

Dünden beri yağan yağmur, esen rüzgar gittikçe hızını artırarak, acaba uçak kalkabilir mi korkusuyla geçti. Uçak kalktı. Elveda Antalya, merhaba İzmir.
Bindik uçağa sık sık uyarılar yapılıyor. Şükür zor bir şey olmadı. Ta ki inişe geçip hava alanına yaklaşırken inemeyip tekrar dönüş yaptı. Ama çabuk toparlayıp sorunsuz indirdi hava alanına.
Bir ayda üç tane uzun yolculuk. Hala genç, sanıyorum kendimi sanki. Antalya, İstanbul, İzmir. Valiz hazırla, valiz boşalt. Yolculuktan önce evi temizle. Yolculuk bitince geldiğin evi temizle. Bu da rahmetli annemin bize öğüdü” evinizi temiz tutun, yer yarılır adam çıkar” Adam nasıl çıkacak diye çok düşünmüştüm çocukken. Bu sözün doğruluğunu büyüdükçe anladım. Canınız hiç iş yapmak istemediğiniz zaman hiç beklemediğiniz bir misafir çıkar gelir. Neyse temizlenecek işte o kadar.
İzmir’e geldim ama evde hiç bir şey yok.sekiz aydır yokum çünkü. Zamların farkında olmamışım. Gidip⁸
marketten bir şeyler almak istedim. Allahım bu fiatlar benim tanıdığım fiatlar değil. Hepsi de uçmuş. Bu gece motorine de zam gelecek diyorlar haberler. Metorine zam gelmesi her şeye zam gelecek demektir. Allah aşkına yetmez mi yaktığınız. Bu nasıl idarecilik bir türlü aklım almıyor. Yapamıyorsanız bırakın biraz da yapabiliriz diyenler gelsin iktidara.
Bilmiyorum. Elbet bir gün her şey gibi bu da bitecek. Kime kalmış ki bu dünya bunlara kalsın. Hepimiz zamanı gelince çaresi yok gideceğiz.” Yalan dünya her şey bomboş, hancı sarhoş, yolcu sarhoş” demiş ya şair. Her şey boş. Dünya malı benim olsa ne yazar. Giderken götüreceğimiz bir top bez, o da kısmet olursa. Yarının ne getireceği belli değil. Yeter bu kadar sitem iktidara.
Hayatım da çok mutlu olduğum günler de oluyor.
Örneğin 24 Kasım Öğretmenler Günü. Çok anlamlı çok güzel geçti. Çok özlemişiz biribirimizi. Şahane bir üç gün geçirdik. Özlem giderdik. Keşke tüm arkadaşlarımız da katılabilseydi.
Hepinize saygı, sevgi ve selamlarımı yolluyorum canım arkadaşım.









