Doğruluğun Ölçüsü ve Akıl!!!

9 Ocak 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
543 defa okundu.
Doğruluğun Ölçüsü ve Akıl!!!

Beyin, beyin olmaktan çıkmışsa. Düşünme melekesi de askıda demektir.

Akıl tutulması, insan beyninin bir başka aklın yörüngesine girmesi hali olabilir mi? Akıl tutulması yaşayanlar beyinlerindeki; tek amacın mideyi doldurup, çiftleşmek olabilir mi? Olmasa zaten böyle olmayız. Kıçını taşla silip, eliyle yemek yiyen ağzını odunla fırçalayan Arap’a özenmek.

Ramazan ayında her gün, Diğer aylarda Cuma günleri TV’lerde endam eden din soytarılarına ağızlarını yaya, yaya soru soran kafatasları. “Hocam oruçluyken, af edersiniz. çok özür diliyorum, taretlerken kıçıma su kaçarsa orucum bozulur mu”? Sorusunu soran kadın!

Adam kafasında sarık, sırtında kara cübbe, pis bir sakalla TV ekranına kuruluyor, akıl dağıtıyor. Yanmaz kefen, Peygamber terliği satıyor. Kafalarını açanlara tepkiliyken, başkalarının karısının, kızının bacaklarından gözünü ayırmıyor. Sapık düşüncelerini dinle kılıflayıp, adına ahlak diyor. Başındaki kılı örten, ancak, sokak aralarında endam eden örtülü çıplaklara cennet vaat ediyor.

Ana sınıfına giden (04-06 yaş grubu) çocuklara Arapça öğretme programları hazırlayanların amaçları ne olabilir? Bunların Araplaşmış toplum oluşturma çabaları olduğunu anlamayanlar. Irkını bilmeyen, toplumun var olma çabasının dilde asimile düşüncesi olduğunu, bu taktiğin FETÖ ile aynı paralelliği gösterdiği, bu tuzağı hazırlayan ve bu işi planlı olarak yürüten Milli Eğitim Kadrolarını tanımak gerekmez mi?

Ebeveynlerin çocuğuma neden Arapça öğretiyorsunuz sorusuna öncelikli cevap, öğretmeninden geliyor. Cevap. “din” oluyor. Bunların kendi çocukları nerede okuyorlar? Bu anlayışta millilik yok. Dünya ülkeleri bir biriyle entegre olurken, Dünya’dan kopmuş bir ülkede yaşamak.

Neden Arapça! Dünya bilim ve iletişim dili İngilizce, ‘Türkçenin suyumu çıktı. Çocuğun velisi ‘ulan ben adam yetiştiriyorum, Köle değil’, demek yerine, ellerini önüne kavuşturup haklısınız hocam diyerek kabulleniyorsa!

Birilerinin proje maşası olmuş öğretmenin kafasında sarığı, suratında peçesi eksik, beyni örümcek yuvası.. Bu kafayla bu acube programı savunuyor. ‘Amaç; Çocuklar dinini daha iyi öğrensin. Bu programla diğer amacımız saygılı ve ahlaklı nesiller yetiştirmek’…

Bu öğretmene; ulan ana sınıfında kız çocuklarını tesettüre sokup erkek öğrencilerin ayaklarını yıkatıyor, mezar ve ölü gösteriyor. Boğaz kesmeyi öğretiyor, cehennemle korkutuyor, 9 yaşında kız çocuğunun evlenmelerine sağlık veriyorsunuz. Ulan sizler ya canisiniz. Ya da sübyancı? Bu ahlaksızlığı ders kitaplarına sokan, müfredata alan sizlersiniz Bu nasıl ahlak bilimidir? Diyen yok…

Kendi kız çocuklarını şehvetle öpen, gavatlarla! Annelerinin dizinden tahrik olan, pezevenklerle! 7-9 yaşlarındaki kız çocuklarına nikah kıyma cüreti gösteren, alçaklarla! Kardeş eşini, diğer kardeşe nikahlayan, boynuzlularla! Kadın eli sıkmayıp, erkek çocuklara tecavüz eden, soysuzlarla! Ensest ilişkiyi savunan din bezirganı şerefsizlerle, 9 yaşındaki kız çocuğuna kadın gözüyle bakan zeka özürlülerle, beden eğitimi dersinde eşofman giyen kızlara ağzının akıtan sözde öğretmen bozuntusu piçle, aynı ülkede yaşamaktan. Aynı havayı solumaktan utanmıyorsanız diyecek bir şey yok…

Bu ülke insanı inancını kendi ana dilinde Türkçe olarak okusa. Öğrense!!! Kıyamet mi kopar? İnsanın olduğu yerde mutlak din var. Dünyada yaklaşık 7 bin civarında konuşulan dil var. Allah 6999 dili anlıyor da bir tek Türkçeyi mi anlamıyor. Böyle bir anlayışın savunması olamaz.

Bu millet kendi dinini bilerek yaşamış olsa, sözde Din adamları villada, oturamaz. Lüks araçlara binemez. Ortada ne şeyh kalır ne tarikat. Nede Gavat! Bu salyalı şeytanları kabullenmek gericiliktir. Bu anlayış bir yaşam biçimi, toplum gerçeği yapmanın tek nedeni dini bilmemektir. 21 yy’da kendisi açken, lüks ve şatafat içinde yaşayan tarikat böceklerini besleyen ahmaklar benim ülkemde var.

Çünkü bunlar; onlara, kendilerini Tanrı azabından koruyacağına inandırıldı! Onlar bu korkuyu fırsata çeviren, yoksulluğu ve açlığı Tanrının lütfü olarak anlatıp kandıran soytarılardır.

İlahiyat Profesörü olan Hayrettin Karaman “Oruç tutmayan, namaz kılmayan memur olmasın.” Bu böyle konuşacak ki; meydan yolsuzluk yapan, rüşvet alan, hırsızlık yapan ırzcı, sapık ve de vatan haini, dini bütünlere kalsın!

Bakan efendi, polisi; ‘okul kapılarında Esrar satanın ayağını kır’ diyerek yetkilendiriyor. Alkışlıyorsun. Çocuklara tecavüz eden şerefsizler için yakaladığınızda bu itlerin çükünü kesin ite yedirin dese ya! Hırsızlık yapan, Vergi kaçıran, Rüşvet alanların yakalayınca elini kesin. Gözünü oyun dese ya. Bu anlayış İslam anlayışı değil mi? Sen nasıl Müslümansın? Mademki bu ülke hukuk ülkesi değil. Uygulasana!

Bu ülkenin Silahlı Ordusu, Polisi varken silahlı milis kuvvetleri oluşturmak. Kime ve neye karşı. Bunlara sessiz kalan toplum İran Mollarının sivil halkın kafa kestiği, Afganlı Talibanın kadınları kafese sokup taşlayarak öldürüldüğü günleri hatırlamamak, bir beyin sendromudur bilesiniz…

Karabağ’da, Doğu Türkistan’da, Kuzey Irak’ta, Bosna’da, Kıbrıs’ta Türkler katledilirken sokaklara dökülen Arap gördünüz mü? Kuzey Kıbrıs’ı tanıyan bir tane Arap ülkesi yok. Boşnakların Sırp kasaplarınca boğazlanması, İngilizlerle işbirliği yapıp Osmanlı askerlerinin kafalarını kesen hangi ırk. Filistin dendi mi eline bayrak alan sokağa dökülüyor. Nasıl bir anlayışın ürünüsünüz. Ya sizlere para

veriyorlar (5-10 Lira) ya da aklınız yok. Veya kimin, kimlerin gazına geliyorsunuz desem ‘Din kardeşiyiz’. dersiniz. Onlar kardeşte. Bizler onlara göre neyiz. Petrol şeyh ve avenelerinin Akdeniz de, İstanbul’da, İzmir’de, Azebaycan’da kerhane miyiz?

Danimarka’da Jyllands Posten adlı bir gazetede yayınlanan Hz. Muhammedin karikatürünü çizen karikatüriste tepki verip sokağa dökülen necip millet, ne hikmetse bakara suresi için dalga geçen, Amerika’da Zarrab ötmeye başladığında bir koşu Kıbrıs vatandaşlığına geçen, Müslüman rüşvetçi, AB eski bakanı Egemen Bağış’a yönelik beyin mıncıklaması sendromuna yakalanıyor. Gıkı çıkmıyor.

Son olarak. AB ülkelerinde yaşayan Türkler. Bulundukları ülkelerin tüm demokratik ve sosyal haklarından yararlanıyorlar. Can güvenliği, inanç özgürlüğü var. Yemediği halt yok. Neyin ne olduğunu bilmeyen kuru aklıyla Türkiye’de şeriat istiyor!!!

Müslümanlar; neden bir başka Müslüman ülkeye göç etmiyor da batı ülkelerine veya Amerika’ya gidiyorlar. Bizlere Araplaşmayı öngörenlerin yatırımları, neden batı ülkelerinde? Çocukları neden İmam Hatiplerde değil de Özel kolejlerde ve Avrupa okullarında! Çünkü Gavurun yaşadığı yerde özgürlük var. Refah var. Laiklik var. Adam gibi Yaşam var.

Neden hep Müslüman ülkelerin halkları ayaklanıyor. Neden Müslüman ülkelerde huzur yok. Refah yok. hukuk yok. Yasa yok Adalet yok. Özgürlük yok. Bu ülkelerde yaşayanların tepesinde birer diktatör var. Bu ülkelerde Rüşvet var. Sübyancılık, oğlancılık var. Ahlaksızlık var. Bu ülkelerde kadının adı yok. Çocuğun adı yok. Benden söylemesi… Bu tür ülkelerde Irkçılık var, mezhepçilik var. Baskı var. Bu tür ülkeler de yaşam hakkı ve yargı bir itin iki dudağı arasında.

Laik ve hukuk ülkesinde, özgürlüğün, gelişmenin, çağdaşlık şansını elinden kaçırırsan yüz yıllarca geriye dönemezsin. Geleceğinde yaşamını ya fahişe, ya da köle olarak sürdürürsün. Bilesin.

Örnek mi? Tarihe bak.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com