FARKINDALIK

25 Ağustos 2022
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
2101 defa okundu.
FARKINDALIK

Necip Adıgüzel

İnsan acı duyabiliyorsa canlıdır, başkalarının acısını duyabiliyorsa insandır”
Tolstoy

OceansAsia okyanusları ve denizleri koruma örgütü 2020 yılında dünya genelinde 1milyar 560 milyon adet maskenin doğaya atıldığını ve bunun özellikle denizlerde yaşayan hayvanlar ve diğer canlılarda tahribata neden olduğunu açıkladı. Bu maskelerin tabiatta ancak 450 yılda yokolduğunu ve bunun gelecek için çok büyük tehlike oluşturduğu belirtildi.

Ayrıca plastik ve ambalaj atıklarının zaten çok yüksek kirlilik yarattığı çağımızda koronovirüsün etkisiyle tek kullanımlık ambalaj, tabak, bardak tükeminin çılgınlık düzeyinde artışıyla doğaya daha da yüksek miktarda kimyasal madde yayıldığı söylendi.

Plastik kirliliği her yıl tahminen 100.000 deniz memelisi ve kaplumbağayı, bir milyondan fazla deniz kuşunu ve daha da fazla sayıda balığı, omurgasızları ve diğer hayvanları öldürüyor” denildi…

Hoşgörü
Hoşgörü, kendimizin düşünceleriyle çelişse bile, başkalarının düşünce ve kanılarını özgürce dile getirmelerinden rahatsız olmama, onların geçerliliklerine karşı tepki göstermeme tutumudur.
Peki hayatımızda ne kadar hoşgörülüyüz, bunu hiç düşündük mü? Aslında hoş görmek olaylara önyargısız yaklaşmaktır da diyebiliriz. Şunu karıştırmayalım. Hoşgörmek her şeye izin vermek yada affetmek anlamlarına gelmez. Hoşgörü, olayları ve olguları reddetmemektir.
Hepimiz aynı dünyada benzer olayları yaşayarak deneyimliyoruz. Bu yaşantıları kendi değerlendirme sistemimizden süzdükten sonra da bu yaşantılara yönelik yargılara varıyoruz. Bu değerlendirme süreci herkeste aynı işleseydi her birimiz aynı düşünür, aynı hareket eder yani robotlaşırdık.
Tüm yaşadıklarımızı pozitif ve negatif düşünme sürecimize göre değerlendiririz. Aynı olayı yaşayan iki ayrı insan ayrı sonuçlar çıkarabilir, ayrı duygulara kapılabilir. Bizi mutlu ya da mutsuz kılan yaşadıklarımız değil, yaşadıklarımıza yüklediğimiz anlamlardır.

Ve önemini yitirmeyen öykü:
Mevlana bir gün sevenleriyle kıra çıkmış.
O esnada sürü halinde köpeklere rastgelmişler.
Hayvancıklar öyle sevimli, öyle hoş muhabbetle şakalaşıyorlarmış ki… ve güzelce oynaşıyorlarmış ki…
Mevlana’da bu sevimli …manzarayı bir süre seyretmiş. O sıra da içlerinden biri:
“-Köpeklerin, birliği,dirliği,…muhabbeti ne güzel. Aralarındaki hoşgörü ve saygı bize güzel örnek” demiş.
Mevlana, bu sözün sahibinden, hemen gidip kasaptan birkaç kemik getirmesini istemiş.
Kemikler gelince; ”bu kemikleri köpeklere atın”, demiş.
Kemikler atılır atılmaz köpeklerin sevgiyle oynaşmaları birden bitmiş.
O an kıran kırana bir kemik kapma mücadelesine başlamışlar.
Biraz önce birbiriyle oynaşan köpekler, o an kapışıyorlarmış.
Mevlana yanındakilere;
“Biraz önce burada gördüğünüz muhabbet, köpek muhabbetiydi.
Köpeklerin muhabbeti, aralarına bir kemik düşünceye kadardır!…

Anahtar Kelime:
Bu haberi okuyanlar bunları da okudu.
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN