HAYAL KURMA TEKNİKLERİ

5 Nisan 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
14 defa okundu.
HAYAL KURMA TEKNİKLERİ

HAYAL KURMA TEKNİKLERİ

Merhabalar Sevgili Arkadaşlar.

Yaşam yolculuğunda tüm güzelliklerin sizinle olmasını diliyorum.

Bu hafta sizinle geleceğe giden yolda hayal kurmanın önemini ve Nasıl’ını paylaşacağım.

Haydi, şimdi deneyimleme zamanı.

HAYAL KURMANIN PÜF NOKTASI

Önünüzdeki bir hedefe varabilmek için nasıl değerleriniz ve inançlarınız örtüşmesi gerekiyorsa, hedefinizi bütün canlılığıyla hayal etmeniz de çok önemli.

Olağanüstü eserler yaratanlar, Leonardo da Vinci veya Albert Einstein gibi sıra dışı bilim adamlar, hayal güçleri sayesinde büyük buluşlarını gerçekleştirmişler.

*”Büyük hayaller kurun; çünkü sadece büyük hayaller insanların ruhlarını harekete geçirecek güce sahip oluyorlar.”

Marcus Aurelius

Ancak insanlarla paylaşımda bulunduğum zaman, hayal etmenin herkes için çok kolay olmadığını fark ettim. Çocukken oyun esnasında hayal kurmaktan başka bir şey yapmazken, bir yetişkin olarak bunun nasıl yapıldığını içinden geçtiğimiz eğitim sistemi bize neredeyse unutturdu. Ezber ağırlıklı ve beyin fırtınaların yapılmadığı bir okulda, bu doğal yeteneği geri plana itildi. Eğer canlı hayal kurma konusunda zorluk çekerseniz, kendinize nazik davranın ve hemen sert yargılarda bulunmayın, çünkü bunu gerçekleştirirseniz, birkaç alıştırmayla tekrar yapabilirsiniz. Hiçbir şey için geç değil. Onun için sizinle iki haftalık bir yazı halinde hayal kurmayı kolaylaştıracak basit alıştırmalar paylaşmak istedim.

Hayal kurmak, sağ elini kullanana biri için, sağ beynin görevidir. Eğer sol beyninizi baskın kullanıyorsanız, daha çok mantıksal işlerde, matematik, muhtemelen etkin dil kullanımı konusunda iyisinizdir. Bunu anlayabilmek için ufak bir test vardır:

İki elinizi ve parmaklarınızı birbirine kenetleyerek kapatın; iki başparmağınızdan bir tanesi üsttedir. Hangi başparmağınız yukarıda? Her iki örnekte sağ elinizi kullandığınızdan yola çıkıyoruz:

Eğer sol parmağınız üstteyse, sağ beyninizi; sağ parmağınız üstteyse, sol beyninizi baskın kullandığınızı söyleyebiliriz. Yazmak için sol elinizi kullanıyorsanız, bu durumun tersi geçerlidir.

Sol beyninizi baskın kullanıyorsanız hayal kurmakta zorlanabilirsiniz, dolayısıyla daha kolay hayal kurabilmek için sağ beyninizi uyarmanız gerek:

Örneğin kullanmadığınız elle yazı yazmaya çalışın, çatalınızı tutun, resim yapın… Başta biraz zorlanabilirsiniz, yalnız o emeğe değer.

Hayal kurma konusunda ne kadar çok alıştırma yaparsanız, o kadar iyi olursunuz.

Beynin gerçekten sürekli alıştırma yapmaya ihtiyacı vardır, çünkü önce alışkanlık haline gelmiş eskim davranışların yerine yeni ve farklı yollardan gitmek gerek. Beyin de bilmediği ve tanımadığı şeylere karşı direnç göstermesi çok normal. Israrla devam edin, sonra elde edeceğiniz meyve çok tatlıdır.

İlk alıştırmalarımızı bildiğimiz ve tanımadığımız şeyler ile yaparsak, daha kolay olur.

Mesela bir şeftali ile başlayabiliriz; Taze, büyük bir şeftaliyi gözünüzde canlandırın. Onu elinizde hissedin, yumuşak, kadifemsi kabuğunun üzerinde elinizi gezdirin. Şimdi bir bıçakla ortadan ikiye bölün, onu yaparken de bıçağın keserken yaptığı sesi duyun. Kokusunu burnunuza çekin, sulu etini fark edin. Şimdi ısırın ve suyunun dilinizdeki tadının farkına varın.

-Gerçekte şeftali yemediğiniz halde, beynimiz onu yemiş gibi yaşıyor, çünkü gerçeği ve hayali ayırt edemiyor ve ağzınız en geç bu noktada sulanmıştır.

Buna benzer alıştırmaları yapmaya devam edin. Başka yiyecekler ile yapın aynısını. Yiyecekler seçmemin sebebi, orada neredeyse bütün duyu organların kullanıldığındandır:

Görme duyusunu kullanıyorsunuz, çiğnerken ses duyuyorsunuz ve yiyeceğin tadını ve kokusunu alıyorsunuz. Sonra da aldığınız lezzetten doğan hoşnutluk duygusunu da buna ekleyebiliriz.

Bu alıştırma birkaç değişik şey denedikten sonra, size kolay gelecektir. Şimdi yiyecekleri hayal ederken usta olduysanız, sonraki adıma geçebiliriz.

Biraz daha dikkat isteyen alıştırma, bir insanı hayal etmektir. Bu konuda daha detaylı görebilmeniz için günlük hayatınızda insanlara biraz daha dikkatli bakın, söylediklerini duyun ve onları hissedin.

Şimdi hayal etmek istediğiniz bir insanı düşünün; Onu görün şimdi ve onun hakkında mümkün olduğu kadar veri toplayın. Saç rengi nasıl, yüz hatları, göz rengi? Kıyafetleri, giyim tarzı ve ayakkabıları? Tercih ettiği bir renk var mı? Sesi nasıl, sesin tınısı, konuşma ritmi? Onu konuşurken dinleyin. Acele mi yoksa çok ağır mı konuşuyor? Parfüm kokusu veya tıraş sonrası kullandığı kokuyu hissetmeye çalışın. O kişi kendinden emin mi, sizi nasıl hissettiriyor? Yürüyüşü nasıl? Yerleri titretiyor mu yoksa adeta süzülüyor mu? Sizin için nasıl bir duygu besliyor? Ne kadar çok soru aklınıza geliyorsa, o kadar iyi; onları cevaplamaya çalışın. Detaylara dikkat ettiğiniz zaman, hedefinizi çizdiğiniz tabloyu veya onunla ilgili çevirdiğiniz filminde de daha çok detay kullanabilirsiniz.

Bunları ustalıkla yapabiliyorsanız, daha büyük ve kapsamlı şeylerin hayalini kurabilirsiniz artık:

Örneğin kendi evinizi, bir arkadaşın evini, iş yerinizi, arabanızı, gittiğiniz lokantayı veya daha önce tatil için gittiğiniz oteli mesela.

İyi bir imgeleme için günlük hayatınızda her şeyin daha çok farkında olmanız gerek. Etrafına dikkatlice bakmayan ve fark etmeyenin hayalleri de pek detaylı olmaz, diye düşünüyorum.

Olduğunuz yerde çok veri toplayın, duvarlarda neler var, mesela perdeler ne renktir, mekânın etrafında ve içinde olan sesler nelerdir? Kendinizi orada nasıl hissediyorsunuz, daraldığınız veya kendinizi ferah hissettiğiniz yerler var mı? Bu listeyi epey uzatabilirsiniz.
Yeter ki siz etrafınızdakilerin daha çok farkına varın ki, hayalleriniz canlı, renkli ve parlak olsun.

Albert Einstein’in her gün en az bir saat boyunca oturduğu bir ‘Hayal koltuğu’ varmış. Perdelerini kapatıp, yarı yatar vaziyette oturur hayal kurarmış. Olağanüstü buluşlarını kurduğu hayallere ve ona gelen ilhama borçludur.

En güzel hayal kurma bana göre gecenin sessizliğidir. Kimse e hiçbir ses dikkatinizi dağıtmaz. Aynı zamanda güzel ilhamların kapıyı çaldığı zamandır. Bir deneyin, çok keyiflidir. Alıştırmalarınızı her gün düzenli olarak 15 – 30 dakikalığına yaparsanız, önümüzdeki haftaya epey bir ilerleme almış olacağınızdan eminim.

*’Yarınlar düşlerinin güzelliğine inananlarındır.

Eleonor Roosevelt

Önümüzdeki haftaya biraz çılgın olup, eğleneceğiz. Nihayetinde gerçekten çok varmak istediğimiz hedefleri de net görebilme kabiliyetine kavuşmuş olacaksınız.

Mutlu ve hayal dolu bir hafta dileklerimle, Sevgiyle kalın.

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com