
Neler oluyor bize?
Hangi ara bu kadar kirlendik, ne ara bu kadar vahşileştik?
Ruhumuzdaki bu devasa boşluğu neyle doldurduk da merhameti kapı dışarı ettik?
Bir çocuğun kahkahasıyla çınlaması gereken okul koridorlarını, nasıl oldu da ölüm sessizliğine terk ettik?
Eskiden “eti senin kemiği benim” diyerek evlatlarımızı teslim ettiğimiz o kutsal çatılar, bugün ne ara mermi kovanlarının soğukluğuyla tanıştı?









