ONLAR ŞAŞKIN! BİZLER BİŞKİN!

28 Temmuz 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
3228 defa okundu.
ONLAR ŞAŞKIN! BİZLER BİŞKİN!

ONLAR ŞAŞKIN! BİZLER BİŞKİN!

Onlar diyor ki; ‘Türkler çıldırmış olmalı’!

Biz diyoruz ki; ‘Onlar bizi kıskanıyor’!

Bir ülkede; eskimiş, kokuşmuş, kirlenmiş, bozulmuş, miadını doldurmuş olan düşünce ve yaşam biçimini savunan, bunun doğruluğuna inanmış ve kendisine yaşam biçimi olarak seçmişlerin, bu pespaye anlayışı diğer insanlara inatla dayatıyorsa! Bu dayatma kabul görüyorsa!

Bir ülkede; Korku dağlardan inip, mahalle baskısı haline dönüşmüş, sokaklarda, toplu taşıma araçlarında ise.

Batılaşmayı taklitçilik olarak algılayanlar.

Onların; yaşam biçimlerinin, bizden farklı olmaları. Onların; bize benzememeleri. Onlar gibi olmak. Ama olamamak. Onların özgür ve bağımsız yaşam biçimleri, vatanlarına ve rejimlerine sahip çıkamayan, vatansızları çıldırtıyor olmalı.

Bir ülkede; Akıl, bilim ve felsefe. Yerini, dinsel ve batıl inanca devretmişse!

Bir ülkede; İnsana, doğaya ve çevresine duyarlı, çağdaşlığı yaşam biçimi  olarak özümsemiş bireyler azınlıkta kalmış ise.

Bir ülkede; Düşünsel namussuzluk. Ahlaksız davranış. Yaşamda yer tutmuş ise!

Bir ülkede; Mütemadiyen yalan söyleniyor, söylenen yalanlara inanan millet varsa!

Bir ülkede; Boyunlarındaki tasma olan gazetecilere, özgür basın deniyorsa!

Bir ülkede; Siyaset yargıya müdahale ediyorsa!

Bir ülkede; Siyaset bilime müdahale ediyorsa!

Bir ülkede; Siyaset sanatın içine ediyorsa!

Bir ülkede; Siyaset Yargıyı, Orduyu, Okulları, Camileri teslim almış ise!

Bir ülkede; İmam Hatipler için laik, demokrat çağdaş, bilim öğretisi verir deniyorsa!

Bir ülkede; Giyime kuşama karışan, kendini ahlak bekçisi zanneden, çakma sokak kabadayısı, zibidiler, durumdan vazife çıkartıyorsa.

Bir Ülkede; Millet, Dinini, Softalardan, Ekran soytarılarından, din baronlarından öğreniyorsa!

Bir ülkede; Kadına şiddet sokağa taşmış, çocuk tecavüzleri sıradanlaşmış ise!

Bir ülkede; Hukuk Fransızın, Rus’un, Almanın, Amerikalının yurttaşına göre ayarlıysa!

Bir ülkede; Türk Hukukuna, Anayasaya ne gerek var! Deniyorsa!

Bir ülkede; Hukuk düzenini şeriat esaslarına göre şekillendiren yasalar çıkartılıyor, Mecelleye dayanan yorumlar, yaşama geçiriliyorsa!

Bir ülkede; Hem Laiklik, hem de Diyanet varsa. Diyanet başkanı kendisini ‘Laik’ bir ülkede Şeyhülislam gibi hissediyorsa!

Ne farkınız var kılıçla kafa kesen Suudi Arabistan’dan. Ne farkınız var kadını recm (Taşlayarak öldürme) cezasıyla infaz eden İran’dan. Ne farkınız var Burka içine hapsedilmiş kadınları, kadın pazarında satan Afganistan’dan. Kaldırın rafa medeni hukuku. Koyun yerine şeri hukuku olsun bitsin.

Bir ülkede; 21yy’da, yetersiz sağlık koşulları ve acil müdahale eksikliği ile anneler, Önlenebilir bir hastalıktan bebekler, beslenme yetersizliğinden ölen çocuklar varsa! ‘Allah verdi, Allah aldı’ avuntusu içinde, ‘Takdiri ilahi’ inancı ile ölüme kader deniyorsa!

Bir başkasına ait, İnanç ve düşüncenin kurbanı olmak!

Böyleyseniz gelişmiş ülke değilsiniz. Eğitilmemiş insanı yönetmek kolaydır. Eğitilmiş insan. Araştırır, düşünür, yorumlar ve uygular.

Tanrı varlığı insanlık tarihi kadar eski. Bilinilen İnsanlık yaşı 150 bin. Yaşadığımız Dünya 4,54 milyar yaşında. Dinler tarihine baktığınızda bu süreç içinde çok küçük. 5 bin yıllık bir ömürleri var.

İnanıla gelen Tanrı; Uygar Hıristiyan alemine neden iltimas yapmaktadır. Neden Azrail Müslüman ülkelerin başında dönüyor. Neden Müslüman ülkelerinde kan, vahşet, gözyaşı, dinmiyor. Neden yoksulluk bitmiyor. Neden kadın insan değil. Göçler neden doğudan batıya uygar ülkelere. Lanetlediğiniz Hıristiyan’ın özgür ve çağdaş ülkelerine koşuyorlar. Allah’ın kutsadığı toprakları neden terk ediyorlar.

Onlar; ‘Bizi Kıskanacaklardır’…

‘Geçiş dönemi; sert mi olacak, yumuşak mı? Kanlımı olacak, kansız mı’ Necmettin Erbakan…

22 yıl sonra… Hazır mısınız!

Bir ülkede; Parlamenter sistemi pasifize edilmiş. Monarşi, Cumhuriyet diye yutturuluyorsa!

Bir ülkede; Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, akraba, eş, dost birlikteliği ile şekillendiriliyorsa!

Bir ülkede; Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, 2023 yılına doğru ‘uyum’ yasaları, kapsam, kapasite yetki artırımıyla olası bir hareketliliği bastırılmasına göreyse! Çıkartılan KHK’ların yorumları bu yönde ise!

Bir ülkede; Koltuk derdine düşmüş, seyreden, mütemadiyen konuşan eylemi, projesi olmayan muhalefet varsa!

O sevmediğiniz. O küçümsediğiniz, O her fırsatta hakaretlerinizle küçültmeye çalıştığınız,  Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve mimarı Mustafa Kemal Atatürk diyor ki; ‘Eğitimdir ki; bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır. Ya da esaret ve sefalete terk eder’… Bu sözlerden ne anlam çıkardınız bilmem ama. Yukarıdaki tablo sizlerin eseri.

Ben bir mucize bekliyorum. Atatürk’ün dirilmesini… Ya sizler!

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN