

Ali Aydemir
Gün geçtikçe; toplumda düzen, saygı ve sevgi,dürüstlük tartışılır hale geldi. Hak etmeden bir yerlere gelenler, yalakalıkla rant sağlamak isteyenler büyüklere saygıyı göstermedikleri gibi, birilerinden aferin alayım diye basitleşiyorlar.Suçluluk ve korku kompleksleri onları tedirgin etmektedir.
Memleketimizde yanlış ve keyfi o kadar çok işler yapılıyor ki; hangi birisini sayayım. Mucur’umuz da eksiklikleri, kusurları, haksız ve keyfi işlemleri yazdıkça, söyledikçe, birilerinin fincancı katırlarını ürkütmüş oluyoruz.
Yolları kaldırımları ,çöplükleri ve keyfi olarak vatandaşın oturum müsaadelerini vermeyenleri yazmak, hakları savunmak birilerine göre suç oldu.Hatalarını görüp de düzeltmek yerine şantajlara, tutanaklara baş vurmayı yiğitlik sayıyorlar. Yazmaktan, paylaşmaktan tedirginlik yaşayan beyler, yakınlarıma, arkadaşlarıma yazmamam için baskı yollarını denemekten çekinmiyorlar.
Çarşamba akşamı bir arkadaşımın kızının nişanı için Yücesan Tesislerine ailem ve arkadaşlarımla gittik. Nişan sahibi kişilerden hatırı sayılır eski bir müdür , Ankara’dan gelen misafirlerden oğlu ve çocukları arabalarını boş olan bir yere durdurdular.
O sırada orada görevli Acıöz’lü bir kabadayı arabayı oradan çekmelerini defalarca söylemeye başladı. Araba sahibi de, önce geldiklerini belirtmesine rağmen arabayı çekmesi için sert bir tavırla saygısızlığını gösterdi.Kendisine arkadaşımla birlikte,” Bunlar önce geldi. Bunlar düğün sahipleri Ankara’dan geliyorlar.” dememize rağmen, “Çekin arabanızı, akrabalarım gelecek.” diye terslemesi üzerine geriye dönüp baktığımda, belediye başkanının arabasının beklediğini gördüm. “Akraban, belediye başkanı mı?” demem üzerine efelenmeye başladı. Başkanın tam yetkili şoförü de bağırarak bana seslendi. Bir taraftan saygısız görevli facebooku, yazdıklarımı, yaşlı olduğum için fazla ses çıkarmadığını belirtirken; başkanın şoförü hızla arabadan inip önüme geçip saygısızca, bağırarak, efelenme tavırlarını sürdürdü.
Nişanın olduğu salona geldiğimizde ukala şoför, yanıma gelip; “Ali Hocam; bizden ne alıp, veremediğin var? Sana saygı duyuyorum. Üstelik akrabamsın.” gibi kendini göstermek, beyinin gözüne girmek için şov yapmasına karşı gerekeni söyledim.
Kraldan çok kralcı kesilenler; göze girmek, göz dağı vermek, bizi susturmaya çalışmak hevesindeler. Yücesan Tesislerinde çalışan, saygıdan yoksun bu vatandaşı her halde belediyeye alırlar.
Herkes, haddini, hududunu ve hukukunu bilmeli. Hatalarında dönmeli. Vatandaşları mağdur etmemeli.Bozulan yolların ve sokakların parkeleri döşeyerek eski haline getirmeli.Apartmanın ruhsatını defalarca vereceğim diyerek nişan sahibine yalanlar söyleyen bir başkan,hangi yüzle gelip yüksükleri takıyor?
Söz konusu Mucur’sa, Vatan’sa; gerisi teferruattır.









