

Yaşadıklarımın kötü bir rüya olmasını ne çok istiyordum bilseniz.
Yanan ormanlar, yanan evler, ağlayan, koşuşturarak alevlere su döken insanlar. Bir kenarda ” bunu da mı yaşayacaktım ” diye ağlayan yaşlı bir beyefendi. Yangınların en acı yanı ağzı var, dili yok zavallı hayvancıklar. Ateşe doğru kaçan ineklerini kurtarmak için ağlayarak ” gel gel gitme ” diye çabalayan bir adamcağız. ” mal canın yongası ” denen atasözü bu olsa gerek.
Ülkemin dört bir yanında çıkarılan yangınlar. Ne istediniz ormanlarımızdan? İçinde her çeşit canlıyı barındıran ormanlarımızı yakarken o zavallı canlıları da yaktınız. Evlerin içleri alev alev, tüm anıları, tüm birikimleri de yok ettiniz. Hiç sevimli değilsiniz. Kenarda ağlayan kadını görmediniz mi? İneğimi sattım. Kanser hastasıyım tedavi için ayırdığım on beş bin lira param da yandı.dediğini de duymadınız mı? Gündüz gözü her tarafı kaplayan simsiyah dumanlar insanlarımızı nefes alamaz edip öldürdünüz. Zavallı köpek, sahipleri ölünce, ayaklarının altı yandığı halde kapıdan ayrılmıyor. Onu tedavi etmek için almaya gelenler de gözyaşlarını tutamadılar. Çiğerlerimizi yaktınız. Her yanı çöle döndürdünüz. Bu ormanlar bir daha kaç yılda oluşabilir. Çok yazık çok.
Ya sorumsuz siyasetçilere ne demeli parayı bir de onlara bulsaydınız. Bu günleri hiç mi aklınıza getirmediniz. Bizim atalarımız düşürülen düşman uçağını, her türlü yokluğun içinde onararak Kurtuluş Savaşı’nda kullandılar. Biraz öngörü, biraz vatan severlik gösterebilseniz. Kıskançlığın bize bir getirisinin olmadığını görebilirsiniz. Onlar yapmış biz atalım, yok edelim düşüncesinden vazgeçseniz ölür müsünüz?
Bir de cumhurbaşkanına haddim olmayayarak bir önerim var. Her felaketin ardından insanların başına çay torbası atarak, hem insanların onurunu, hem de Türkiye’nin onurunu kırıyorsunuz. Lütfen vazgeçin bu durumdan.
Ülkemde dert bir değil elvan elvan. Her gün sınırlarımızı yol geçen hanı yapan göçmenlerle doldu. Kendi gençlerimiz iş bulamaz, karnını doyuramazken bir de bunları dolduruyoruz. Başımıza nasıl belalar gelebileceğini düşünmek bile istemiyorum.
Bunlarla bitmiyor dertlerimiz. Covid belasından kurtulamadık henüz. Aşı olmayı istemeyen insanlar, kurallara uymayanlar, sınırlarımızdan kontrolsüz geçenler de hastalığın bitmesine engel.
Bizi şu günlerde biraz sevindirecek Japonya’ daki Olimpiyat Oyunlarından gelen haberler mutlu edecek ama yurdun içi yangın yeri.
Ne olurdu bütün bunlar korkunç bir rüya olsaydı da uyanınca hepsi bitseydi. Yangınlar, seller, bir türlü önüne geçilemeyen dış mihraklar yetsin. Bitsin Allahım. Ülkemi, insanımı her türlü felaketlerden, her türlü kötü emellerden sen koru Allahım.
Acılar sizden uzak olsun canım arkadaşlarım. Sağlıkla sevgiyle kalın.









