
Türkiye’de üç tür tarih yazıcılığından, tarihçilikten söz etmek mümkündür. “Birincisi, mesleğinde kısa sürede yükselebilmenin yolunun egemen ideolojik paradigma üzerinden yazıp çizmek olduğunu keşfediyor. Genellikle insanlar böyle yapıyorlar. Bu gruptakiler çok popüler hale getirilip akil adam seviyesine çıkarılır. Bir nevi koruma zırhı ile donatılırlar. Söylemleri ve eylemleri topluma kabul ettirilip, toplumsal bilincin oluşumuna önemli bir katkı sağlarlar. Bunlar için çağdaş düşünce, bilimsel yöntem çok anlamlı değildir.









