
Bu gece sahura kalkacağız. İçim kıpır kıpır. Babam, annem, kardeşlerimle yaşadığımız o günleri özledim . Çocukluğumda ki Mucur’da ki Ramazanları özledim.
Bizim mahallenin çoğu akrabalarımız. Hangi kapıyı çalsanız Soyadı Bayraktar çıkar. Soyadı bayraktar olmayanlar da yakın akrabalar, eski komşular.
Yarın oruç başlıyor ya sokağımızda tatlı bir telaş var. Kimileri özel günler de konu komşuya dağıtılmak için küçük pideler yaptırıp. Üstüne de kağıtlara sarılmış tahin helvaları koyarak her eve dağıtılır. Yine öyle yapmışlar, her eve dağıtıyorlar. Bu güzel adetimizi de özledim. Evin erkekleri gece sahur için yapılmış börekleri fırında pişirtip evlerine götürüyorlar. Annem de su böreği yapmış, rahmetli anneciğim çok güzel yapardı. Evimize yakın fırında onu da sahurda yiyeceğiz.sahurun çabuk gelmesini dört gözle bekliyoruz.o günleri de çok özledim.
Akşam olunca annemle babam teravih namazı kılmaya
giderler nakışlı camiye. Onlar gider de biz durur muyuz. Komşu kızları arkadaşlarımıızla haydi biz de teravih namazı kılalım deriz. Gaz lambasının ışığında abdest alıp namaz kılmaya başlarız. Başlarız ama bi gülme tutar. Herbirimiz gülme canavarı ölur. Güieceğiz diye yerlere yatarız. Kalkıp tekrar namaza niyet ederiz. Yine bozulur namazımız. Annemler teraviden gelir ama bizim namaz bir türlü bitmez. O günleri de çok özledim. Neden neye güierdik acaba.
Gece Mehmet amcanın sahur davulu ve onun haydi kalkın diye penceremize vurmasıyla tüm aile uyanır,annemin hazırladığı yer sofrasına oturup karnımızı doyururduk.kardeşlerimle ben oruç tutacağız heves ederdik. Babam haydi kim orucunu bozmadan tutarsa bana versin. Derdi. Bu orucu satmanın bedeli bir liraydı. Babam haydi artık yatın. Diye kızar biz de yerimize yatardık.
Babamla annem orucu nasıl tutcağımızı, orucu bozan şeyleri her fırsatta anlatırlardı.
Sahur da babam: haydi bakalım. Orucu bozmadan tutabilen bana gelsin. Bir lira vereceğim ; derdi. Biz de biribirimizi kontrol ede ede kazasız belasız babamıza verirdik. Ben o bir lirayı alır almaz hemen top almaya giderdim. Hemen de o gün okula götürdüm. Topum parça parça olurdu. O günlerimizi de çok özledim.
Ramazan’ın en güzel yanı da akşam pideleriydi. Ne kadar güzel, ne kadar tatlıydı. Onları da çok özledim. Şimdi de pideyi severim ama onun adı Ramazan pidesiydi. En çok özlediklerimden biri de akşama doğru mahallemizin tüm çocuklaryla haydi top beklemeye diye bağrışarak yüksekçe bir yere çıkıp oradan haydi patlat şu topu diye. Bağırırdık. Apili topu patlatınca top patladı dıye bağırarak evlerimize giderdik. Apili diye bağırdığımız bu adamı hiç görmedim. Biliyor musunuz hiç görmediğim bu adamı da özledim.
Şunu düşünüyorum: çocuklarımızla birlikte yaşayarak onlara iyi ahlaklı nasıl olunur? Güzel dinimizin çok yüce bir din olduğunu anlatıp onlarıdayaban ellerden korumalı ve kurtarmalıyız. Çocuklarımız başkalarının eline bırakmamalıyız. Çocuklarımızı başkalarının eline vererek dayakla, kötü sözle, taciz ve tecavüzle güzel ahlak ve dinimizi. Onlar bizim can parelerimiz, çocuklarımız ve geleceğimiz. Onlara anne baba olarak örnek olmalıyız.
Daha nice Ramazanlarmızı ve bayramlarımızı sağlıkla geçirmek dileklerimle. Sağlıkla sevgiyie kalın canım arkadaşlarım. Ramazanımız mübarek olsun.









