15 Kasım 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
818 defa okundu.

Toplumsal katmanları temsil etme ve yönetme yeteneği olmayanların söz sahibi olması kadar acı ve çirkin bir davranış biçimi olamaz.

Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmak…  Kaş yapacağım derken göz çıkartanlar. Neye, nerelere zarar verdiğini aslında bal gibi biliyor. Amaç farklı. Amaç tanıtım falan değil. Olan bir şeyin tanıtımı olur. Ya olmayanın! Sadece ukalalık olur ki; adına ‘tanıtım’ denilen bu şişirme haberlerin verdiği zararı anlamak için bölgenin gerçek sahipleriyle oturup konuşmak gerekir. Ben yaptım olmaz. Sen böyle dersen bende sana Oh! Ne âlâ, muallâ. Kaptın mı primini,  yaptın reklamını. Artık senin sırtın yere gelmez. Olmayana akıl ve vicdan dilesem ne olur! Bu sıfatlar olanda olur!  Bu nasıl bir anlayıştır?

Kurumuş Seyfe Gölü için çok değil iki hafta önce TRT tarafından bir haber yapıldı. Gölde doluluk oranı %20… Kuşlar geldi. Bu haberin içinde Seyfe Gölü Ekoloji Derneği başkanı Ömer Çetiner’de var.

Yayından iki gün sonra, AS-ÇED yönetim kurulu üyeleriyle birlikte kayıt cihazlarımızı da yanımıza alarak Bölgeye iki kez gittik.

Yaptığımız bölgesel çalışmaya, Horla Ekoloji Derneği başkanında refakat ettiler. Göl bölgesinde incelemeler yaptık, (7 ve 11 Kasım 2018) bölge insanlarıyla konuştuk. Her attığımız adımın video ve fotoğraf kayıtlarını yaptık.

Kaynaklarda ve göl aynasında, ne bir damla su. Nede bir adet kuş!

Biz Seyfe Gölünün eski göreceli haline dönmesi için, Seyfe Gölünü ‘Ekolojik’ yapısı ve ‘Hatalı Su Yönetimi’ başlıkları altında Türkiye genelinde 9 Üniversitede kongrelere konu yaptık. 6 bilim kitabına konu yaptık. Başkaları gibi Seyfe Gölüne faydası olmayan, ancak ismi kullanılarak rant amaçlı AB projelerine ne malzeme, nede konu mankeni olmadık.

Seyfe Gölünün korunma ve kurtulma çalışmaları için  ‘Türkiye 2nci Sulak Alanlar’ Kongresini Kırşehir’e taşıdık. Seyfe Gölü Yönetim Planı ve 1nci revize planlarında yer aldık. Asli görevlerini yerine getirmeyenler, ‘Göl kurtuldu’ yalanıyla sıcak makam odalarında oturmamalı. Bunca yalana ne gerek var. Planın uygulamasını yapmayanlar. Gereğini yerine getirmeyenler kimler açıkça ortada. Yalanlarla göle sahip çıkmak veya kurtarmak mümkün değildir.

TRT’de bu haberi yapan kişiyle görüştüm. Yurt haberleri Yayın bölümüyle görüştüm. Bu haberi yapan kişi beni telefonla aradı. İzinlerini İl Doğa ve milli Parklar Müdürlüğünden aldıklarını ve ‘Yayında kullandığımız o bilgileri bize Dernek başkanı verdi’ ifadesini kullandı.

Bu sözlerin reddetmesi mümkün değil. Bir başka kişi beni aradı ve arayan kişi ilgili dernek başkanının ‘bu işi reklamı olsun diye yaptım’ dediğini ifade etti. Bu sözlerin kayıtları tarih ve saatleriyle benim telefonumda kayıtlı.

Bu yalan asparagas haberi yapmışlar. Bir dernekte buna alet olmuş. Veya içinde. Bu şehrin Doğa ve Milli parklar İl Müdürü ne yapar? Böyle saçmalık olur mu? Bu iş sıcak odalarda slaytta dört fotoğrafı valiye, yardımcısına göstermekle görevini yapmış mı oluyor?

Kaynaklar kurumuş. Gölde bir damla su yok. Gölün işi Allah’a kalmış. Sonuç. Yağışların bu gölü kurtarıp kurtarmadığı aşikar. TRT Çekim yaptığı gün ve yayın süresi arasında geçen zaman 1 hafta. Mevsimsel şartlara göre yağışla gelen suyun anlık buharlaşması mümkün değil ki. Bizim gittiğimizde de sadece ıslak bir alan vardı. Ancak kuş yoktu. Neden yanlışlar düzeltilmiyor. Neden Seyfe Gölü yönetim planında ön görülen kısa ve orta vade çerçevesinde alınacak önlemler ve yapılması gerekenler yapılmıyor? Hala göl çevresinde uyarı levhaları yok. Ağaçlandırmaya yönelik bir adet fidan yok. Ama! Gölet kurudu çevresini piknik alanı yapmaya para var…  ..

Artık yeter hiç kimse bu şehirde diğerlerini aptal yerine koymaya kalkışmasın.

Size sadece tavsiye ediyorum. Millete efendilik yapmayın. Millete hizmet ederseniz o’nun efendisi olursunuz. Unutmayın.

Amaçlar eksiksiz tespit edilip analiz edilmeli. Birilerinin değil yaslar ne ön görüyorsa öyle olmalı.

Tespit edilen ihtiyaçlar gerçeklere ve doğrulara dayandırılmalı. Birileriniz kulağınıza fısıldamasından sonuç alamazsınız. Aldığınız sonuç değil sadece rezalet olur.

Önerileriniz üst önerilerin zıddı değil tamamlayıcısı olmalı. Çevresel etki üreten STK’ların varlığını yok saymak, sizleri sadece kendinizle çeliştirir.

Yapılan çalışmalar birbiriyle koordineli olmalı. Ortak akıl sorunların anahtarıdır.

Uygulamalar kamuyla ilgili ise, kapsam olarak geniş, esnek ve değişikliklere açık olmalı.

Toplumsal katmanları temsil etme yeteneğine sahipseniz, aşağıdaki yazacağım hasletlere de sahip olmanız gerekir.

‘İnsanlar daima yüksek, temiz ve kutsal amaçlara yürümelidirler. Bu hareket şeklidir ki insan olanın vicdanını, beynini ve bütün insanî kavramını tatmin eder. Bu şekilde yürüyenler, ne kadar büyük özveride bulunurlarsa, yükselirler ve bu hareket şekli kesinlikle açık olur. Çünkü alnı açık, beyni açık, kalp ve vicdanı açık insanlar tarafından yönetilen toplumlar, ancak bu anlamda hareketlerin izleyicisi olabilirler. Fikirlerini, duygularını ve girişimlerini gizli tutanlar, gizli yollar uygulamaya kalkışanlar, kesinlikle utanma ve sıkılmayı gerektiren, akıl ve mantığın dışında hareket edenler olabilirler. Bu gibi işlere girişenlerin sonu en geç, acıdır’. Böyle demiş Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk

Vicdanı çirkinliklerle dolu olanlar, bizim vatanseverce, vicdanlıca ve namusluca hareketlerimizi, küçük ve çirkin tutkuları yüzünden çirkin göstermeye kalkışanlardır’… Diyen ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözlerini düstur edinmiş insanlarız.

Konu toplumsal, yani kamusal ise, hiç kimsenin keyfi hareket etme hakkı olamaz.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN