

Ali Aydemir
Bir sistem ki,neresinden tutsan elinde kalıyor.Yetki büyüsüne katılanlar; taşıdıkları mühürlerle kendilerini, çevrelerini, yandaşlarını ve hanedanları devamlı kollamakta, korumakta ve vicdanları,insan haklarını hiçe saymaktan geri durmuyorlar.
Bir zamanlar Başkanlık Sisteminin kötülüğünden bahsedenler,bu sistemin emrinde her istediğin yapmaktadır.
Ekonomi çökerken,eğitim sistemi Araplaşma sevdasına döndürülürken,Türk Ordusunu dejenere edilirken,ihanet projeleriyle milleti uyuturken,güç bende diyenler,ben ne istersem, o olacak diyerek Anayasayı,hukuku çiğneyenler, kabul etmeyenler,ülkemizi uçurumun kenarına kadar getirmiştir.
İşsizliğin, yoksulluğun, yolsuzluğun ve yasakların ülkeyi çepe çevre sardığını hala görmeyen gafiller hurafelerle, çağ dışı kalmışlarla, tarikatların ülke yönetimine büyük etki ettiğini görmeyenlere yazıklar olsun.
Adalete,yasalara,meclise ve siyasilere güvenin kalmadığı ortadadır.
Çevremizde işsiz kalıp evine ekmek götüremeyen, ailesi ve çocuklarıyla problemler yaşayanlar,iş için çalmadıkları kapı kalmamıştır. İktidardan yana olanların işe rahatça alınırken,ballı maaşlarla sefa sürerlerken,iş bulamadıkları için, borçlarını ödeyemedikleri için intihar edenler her gün artmaktadır.
İş için başvuruda bulunan, yaşları 40 ın üzerinde olanlara iş kapılarının kapandığı belirtilmektedir.
Yaşı elli olmuş,çocukları okuyorlar, evleri kirada,pandemi nedeniyle daha önce yaptığı işlerden hayır yok. Bu ve buna benzer milyonlarca vatandaşlar nasıl geçinecekler? Borçlarını nasıl ödeyeceklerdir?Bunlar; nerede iş bulacaklar?
İş kur yaş haddini neye göre düzenledi? 40-50 yaşlarında olanlar, işsiz kalanlar, evlerine ekmek götüremeyenler ne olacak? Her şeyi karma karışık yaptılar.
Allah’tan korkmayanlar, kullardan utanmayanlar,fakirin, fukaranın halinden anlamayanlar,kendilerinin maaşlarına yüzde 30 zam yaparlarken, 3-4 yerden utanmadan ,sıkılmadan Allah’tan korkmadan maaş alırlarken, zengin olma yarışına girerlerken, televizyonlarda halkı yalanlarla oyalamaktadırlar.
Hırsızların, ahlaksızların, karanlık işler yapanların,devletin ve milletin haklarını gasp edenlerin aklandığı, ödüllendirildiği ve itibarlı gösterildiğini ne yazık ki görüyoruz.
Ehliyetsizlerin, liyakat sızların tercih edildiği bu rezil sistem mutlaka değişmelidir. İktidardan düşmeyi, koltukları bırakmayı, rant kapılarını kaybetmeyi kabullenemeyenler, her gün bir rezalete imza atıyorlar.
Milletvekillerinin hükmü kalmamıştır.
Yasalar rafa kaldırılmıştır. Halkın gözünden günden güne düşenler Anayasa Mahkemesinin kapatılmasını istemek gibi sapık yollara baş vurabiliyorlar.Hükümetin istemediği bir kanun çıktı diye meclisi keyiflerine ve aldıkları talimatlara göre yok sayıp yeniden görüşülmesini istemektedirler.
Devleti yönetenler, başlarını ellerinin arasına alıp düşünmelidirler. Nerde hata yaptıklarının farkına varmalıdırlar.
İçte ve dışta o kadar çok ihanet odakları varken,
Türkiye üzerinde emperyalist emeller taşıyanlar rahatça hareket ederlerken; ülkede birliği ve beraberliği sağlamalılar ve yanlış yoldan bir an önce dönmelidirler.









