Öğretmenim

1 Mayıs 2020
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
645 defa okundu.
Öğretmenim

Mesiha öğretmen sınıfta yoklama aldı. Daha sonra her zaman ki gülümsemesiyle öğrencilerine baktı. ‘‘Çocuklar bugünkü derse başlamadan önce sormak istediğiniz herhangi bir şey var mı?’’ Ön sırada oturan Ayşe elimi kaldırsam mı kaldırmasam mı diye elini hafifçe kaldırıp indirirken gören Mesiha Hanım, ‘‘buyur Ayşe seni dinliyoruz.’’ Ayşe biraz çekingen bir çocuk olmasına rağmen Mesiha öğretmenini çok seviyor, konuşurken kendini daha rahat hissediyordu. ‘‘Öğretmenim geçen gün amcam bana neden okuyorsunuz. Şöyle çevreme bakıyorum da, okumayan birçok insan okuyanlardan daha çok daha fazla para kazanıyor, dedi.’’ Mesiha öğretmen önce Ayşe’ye bakıp ‘‘Çok önemli konuyu dile getirdin Ayşe, yerine oturabilirsin.’’ Mesiha hanım iki adım geri gidip sonra sınıfın içinde gezerek öğrencilerine ‘‘Çocuklar Ayşe’nin amcası bu konuda haklı olabilir. Ancak okumak, öğrenmek sadece para kazanmak için bir araç değildir. Size bir soru soracağım. Geceleri bazen yataktan su içmek için kalkıyorsunuz. Pekiyi ilk yaptığınız iş ne?’’ Arka sıralardan Yusuf ‘‘Mutfağa gideriz, öğretmenim’’ Mesiha öğretmen ‘‘mutfağa gitmeden daha önce ne yaparsınız.’’ Mustafa ‘‘ışığı yakarız öğretmenim’’ Mesiha öğretmen ‘‘evet çocuklar doğru cevap bu. Işığı yakarız. Pekiyi Mustafa neden ışığı yakarız.’’ Mustafa bu kolay soru karşısında gülümseyerek ‘‘Tabi ki, karanlık olduğu için öğretmenim.’’  Mesiha öğretmen ‘‘elbette karanlık olduğu için ışığı yakarız. Cehalette karanlıktır. Bilmemek öğrenmemek, karanlıkta kalmaktır. Aranızda karanlıkta kalmak isteyen var mı?’’ O ara sınıftan hiç ses çıkmadı. Mesiha öğretmen ‘‘Okuduğumuz her şey, aldığımız her bir bilgi bizi aydınlığa götürür. Kimse karanlıkta kalmak istemez. Zaten yüce Allah’ımız bize ilk ayetinde İkra yani oku diyor. Pekiyi biz Allah’ımız bize oku derken cahil mi kalalım. Tabi ki hayır! Ancak her şeyi bilmek sadece Allah’a mahsustur. Bir kişi hem doktor, hem mühendis, hem öğretmen hem tamirci olamaz elbet. Ancak bunların her birini yapmak için bilgi ile donanmak lazım. Bilgi gündüz gibidir. Cehalet ise üstümüze örtüğümüz yorgan gibi, gece gibidir. Okuyup öğrenmekte üzerimize örtülmüş cehalet yorganını kaldırıp, ışığa ulaşmak gibidir. Siyah perdelerle kapatılmış bir evde perdeleri açıp ışığa ulaşmak gibidir. Zenginlik parada pulda değil, en önemli zenginlik ise bilgi zenginliğidir. Pekâlâ, size bir soru, okulu bitirdiniz. Ve mimar oldunuz. Ormanlık ağaçlıklar içerisinde bir yere ev yapmanızı istiyorlar ne yaparsınız.’’ Ayşe hemen elini kaldırdı. ‘‘Söyle Ayşe dinliyorum.’’ Ayşe tamda o soruyu bekleyen bir öğrenci gibi ‘‘Eğer evin planını yapacaksam, önce hayvanları, ağaçları düşünürüm. Öncelikle ağaçların olmadığı bir alan bulup en az ağaca zarar verecek bir yere yaparım. Ayrıca evi ormanın yapısına uygun ağaçlardan yaparım. Betondan yapmam.’’ Mesiha öğretmen gülerek ‘‘biliyorum sen ileri de mimar olmak istiyorsun Ayşe mimar olacaksan böyle bir mimar ol. İşte çocuklar bilgi ne kadar önemli görüyorsunuz, değil mi? Önemli olan güzel bilgilerle donatmaktır kendini ve o bilgilerin ışığında iş yapmaktır. Mesela dinamiti eğer insanları öldürmek için kullanırsanız, kötü. Yol yapmak için kullanırsanız mükemmel bir iş yaparsınız. Kısacası ne iş yaparsanız yapın, insana, hayvanlara, doğaya hiçbir şekilde zarar vermeyin. Ayrıca fakiri fukarayı gözetin. Bunu derken gerçek fakirleri kast ediyorum. Dilencileri değil. Asla dilencilere bir şey vermeyin. Çocuklar geleceğiniz aydın olsun. Bu aydınlık için her öğrendiğiniz bilgi lambanıza gelen elektrik gibidir. Bu yüzden üstünüzdeki cehalet yorganını kaldırıp, okuyun. Bu arada yüce Allah’ımızın ilk ayetini de yerine getirmiş olursunuz. Çocuklar şunu asla unutmayınız! Merhamet, vicdan ve de ahlak ile taçlanmayan bilginin hiçbir manası yoktur.

Başka sorusu olan var mı arkadaşlar.’’ O ara sınıfta sessizlik olmuştu. ‘‘Diyeceğiniz bir şey yoksa o zaman dersimizin konusu…

Uğur böceğiniz diyor ki!

Yok, yok ben bir şey demiyorum. Bakın üstadımız Yunus Emre ne diyor.

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendin bilmezsin
Ya nice okumaktır

Okumaktan murat ne
Kişi Hak’kı bilmektir
Çün okudun bilmezsin
Ha bir kuru ekmektir

Okudum bildim deme
Çok taat kıldım deme
Eğer Hak bilmez isen
Abes yere gelmektir

Dört kitabın mânâsı
Bellidir bir elifte
Sen elifi bilmezsin
Bu nice okumaktır

Yirmi dokuz hece
Okursun uçtan uca
Sen elif dersin hoca
Mânâsı ne demektir

Yunus Emre der hoca
Gerekse bin var hacca
Hepsinden iyice
Bir gönle girmektir

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN