ÜZGÜN MÜDÜRLER GÖRDÜM

23 Mayıs 2022
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
448 defa okundu.
<strong>ÜZGÜN MÜDÜRLER GÖRDÜM</strong>

Ali Aydemir

Emekli eğitimci olarak 43 yılımı tamamlayıp Temmuz 2013 de emekli oldum. Yaş haddinden üç yıl daha çalışmak niyetindeydim. Ama yaşadıklarım, birilerinin yaşattıkları, hazırlanan kumpaslar, sahipsizliğimiz ve sağlık nedenlerinin de etkisiyle benim erken emekli olmamı gerektiren nedenlerdendi.

Son bir yıl içerisinde eğitimle oynamalar, istenmeyen yöneticilerin saf dışı edilerek, müdürlükleri bitirilerek, yapılan işlemler akıllara ziyan bir hale geldi. Getirdikleri puan değerlendirmesiyle iktidar yanlısı sendikadan olmayan müdürleri, yaşadıklarını, üzüntülerini gördükçe benim de üzüntüm artmaktadır. Başka ilçelere gönderilenler, öğretmenliğe dönmek zorunda kalanlar, müdürlük yaptığı okullarda öğretmenlik yapmak zorunda bırakılanlar, dayanamayıp emekliye ayrılanların sayılarını söylemeye gerek yok.

Siyasi değil, puanlamayla yapıldı bu atamalar diye milleti uyutanlar; büyük vebal altındalar. Sendika değiştirip de yerinde kalanları, daha yüksek bir makama getirilenleri herkes biliyor. Mağdur olan müdürlerin yüzlerine dikkatlice bakan oldu mu? Gözlerindeki acıyı, hüznü, nefreti hiç izlediler mi? Ailem, çocuklarım perişan olmasın diye kendi okullarında göreve rıza gösterenler, başarılarıyla, karakterleriyle, hizmetleriyle kendini ispatlamış bu değerli eğitimciler kolay yetişmedi. Kendi yandaşımı, kendi sendikamdan olanı istiyorum, dayatmasıyla yapılan bu kıyımlar eğitim ne hale getirdiğini göstermektedir. Fazla göze batmasın diye başka sendikadan birkaç idareciyi yerinde bırakmakla, kendilerini aklamış olamazlar.

Sivas’ta çok iyi tanıdığım bazı okul müdürlerine nasıl kıyılmış? Nasıl harcanmak istenmiş? Yakından gördüm. Kendini geliştirmemiş, yenilikleri yakalayamamış, koltuk sevdalılarına sözüm yok. Ama vardığı okullarda eğitimi zirveye taşımış, liderlik vasfıyla bir marka haline gelmiş müdürlerinin durumlarını gördükçe vicdan azabı çekmemek elde değil. Bu müdürlerden birisi de Sivas’ ta ki akrabalarımızdan Kadir COŞKUN’ dur. Bilgisiyle, tecrübesiyle çalıştığı okullarda adından her zaman söz ettiren bu değerli idareci; önce kendi ilçesi Zara’ya tayin ediliyor. Böyle bir uygulamayı kabul etmeyen Kadir Bey, merkezdeki bir ortaokulda Türkçe derslerine girmektedir. Bu örneklerden birisi, okullarda ki öğretmenlerin ve idarecilerin çoğunluğunun mutsuzluğu yüzlerinden okunmaktadır. Yerlerine atanan genç bazı müdürlerle konuştum. Onlar da bu uygulamadan şikâyetçi ve rahatsızlar. İstemedikleri müdürleri nasıl yerinden, yurdundan gönderebilme felsefesiyle hareket ettiklerini biliyoruz. Görüyoruz.

Huzursuz ettirip emekliye sevk etmek, bazı kumpaslarla ve birilerinin şikâyetleriyle çok basit de olsa soruşturmalar açtırmak, tahkikatlar yürütmek ve yıllarca başarılı bir şekilde devlete, millete hizmet etmiş eğitimcileri yerinden, yurdundan ettirmeyi bir zafer görmüşlerdir. Sendika değiştiren müdürleri yerlerinde bırakmışlar veya daha yüksek bir makama getirmenin mutluluğunu yaşıyorlar.

Müdürlükleri ellerinden alınanlarla, marka olmuş başarılı müdürleri tarafsız bir yerde sınavlara tabi tutsunlar ve ortaya çıkacak gerçeği görsünler. Benimleysen, idareci olarak kalırsın, değilsen seni istemiyorum, taktikleri eğitimde kargaşaya sebep oluyor. Eğitim sistemimiz nereye gidiyor? Nerelere götürülüyor? Birileri izah etsin? Andımızı bir çırpıda kaldıranlar, Gençliğe Hitabeyi sorgulayanlar, Atatürk ve Cumhuriyet’ten rahatsızlık duyanlar, Türk Milleti için hazırlanmış projelerin neresindeler? Devletin olmadığı Güneydoğu’da İstiklal Marşımız söyleniyor mu? Bayrağımız göndere çekiliyor mu? Okullarında neler öğretiliyor bilebiliyor muyuz? Milli Eğitim Bakanlığı buraları nasıl denetliyor? Görevlerini kötüye kullananlar hakkında hangi işlemleri yapıyorlar? Atatürk’ün büstlerini yakanlar ve kıranlar hakkında hangi işlemler yapıldı?

Eğitimde nereye gidiyoruz? İktidarın yanında olmayanlara neler yaşatılıyor? Yaptıkları puanlama sistemi adil mi? Müdürlük yaptığı okulda nöbet görevleri verilerek rencide etmeyi başarı veya intikam mı sanıyorlar? Ballı sendikanın hazırladığı projeler yüzünden, kaliteli, kariyerli, kabiliyetli ve karakterli nice okul müdürleri harcanma yoluna gidilmiştir.

Ülkemizde öğretmene verilen değeri az, çok her kes biliyor. Siyasetin girmemesi gereken kurumlar; siyaset yüzünden rezillikler yaşıyor. Dünya da kaç ülke sayabiliriz ki; öğretmenlere verilen maaşlar bizden az olsun? İstedikleri kurum ve kuruluşlarda verilen maaşlarla öğretmen maaşını kıyaslasınlar.    Cumhuriyetimizin kurucusu. Büyük önder Gazi Mustafa Kemal’e, meclisteki arkadaşlarından bazıları, mebus maaşlarının artırılması hususunda ricaya geliyorlar. “Paşam; mebuslar maaşlarının azlığında şikâyet ediyorlar. Ne emir buyurursunuz?” Demeleri üzerine Atatürk, tarihlere geçen şu sözü söylüyor. “Biraz artırın. Ancak sakın öğretmen maaşlarını geçmesin.” Şimdiki zamanla kıyaslayalım. Milletvekillerinin ne kadar maaş aldıklarını sizler biliyorsunuz. Niye makamı ve parası yüksek olanlar akın akın milletvekilliğine soyunuyor? Para bol. Dokunmazlık zırhları var. Gelecekleri garanti. Öğretmen maaşlarıyla ilgili hangi iyileştirmeyi yaptılar? Mecliste kanunlar çıkarılırken kaç milletvekili meclis sıralarında oturuyor? Koca Mecliste 30-40 milletvekili ancak bulunuyor. Televizyonlardan her gün izliyoruz.

Öğretmenlere nasıl değerler verildiğini günlük bazı olaylarla da görüyoruz. Kayseri’de bir öğrencinin öğretmenini yumruklaması ve öğretmenin beyin kanamasından ölmesi sonucunda, öğrenci 9 ay hapiste yatıp çıkıyor. Varın öğretmene verilen değeri siz hesap edin.

Öğretmenler velilerin neredeyse emrine verilmiş. Bazı öğrenci velileri çok yüz bulmuş. Kafalarının estiği şekilde hareket eden bazı veliler, şikâyet üstüne şikâyetlerde bulunuyorlar. Görevini yapan öğretmen veya müdür soruşturmalara tabi tutulup, onuruyla oynanıyor. Bir müdür, aynı veli tarafından benim isteğimi yerine getirmedi diye üç defa ayrı yerlere şikâyet ediliyor ve hakkında soruşturmalar sürüyorsa, sonuçta da bir şey çıkmıyorsa; o öğretmenin uğradığı zararı kim telafi edecek?

 Benim en son görev yaptığım ve emekli olduğum okulda da bir öğretmen, öğrencisini dövmekten, üzerinde soruşturmalar, mahkemeler devam etmektedir. Emekliliği dolmuş, çok başarılı bir öğretmen olarak bilinen bu öğretmen, öğrencisini dövmekten, hem adli ve hem de idari soruşturmaya tabi tutulmuştur. Öğretmende insandır. Yeni göreve başlamamış, bunalımda da değilse, neden gaddarca bir davranışta bulunsun? Bazen sinirlerine sahip olamayabilir. Ama bu olayın üzerine acımasızca gidilmesi ve problemin büyütülmesi, bazı sıkıntıları da getirecektir. Okulun başarılı öğretmenlerinden olup, her zaman tercih edilen ve yetiştirdiği öğrencilerle adından söz ettiren bu öğretmeni ezmek ve harcamak asla doğru değildir. Öğrencinin psikolojisi ve eğitim seviyesi gözden uzak tutulmamalıdır. Öğretmenleri kaybetmek yerine kazanmayı bilmeliyiz. Bu öğretmenin sendikası farklı olsaydı, acaba bu işler böyle büyütülür müydü? İnsan düşünmeden edemiyor.

Yazdıklarımızdan bazıları haliyle rahatsızlık duyacaktır. Yetki sahipleri her zaman haklı olamaz. Şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu topraklar da kendini ülkesine, milletine adamış çok eğitimci vardır ve sahipsiz değildir.

                                                                       16.02.2015- Ali Aydemir -Sivas

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN