ÖZGÜVENİN & ÖZSAYGI İLE DANSI

4 Mart 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
124 defa okundu.
ÖZGÜVENİN & ÖZSAYGI İLE DANSI

ÖZGÜVENİN & ÖZSAYGI İLE DANSI

Merhabalar  Sevgili Arkadaşlar

“Yaşam” Yaşamak mucize, beklenti, hayal kırıklığı, kırılganlık, başarı, başarısızlık, sağlık, hastalık derken bir bakıyoruz ki yolun sonuna son durağa gelmişiz. Bu durağa kadar geçen sürede “ÖZ SAYGIMIZ”  ve kendimize olan “İNANÇ” durumumuz? Bunun farkında mıyız?

Özgüvenle yaşanan bir hayat her şeye değer emin olun.

“Duygular Davranışlarımızın Ön Habercisidir ve istesenizde istemesenizde onlarla beraber olmak zorundasınız.”

Mustafa Kılınç

ÖZ SAYGI MI?     KENDİNE GÜVEN Mİ?

                          ÖZGÜVENİN ÖZ SAYGI İLE DANSI

Öz saygı önemlidir ve o kendine güvenden daha fazla bir şeydir. Tam olarak saygı kelimesi bize onun niçin önemli olduğunu gösterir. Etimolojik olarak Latincedeki “aestimare” kelimesinden gelmektedir ve anlamı ” değer vermektir.” Aynı zamanda “değer biçmek” anlamına gelen “estimate” kelimesiyle de aynı kökten gelmektedir. Kısacası, öz saygı tam olarak “kendimize verdiğimiz değer” anlamına gelmektedir.

Öyleyse öz saygının önemli bileşenleri nelerdir? Öz saygıları yüksek olan insanlarda güçlü bir benlik duygusu vardır, kendilerinden hoşlanırlar, ruh hallerinin farkındadırlar ve onları kontrol edebilirler ve net bir amaç duygusuna sahiptirler. Bunlar doğumumuzla birlikte sihirli bir şekilde bizleri bölüştürülen şeyler değillerdir. Aşağıda NLP’nin temel öngörülerinden birine vurgu yapmak için “nasıl” kelimesini kullandım. Yani, diğer insanların yapabildikleri bir şeyi siz de öğrenebilirsiniz. Bu bölümde anlatılmak istediğim şey işte budur. Öz saygısı yüksek olan insanların neler yaptığını göstermek ve sonra onları anlamlı ve üstesinden gelinebilir parçalara ayırmak. Böylece bunların nasıl yapıldığını da öğrenmeye başlayabilirsiniz.

İltifat Edin:

İltifat etmenin en kolay ve en etkili şekli sadece “Teşekkür ederim.” demekle sağlanabilir. Birisinin size yaptığı bir iltifatı hatırlayın. Onu zihninizde canlandırın, onu kendi kendinize sesli olarak söyleyin ve “Teşekkür ederim.” deyin. Değişik ses tonları ya da farklı yüz ifadeleri üzerinde çalışmanız gerekebilir. Sizin için rahat olan ve doğal görünen yolu bulmak için bunu yapmalısınız. Yaptığınız şey doğal bir hal alana kadar, eğer işe yarıyorsa, aynanın önünde pratik yapın.

Bir dahaki sefere birisi size iltifat ettiğinde, önceki aldırışsız haliniz hevesinizi kırmasın. Öncelikle söylenen şeye odaklanın, gülümseyin ve sonra ekleyin: “Teşekkür ederim.”

 

Çözülün:

Kendinize dürüstçe şunu sorun: Diğer insanların bilmesini istemediğim şey nedir? Muhtemelen, onların sizin hakkınızda, yetenekleriniz konusunda sizin kadar kötü düşünmesini istemezsiniz. Bu tür korkular neredeyse her zaman gerçeklerde değil tahminleriniz söz konusu olduğunda ortaya çıkmaktadır.

Bu sebeple, bir gerçeklik kontrolünün tam zamanıdır. Kendini değersiz hisseden insanların büyük çoğunluğu (örneğin iş hayatındaki yetersizlikleri veya kişisel çekicilikleriyle ilgili) kendilerine düşük değer biçmektedirler. Yapmanız gereken tek şey iş yaşamında kendisinden oldukça memnun görünen insanları dikkatli bir şekilde gözlemlemenizdir. Böylece, memnuniyetin ve yeteneğin birbirleriyle bağlantılı olmadığını göreceksiniz! Benzer şekilde, güzelliğin bakan kişinin gözlerinde olduğunu görmek için etrafınızda yaşayan çiftlere şöyle bir bakmanız yetecektir. Korkunuzun muhtemel diğer sebeplerini keşfetmeniz için NLP’nin işe yarayan sorularından ikisini daha kullanmanız size yardım edecektir.

-Kendimi iyi hissetmemi engelleyen şey nedir?

-Kendimi iyi hissetme eylemini gerçekleştirirsem ne olur?

Kendinizden Hoşlanın:

Elinize bir parça kağıt alın ve kendinizle ilgili hoşlandığınızı düşündüğünüz her şeyin listesini yapın. Bu el parmaklarınızın şekli ya da gözünüzün köşesindeki kıvrımlar olabilir. Ya da çok hızlı toplama yapabilme özelliğiniz veya her durumda doğruyu söylemeye çalışmanız. Bir hafta içinde küçük de olsa her ayrıntıyı toplamaya devam edin. Kendinizle ilgili değişik yönleri bu şekilde araştırmaya devam ederken, daha önce görmüş olduğumuz “mantıksal seviyelerle” bunları karşılaştırın. inançlarınızı ve değerlerinizi, yeteneklerinizi, davranışlarınızı, çevrenizi düşünün. Bu seviyelerde ayrıntıları yakalamak kimlik seviyesinden daha kolay olabilir. Fakat elbette her seviyedeki karakteriniz olmuş özellikleriniz de kendinize özgü olan kimliğinize katkıda bulunacaktır.

Yeni Şeyler Deneyimleyin:

Endişe ve korkuyla tepki veriyorsanız zihninizdeki en kötü senaryoları seslendirin. Bu korkuların ne kadar yersiz olduğunu görmek için bazen bu yeterlidir. Zihninizdeki en kötü senaryonun gerçekleştiği durumlarda onun nasıl idare edilebileceğini düşünün. Bunun üstesinden gelen tanıdığınız birisini düşünün. O bu konuda ne yapardı? Korkuları bastırmak yerine, sorumluluklarınızı üzerinize alın ve onlarla ilgilenmek için bir strateji bulun.

Genellikle bu yaklaşımlardan biri ya da diğeri endişeyi yok edecektir. Eğer tüm bunlar işe yaramamışsa, iç güdünüz doğru olabilir: Onu yapmayın!

“Düşüncelerinizin üzerine düşünce, eylemlerinizin üzerine eylem ekleyerek hayatınızı bir boş yapıt haline getirmeyi öğrenebilirsiniz.”

                                                                                      Mustafa Kılınç

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN