EĞİTİMDE BU HALLERE NASIL DÜŞTÜK?

10 Ocak 2022
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
2123 defa okundu.
EĞİTİMDE BU HALLERE NASIL DÜŞTÜK?

Ali Aydemir

Siyasetin girmemesi gereken yerlerden birisi de okullardı.Günümüzde ne yazık ki; siyasetin elinde milli eğitim oyuncak haline geldi. Milli Eğitimi pilli eğitime döndürenler büyük vebal altındadırlar. Bir ülkede eğitimle bu kadar çok oynanılmaz. Deneme tahtasına döndürülmez.
İktidar kendi sendikasında ve yanında olan kişileri liyakatine bakmadan sırf kadrolaşmak için koltuklara taşıması, Cumhuriyet’e ve Atatürk İlkelerine alerji duyanlarla eğitimi yürütmek istemesi, eğitimde ki çıkmazlardan biridir.
Makamlara konmak isteyenlerden bazıları sendika değiştirip, siyasilerin önünde el pençe durarak varlığını sürdürme idealleri eğitimde ki sıkıntılardan birisidir. İktidar yanlısı sendikanın millilikten uzak projeleri ve hırsları eğitimde ve ülkede büyük yaralar açmıştır.
Başarıları ve liyakati göz ardı ederek yetkileri silah olarak kullanarak kendi yandaşlarına görev verenler, Andımızı kaldırtanlar, Türk Millet’inin bağrına hançer saplamışlardır. İstemedikleri idarecileri huzursuz ederek, adaletsiz yönetmeliklerle yerlerinden edenler, onları emekliye sürükleyenler bu millete mutlaka hesap vermelidirler.
Eğitimde yıllarca başarılı olmuş, ancak, iktidarın emrine girmemiş müdürleri kılıktan kılığa sokmuşlardır. Rotasyon baskılarıyla yerlerinden, yurtlarından etmişlerdir. Sınavlarda başarılı oldukları halde görevlere başlatmamışlardır. Mahkeme kararlarını hiçe sayıp, uydurma unvanlarla onurlarıyla oynamışlardır. Yılların müdürleri uzman, araştırmacı,öğretmen adıyla boş masalara mahkum etmişlerdir.
Okullarda serbest kıyafet adıyla sisteme ve disipline zararlar verdirmişlerdir. Okullar adeta bir panayıra dönmüştür. Öğretmen ve öğrenci seçilemez hale gelmiştir.
Sık sık değişen Bakanlar ve kadrolarıyla eğitimin dokusu bozulmuştur. Yap-boz, yaz- boz haline gelen sistem karma karışık olmuştur. Sınav sistemleri karşısında öğretmenler, öğrenciler ve veliler bunalımlara girmiştir.
Hala bedava kitap dağıtımında ısrar edilerek her yıl trilyonlarca lira heba olup gitmektedir. Bedava dağıtılan kitapların çoğu yerde okutulmadığı, bunun yerine yardımcı kitap aldırılarak velilere külfetler yüklenmektedir.Gün geçtikçe okullarda ki başarının düştüğüne şahit oluyoruz. Devlet tarafından özel okullara teşvik adında para yardımı yapılırken; ilköğretim okullarını kaderleriyle baş başa bırakmakta adalet aranabilir mi?
Okullar arası ayrımlar yapılarak, bazı okullar öz, diğer okulların üvey evlat muamelesi görmesi ve gönderilen ödeneklerin adaletsiz dağıtımı etik oluyor mu? Vicdanına ve kanunlara bağlı olarak, yönetmelikleri uygulamak isteyen öğretmenler, yerlerinden olmamak için işi olurlarına bırakmakta ve makamlarını koruma taktiklerine devam etmektedirler.
Müfettiş müessesesi etkisizleştirilmekte ve denetimin ciddiyeti kalmamaktadır. Saçma sapan uygulamalarla öğretmenin değeri düşürülmekte, öğretmenleri denetleme yetkisi öğrencilere ve velilere verilmektedir. Bu uygulamalarla eğitime en büyük zarar verilmektedir. Kendilerini alanlarında yetiştirmiş, liyakat sahibi olmuş, vatan ve millet sevgileriyle donatılmış eğitimciler göz ardı edilmekte, iktidarın istediği karma karışık sistemler ortaya çıkmaktadır.
Eğitim sistemimiz, bilim ve teknolojiye değer vermedikçe, çağın özelliklerini almadıkça, Atatürk İlke ve İnkılaplarına sahip olunmadıkça, Türk Millet’inin özelliklerini taşımadıkça aydınlığa çıkamaz. “Hasta şifa bulmuyorsa; ya ilaç değiştirilecek, Yahut ta doktoru.”

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN