MÜDÜRLÜK ATAMAM DA NELER YAŞADIM?

29 Kasım 2021
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
444 defa okundu.
MÜDÜRLÜK ATAMAM DA NELER YAŞADIM?

Ali Aydemir

Yıl 1990; Geycek’te görev yaptığım sıralarda, merkez okullardan Hacı Ömer Sayın İlkokulu’na boş müdürlük için başvurdum.

Tercihten sonra değerlendirme sonucunu beklemeye başladım. Uzun bir süre bekledikten sonra Hacı Ömer Sayın İlkokulu’na tayinimin çıktığını öğrendim.

Gecikmenin sebebi; açık olan müdürlüklere siyasilerin istediği kişilerin müdür olamayışlarıydı. Siyasilerce bürokratlara baskılar olduğundan; bizleri hak ettiğimiz görevlere başlatmıyorlardı.

Akıllarınca, komisyonun haksızlık yapıp güya bizlere fazla puan verildiğini dile getirerek, Bakanlığa dilekçe verdiriyorlar. İnceleme yapan Bakanlık Müfettişleri, üstelik bizlere verilen puanların eksik verildiğini tespit edip komisyonu da uyarıyorlar.

Bir buçuk sene geçmesine rağmen, bizleri göreve başlatmamak için bütün baskılar uygulanıyordu. Hürriyet okulunu hak etmiş olan Ali Rıza Bey’le birlikte Bakanlıktaki girişimlerimiz olumlu sonuç verdi ve özel bir kurye ile kararnameler İl’e ulaştırıldı.

Muzaffer Yıldırım, Ali Rıza Ergün’ün kararnameleriyle beraber İlçe’ye geldiğini öğrendik. Kararnamelerin Kaymakamlığa geldiğini öğrenen İlköğretim Müdürü, izin alıp Ankara’ya kaçıyor. Yerine bakan şube müdürünü arayıp, tebliğ yapılmamasını, aksi takdirde doğuya sürgüne hazır olmasını tehditle belirtiyor.

Şube müdürü hemen doktordan rapor alıp o da sorumluluktan kaçıyor. İlköğretim müdürü izinden dönüyor. Başka çıkar yolu bulamayan siyasiler işin içinden çekiliyorlar. Fazla oyalamanın sakıncalarını bilen müdür, şube müdürüne “yarın gelsinler yazılarını alsınlar” diye talimatı veriyor. Şube müdürü de beni arayıp, “Yarın sabah daireye uğra, yazıyı, alıp ilişiğini kesersin” diyerek telefon etti.

Ertesi sabah yazıyı almak üzere daireye gittim. Müdür on beş dakika gecikmeyle geldi. Şube müdürü yazıyı imzalatmak için müdürün odasına gitti. Yirmi dakika gecikmeyle geldi. Geldi ama suratı kıpkırmızıydı. Bir terslik olduğu aşikârdı. Müdür yazıyı imzalamamış.” Gitsin köye, okul çıkışı yazıyı alsın taksi tutup ilişiğini kessin ”O an duyduğum nefreti, kini, tiksintiyi anlatamam. Şube müdürü bendeki stresi ve öfkeyi sezdiğinden teselli etmeye çalışıyordu. Kendimi frenleyerek dişlerim sıkılı oradan ayrıldım.

Sonunda Hacı Ömer Sayın İlkokulu’nda göreve başladım. Başladım ama müdürün kini ve baskısı bitmedi.

Okulumuzda vekâleten görev yapan arkadaş başka okula tayin istedi. Beşinci sınıfın öğretmeni de emekli oldu. Merkezde derse girmeyen joker öğretmenler olmasına rağmen öğretmen görevlendirilmedi ve benim derse girmem yazı ile bildirildi.

285 metre uzunluğunda okul bahçe duvarının ve ana sınıfının yaptırılması için velilerin, öğrencilerinde katkılarıyla bütün gücümle çaba gösteriyordum. Hem müdürlük, hem memurluk ve mutemetlik işlerini yürütüyor, ikinci bir hizmetli gibi okulun bütün işlerinde emeğimi esirgemiyordum.

Bir eğitim yıl boyunca ancak iki defa okulumuza zorunlu olarak gelebilen müdür(Kaymakamla)okulumuza en yakın olan Fatih İlköğretim’e hemen hemen her gün uğruyordu. Sanki bizim okul Milli Eğitime dâhil değildi.

Okulda işlerin en yoğun olduğu bir zamanda öğretmen evine hizmetli görevlendirme hususunda, beni bezdirmek ve sıkıntıya sokmak için elimdeki tek hizmetli Şifa’yı, görüşüm alınmadan görevlendirmesi hiçbir vicdana ve kitaba sığmayacak şekildeydi. Üstelik okullarda üçer dörder hizmetli bulunmaktaydı. Bahçe duvarının taş işini Kazım Keti usta yaparken, yapılan yerlerin üzerlerinin küpeştesini de İlyas Duran yapıyor, hizmetliyle bende ustalara yardım ediyordum. O an okulda iki usta çalışmaktaydı.

Şifa’nın görevlendirme yazısı alınıp okula gönderilmiş ve hemen gönderilmesi istenmiştir. İşlerin çokluğundan, on beş gün müsaade istememe rağmen bir eğitimciye yakışmayacak şekilde kesin emir verilip, görevler kötüye kullanılmıştır.

Bu yapılanlara karşı neler hissettiğimi, nasıl bir ruh haleti içinde bulunduğumu uzun uzun anlatmama sanırım gerek yok.

Müdürün bazı arkadaşlarıma ”O na kolay kolay müdürlük yaptırmam, Onun burnundan getireceğim” tehdidini de duyuyordum.

Beni sevmeyebilirdi, ama öğrencileri, okulu, eğitimi, halkı cezalandırmaya hiç hakkı yoktu.

Okulumun, yeşil okullar projesinde ilçede ve ilde en temiz, en yeşil okul seçilmesi,285 metrelik ihata duvarı ve ana sınıfının kendi çabamızla ve halkında desteğiyle yaptırmamıza rağmen yılın öğretmeni olarak herkes beni beklerken; kendi oğlunun öğretmenini ilçede yılın öğretmeni seçtirmesi şok yaratmış ve protestolara yol açmıştı.

Öğretmenler günü etkinliklerinde dergi çıkarılması istenmiş ve dergiye birinci olan şiir ve kompozisyonun konulması kararlaştırılmışken şiir ve kompozisyon birincisi ben olduğumdan dergiye koydurmamak için derginin çıkarılmasını iptal ettirmiştir.

Yine bir öğretmenler gününde programda olmasına rağmen, dereceye giren şiiri okumam gerekirken; sunucuyu uyarmış ve şiirimi okutturmamıştır.

Bütün bu olumsuzluklara ve keyfi davranmalar rağmen; eğilmeden, yıkılmadan görevlerime, hizmetlerime devam ettim.

Bu anlattıklarım yaşadıklarımın bir bölümünü oluşturuyor. Benim yaşadıklarım umarım başkalarına ders olur. Özel siyasi yetkilerle donatılan bazı idarecilere karşı her zaman onurlu ve omurgalı duracak eğitimcilerde olacaktır.

Haksızlıklar karşısında susmadan, dilsiz şeytan konumuna düşmeden kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde görev yapmayı hep ilke edinmişimdir.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

Nude straight boys with monster cocks gay Fucking the Nerd - straight, boys, Nude Nasty Gay fuck 1 - Nasty, fuck, Gay Blacks On Boys - Gay Bareback BBC Nasty Gay Fuck 08 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Hardcore Interracial Gay Fuck Video 13 - Blacks, On, Boys Blacks On Boys - Nasty Hardcore Interracial Gay Fuck 02 - Boys, Blacks, On