Yalandan Yüzüme Gülen Dünya

5 Nisan 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
Yalandan Yüzüme Gülen Dünya

Didem CEYLAN

Yalandan Yüzüme Gülen Dünya

Ne güzel demiş Neşet Ertaş “Ah Yalan Dünyada Yalandan Yüzüme Gülen Dünyada” diye ne güzel bir parça bırakmış bizlere…

Yarın ölebilirim. Bu bir gerçek.

Bugün ne yapıyorsam beş dakika sonra ölecekmiş gibi hareket ederek yapmalıyım ki vicdanım rahat bir şekilde öleyim…

Hep söylüyorum herkesin vicdanı mahkemesi olsa dünya böyle pislik boktan bir yer olmayacak. VİCDAN Asla, ben öyle yapmam, o yanlışa düşmem deme. İnsanız, kuluz, aciziz, günah işlemeye meyilliyiz madem, her şeyi yapar her şeyi yaşarız. Allah korusun ama hiç yapmam dediğimiz kendimize yakıştıramadığımız şeyleri bile gün gelir yapıveririz.

Bazen farkında olmadan yaparız. Bazen, mecbur kaldığımız için yaparız. Ya da bir anlık nefsimize uyar yaparız. Şeytana kanar yaparız. Sonuçta yaparız yani.

Hani zekiydik, bilgiliydik, kültürlüydük biz. Düşmezdik o hataya. Ne oldu da başkası yaptığında demedik laf bırakmadığımız atıp tuttuğumuz şeyin aynısını kendimiz yapınca sus pus olduk. Başkalarında kınadığımız davranışları, işleri, kendimiz yapınca anlıyoruz işin ciddiyetini.

Karşıdakine tanımadığımız toleransı kendimize tanıyınca anlıyoruz, hak kavramını nasıl işimize geldiği gibi kullandığımızı. O zaman fark ediyoruz, kendimize tanıdığımız savunma hakkını başkalarına tanımadığımızı. Anlamadan dinlemeden o, öyle yaptı da böyle oldu deriz de kesinlik içeren cümlelerle kendimiz söz konusu olunca mazeretleri sıralarız hemen. Çok bunalmıştım, zor günler geçiriyordum, iyi

değildim, kafam bozuktu, işler bozuktu, o anki ruh halimle öyle yaptım vs.…Kendimizi aklamak için bunlar gibi yüzlerce mazeret uydururuz. Kime karşı aklanmak ama. Kesinlikle asla ben yapmam demeyelim. İnsanız yaparız. Vicdanımızla neler çektiğimizi unuturuz da gene yaparız.

Çok insan tanıdıkça kendimizden ödün veriyoruz haberimiz yok.

81 milyon insan var 81 milyon tip düşünce ve davranış ve sınıflandırma…

Sonra da armudun sapı, üzümün çöpü ve iç seste bu da onlardan mı acaba çığlıkları…

Dünya bu iyi gün dostu çok.Ama ben istemiyorum öyle insanları. Alerji yapıyor.

Düğünümde bir kişi olsun aramam ama cenazem de on kişi olsun bana yeter.

İşte o zaman yalan dünyanın gerçek insanlarının yanında olduğunu hissedersin.

Dört dörtlük bir insan değilim ama gerçeğim yalana alerjim menfaate kinim var…

Güven duymak ne kadar güzel bir duygu olsa da bâki olması için gereken çabanın incelik ve zariflikle örülmesi gerekiyor.

Güven duygusunu yıkabilecek çok neden var. Kibir, bencillik, dedikodu,gizli kıskançlık duygusu ki bu duyguyu bir çok kişi kendinden bile saklayabiliyor.

Bu nedenler uzadıkça uzar,ama güvenin yıkan sebeplerden en etkilisi de verdiği sözü tutmamaktır.

Verdiği sözün arkasında durmayan insanın,güven aşılaması ve bu güveni inandırıcı kılması çok zordur.

Eğer yapabileceğin bir durum değil ise hayır demeyi bilmeli,nezaket icabı söylenen evetler,daha sonra hayır cevabına döndüğünde karakteriniz hakkında karşı tarafta soru işaretleri oluşuyor ve bu durumda oluşturduğunuz güven duygusunun yavaş yavaş erimesine yol açıyor.

Eğer verdiğiniz söz ne olursa olsun ağzınızdan çıktıysa karşı tarafa emanet ettiğiniz bir güveni vaat ediyorsunuz.

Bu sözü samimiyetle vermediyseniz sonrasında verdiğiniz sözü daha tabiri caiz ise kaba şekilde geri çekiyorsunuz ve bu durum size negatif bakış açıları doğuruyor.

Hayır demeyi bilmeli, hayır demek sevmemek,değer vermemek,saygısızlık değil aksine sağlıklı bir iletişimin anahtarı.

Sürekli evetler üzerine kurulu bir iletişim sağlıklı değil tam tersine yapaylıktan kaynaklı bir durumdur.

Verdiğimiz sözlerin ardında bu yapaylıktan uzak durduğumuz müddetçe severek dururuz.

Kalp kırmak ve güven kaybetmek çok çok kolaydır. Değerli olan her şey zor elde edilir, emek,çaba ister,aksi her şey kolaydır.

 

 

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com