

Necip Adıgüzel
Hepimiz hayata sevinç ve heyecanla başlamak isteriz.Fakat zaman çok soğuktur.
Çoğumuz üşür ve titreriz, diğer azı ise tam donanımlı ve hayata hazırdır ve hep doygundur.
Ömürlerince günün tazeliğini hep koruyacaklarını sanırlar.
Ancak her iki yaşantıda zamanla geçer ve mecalsiz teslim olur zamana .
Varılan yer geçmiş hayatın sonudur.
Sonunda tek servet, kişiliktir. Yapıp/ ettikleri ile başbaşadır.
Geleceğe kişisel ve kişiliği ile birlikte yürür. Yaptığı iyi şeyler zırhı olur.
Hepimiz terk edeceğiz bu hayatı ve tanıyanlar dahi unutacaklar.
İnsan , yanında görünmeyen habercisi olduğunun farkında değildir.Kum saati her dem azalmaktadır.Son tanecik düştüğünde, sessizlik kaplar ve ölüm ise budur.
Kırşehir’de olmam hasebiyle eş,dost ziyaretlerinde çoğu zaman elimizdeki telefonlarla bu anları resimliyoruz. O andan itibaren geçmiş başlıyor ve zaman eskiyor. Zira çoğu zaman eski resimlere bakıyorum.
Çoğu arkadaşlarım bu dünyadan göçüp gittiler.
Bir nesilden fazlası ölüp gitti,ama o resimdeki yüzler hiç değişmedi. Onlara bazen dalarım da acaba onlar sahiciydilerde, biz mi bir gölgeden başka bir şey değiliz !?
Zaman ilerledikçe öyle bir duruma geliyoruz ki, yük olmaktan başka bir işe yaramıyoruz. Bundan dolayı ölüm gerekli ve felaket değil.
Çünkü ölüm insanları aynı seviyeye getirdiği için güzel de sayılır.
Herşeyin bir sonu olduğuna inanan insan varlığının değerini bilmek zorunda . Servetimiz birbirimize yapacağımız iyilikten ibaret.
Tahammül ise üzüntü ve sıkıntılarımızın baş anahtarıdır.
“Makam-mevki sahiplerinin bahçesindeki göz alıcı meyvelere bakıp da imrenme. Zira o bahçeler fakir-fukaranın gözyaşlarıyla sulanmaktadır.”
Ali Çelebi’nin 4-5. Yüzyıla ait bu anlamlı sözleri beni çok etkiledi ve düşündürdü.
Bu satırları okuyan canlarında, okuyup değerlendireceklerini umuyorum.
Kaç yüz asır önce söylemiş, bu güzel sözleri bu adam?..
Varlığımızı bize bahşeden Allah,aynı anda en büyük nimet olarak aklı bağışlamıştır.
Aklın günyüzüne çıkması ise sevgidir.
Öyleyse ilk önce her canlıyı sevmeliz ki, kalplerimiz ve aklımız harekete geçsin.
Özetle;
Vazife yapılmışsa ölüm faydalıdır.
Şerefsiz ölmek ise çoook acı bir şeydir!?









