, onun kudreti, başımıza gelen ve gelecek olan bütün felaketleri def ve ref edecek kadar kuvvetli, güvendiricidir. Sevr ahitnamesi ile haksız olarak yurdumuzu işgal edenlerden hakkımızı almak için uğraşacağız. Erzurum ve Sivas Kongrelerinde millet mümessilleri misakı milli esasları dahilinde gayelerimizi tahakkuk ettirmek için gerekli kararları aldılar. Hiç bir şeyden yılmayacağız, yokluktan sıkılmayacağız. Büyük ve asil milletimizin varlığı, kudreti mutlaka istikbali ve istiklali kurtaracaktır. Terakki yolunda medeniyet kuracağız. Mensup olduğumuz milletin tarihi dünyanın tanıdığı en büyük varlıktır.” (Kırşehir gençliğine hitabı)…

Mustafa Kemal Atatürk’ün Kırşehir halkıyla konuştuğu o boş arsaya, Kırşehir halkı 1929 yılında “Gazi” adını taşıyan kerpiçten üç derslikli bir okul yaparlar ve adına “Cumhuriyet” derler. Daha sonra bu isim “GAZİ”ye dönüşür…

“En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır. Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmendir. Bizim izleyeceğimiz eğitim siyasetinin temeli önce cehaleti yok etmektir. Diyebilirim ki, genel olarak tüm yurda okuma, yazma öğretmek, vatanını, milletini, dinini, dünyasını tanıyacak kadar coğrafya, tarih, din ve ahlak bilgisi vermek, dört işlemi öğretmek eğitim programımızın ilk hedefidir. Bir yandan cahilliği yok etmeye çalışırken öbür yandan da ülke çocuklarını toplumsal ve iktisadi yaşamda etkili ve yararlı duruma getirmek için gerekli olan ilk bilgileri pratik olarak verme yöntemi, eğitimimizin temel ilkesini oluşturmalıdır. Efendiler, uygar, çağdaş bir toplumun bilim ve kültür yolunda bu kadarla yetinemeyeceği kuşkusuzdur. Milletimizin gelişme dehası ve bundan ötürü layık olduğu uygarlık düzeyine çıkması doğal olarak yüksek meslekten insanlar yetiştirmek ve milli kültürümüzü yüceltmekle olanaklıdır.” Mustafa Kemal Atatürk 1926 meclis Konuşmaları…

O günlerde Kırşehir’de valilikçe haftada bir gün yayınlanan yerel bir gazetesi var. İsmi: “Kırşehir Resmi Gazete” Haftada bir gün arkalı önlü iki sayfa olarak çıkan ve sadece 100 adet basılan bu gazete o günün şartlarına göre siyah beyaz ve onlarca kelime, harf hatası olmasına rağmen dolu, dolu şirin siyasi yerel bir gazete olarak çıkıyor.

Devlet eliyle çıkartılan bu yerel gazeteden amaç öncelikle toplumu eğitmek. Devletin ulusalda ve yerelde işleyişini ilk ağızdan halka ulaştırmak. Okuryazar oranını yükseltmek. Okuma ve yazmayı özendirmek. Geçmişten günümüze yansıyan ve geriye kalan o günlerin tanığı olan 10 Kanunusani (Kasım) 1929 tarihli bu gazeteden bir kesiti paylaşmak istedim. Bu kesit çok önemli bir haber.

Kırşehir valisi Nazım Bey Yenice mahallede halk tarafından kerpiçle yapılan 3 derslikli İlkokul binasının açılışı için Mustafa Kemal Atatürk’ü telgraf metniyle Kırşehir’e davet eder. Bu süreçte ilk önce Cumhuriyet olan kerpiç okulun adı Mustafa Kemal Atatürk ve Silah arkadaşlarının hatırasını yansıtması için adı “Gazi” olarak değişir. O gün gelir çatar. Okul açılışı yapılacaktır.

Vali Nazım Bey Mustafa Kemal Atatürk’e davetiye telgrafı çeker. Telgraf metni ve gelen cevap aynı gazetede yayınlanır. “Kırşehir Resmi Gazete” Manşet: ‘Gazi İlk mektebinin açılışı… Millet mekteplerinin küşadı münasebetiyle Reisicumhur hazretlerine vali beyefendi tarafından keşide

edilen telgraf sureti.’ Davet Metni: “Reisicümhur hazretlerine. Eseri irşatları bulunan millet mektepleri büyük bir şevk ve gururla vilayetin her tarafında küşat olundu. Bütün halk büyük bir sevinçle açtığınız bu nurlu irfan tarîkına koşmaktadırlar. Kalplerinden taşan hissi şükran ve minnetlerinin huzuru devletlerine is’adı temenniyatında bulunduklarını tazımatı mahsusamla arzeylerim efendim hazretleri. Kırşehir Valisi Nazım.”

Mustafa Kemal tarafından Telgrafa verilen cevap: “Kırşehir Valisi Nazım Beye. Açılan millet Mekteplerine karşı muhterem halkın gösterdiği alaka ve rağbet bu büyük mücadelede muvaffakiyetimiz hakkındaki kat’i kanâtımızı takviye etmiştir. Cümlenize muvaffakiyetler dilerim. Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal.”

Rahmetli annem bu okulun 3ncü sınıfından 1939 yılında, ben 1963 yılında, bir kardeşim 1965 diğer kardeşim 1971 yılında, kızım 1983 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün izlerini taşıyan bu okulun 5nci sınıfından mezun olduk. Ve daha kimler bu kerpiç okulun masalarından mezun olup ülkesine hizmet etmek için yurdun dört bir yanına dağıldı.

Bu okul adam olmanın beşiğiydi. Bugün Atatürkçüyüm diye ortaya çıkan, Atatürk düşmanlarınca 2008 yılında depreme dayanıksız bahanesiyle Gazi İlkokulu yıkıldı. Yıkımdan önce okula ait devasa bahçe daraltıldı. Bu okula ait arşiv yok edildi.

O arsa Belediye başkanı Yaşar Bahçeci’nin gayretleriyle yeniden hayat buldu. Adı Gazi parkı oldu. Arada bir o parka gidiyorum. Çocukların bağrışları kulaklarıma yansır. Okulun meyve bahçesinde koşturan çocuklar ve köy enstitü mezunu rahmetli Etem Dündar öğretmenimin bizlere verdiği o mükemmel eğitim.

Mustafa Kemal Atatürk’ün ismini silmeye kalkışmak bu ülkenin yurttaşı olmayı inkar etmektir. 25 Aralık 1919 Mustafa Kemal Sofular (Aydınlar) köyünde bir gece kaldıktan sonra Kaman’a girer. Kamanlılar adını sildikleri caddede nasıl bir tören yapacaklar.

Yazıklar olsun.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com