

Hepimiz aynı acının içinden geçiyoruz.
Bulunduğum yerde kül yağmurları yağmaya başladı.
Anlaşılıyor ki yanan,yıkılan,virüs sarmalı, erezyona uğrayan,bozulan ve kötülüğün büyüyen dünyasında yaşıyoruz.
Zaman içinde çözümler ne olur?
Bilmiyorum.
Sadece bildiğim empati yeteneği ve farkındalık.
Değilse zihin eşelendikçe yazılacak çok şeyler var.
Bunların başında kibir gelir.
Kibir insanlığın en büyük ahmakliĝıdır.
Neşet Usta nın diliyle” gönüllerin hizmetçisiyim” diye bilmek en büyük erdemdir.
Bu kirlenmiş dünyayı yaşanılır kılan nedir derseniz?
‘Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir.’
diyen
Hacı Bektaş Veli
‘Ne mutlu eğri zamanda doğru yerde durabilene’
diyen
Pir Sultan Abdal
‘Beni hor görme gardaşım, sen altınsın da ben tunç muyum?’
diyen
Aşık Veysel
‘Kötü insanların türküleri yoktur.’
diyen
Neşet Ertaş
Diye devam eden
bu Anadolu Ulularının deyişleridir.
Bu Ulular ki;
İki değere inanmışlar;
Emek ve
saygı-sevgi.
Bu ikisi olmadan her yapılanın eksikliğini dile getirmişler.
Yani bu ULU topraklarda kin ve nefret yeşermez.
Her şeye rağmen emek değer kazanacak ve saygı-sevgi yeşerecektir…
Kirlenmiş ve de kirlenmeye devam eden Dünya’da, tertemiz kalabilen değerli dostlara selâm olsun…









