ÖNCE ERDEM! Varsa tabi!

4 Nisan 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
ÖNCE ERDEM!  Varsa tabi!

Mustafa BAĞ

ÖNCE ERDEM!

Varsa tabi!

Bitecek her şey bir gün. Benim sorunum, kötü kader, ya da kötü şans değil. Problemim yıllarca eşek gibi çalışıp elinde hiç bir şey kalmaması da değil. Karşımızda bugün “cehalet” diye öyle bir canavar var ki; kurşun işlemiyor! Ne yapsanız anlamıyor. Cehaleti yenmek yerine; bu cehaleti koruyanlar varsa. Susmak erdem değildir.

‘İnsanın kendi benliğinden ne denli sıyrılıp kopabileceğini anlamak için de, yanında yöresinde çevresinde yaşayan insanlarla olan ilişkilerinde ne ölçüde ödün verdiğine, verebildiğine bakmak gerekir’. Einstein

Ben insanım derken. Beni insanlığımdan çıkartmayın derken. Ben yalana, yalanlara, kandırılmalara doydum. Yeter derken… Kimseden icazet, beklemiyorum. Benin sorunum; elektrik, su borcuda değil. Sizlerin görüp de görmek istemedikleriniz. Duyup da duymak istemediğiniz. Suskunluğunuz beni deli ediyor. Konuşmak isteyip de, konuşamıyorum demeniz. öldürüyor beni…

En iyisi susmak. En iyisi zülfüyarı kurtarmak. Vatan milletmiş geç tüm onları anam bacım. 21yy’da hamaset mi kaldı! Çünkü; duymuyorsun. Görmüyorsun. Adam sendecilik ruh hali olmuş. Yazdın da ne oldu diyorsun. Konuşsan ne olur diyorsan. Haklısın!!! Önce sen inanmıyorsun gerçeklere. Ya da işine gelmiyor görmek. Yazdıklarım. Konuştuklarım sadece benim sorunlarım. Canım sıkılıyor yazıyorum. Ağzı açık ayran budalası olduğum için konuşuyorum.

Susmak. Ben kendime sorun ettim. Dünya yansa içinde yanacak bir çöpüm yok. Öyleyse! Bu telaş neyin nesi derseniz. Görmek istemediğiniz. Bana dokunmasın diye yılın, yılın kaçtığınız Bin yıl yaşasın dediğiniz. Sanırım o yılanla benim sorunum var.

Gördüklerim iç acıtıyorsa. Ağzım dolusu, günlük hat da saat başı ana avrat küfrediyorsam, dışlanmışlar, ezilenleri gördüğüm için. Bir bahşişe 30 gün köle gibi çalışan, sigortasız İşçiler. Ellerinde diploma, çaldıkları her kapıdan elleri boş dönen, başları öne eğilen işsiz gençler. Diğer yanda 30 lu yaşlarda trilyoner olmuşlara nereden buldun. Nasıl buldun sorusunu sormayan, TV dizileri içinde uyuşturulan yurdum insanı.

Bir yanım acıyor dersem yalan olur. Benim her yanım acıyor. Ve Sokak serserileri. Köpekleşmiş sözde kabadayılardan daha namuslular… Tecavüze uğramış çocuklar. Kadının dışlanması. Hayvani duyguları inanca bağlayan karanlık çağın böcekleri.

Bir yanda Hırsızlar. Kılıfçılar. Minareciler. Diğer yanda Cumhuriyet düşmanları. Gözlerimizin içine baka, baka yalan söyleyenler. Sadece benim sorunum mu? Sizlerin sorunu değil mi?

Vicdan azabı duymayan anlayışın altından çıkanlara bir bakın. Düşünmek. Sorgulamak bir vicdan meselesinden çok, insan olma melekesidir.

Oyun kurucular neden hep onlar? Neden rolleri onlar dağıtıyor. Neden replik hep onlarda.

Siz, siz olun günlük fala bakın. Yıldızları sorgulayın. Bugün aşk var mı!

Hem sonra ben kimin için yazıyorum? Kitaplar arasında yaşayanlar, bilginler, bilginlikten başka bir değer tanımazlar susmuş ise! Ben neden yazıyorum. Köyün delisi ben miyim. Dünyayı dolduran iki çeşit insan var derler. Biri kendini adamışlar. Diğeri adamışlardan korkanlar.

Kurt olup sürüsüne girsem ne olur ki;

İnsanda özgür ağırlık nedir ki? Kiloyla!

Benim sorunum ekmekle değil. Kalkan balıklı lazanya değil. Elbette ki yoksulluğa isyanım var. Benim sorunum hizmetkarlar, dadılar, değil. Konuştuğumda; sırtıma indi inecek korkusu taşıdığım copta.

Benim karanlıkla sorunum. Aydınlığı beklerken karanlığın uzamasına.

Benim sorunum konuşamamakta.

Benim sorunum onların büyüklüğü değil. Onların beni küçük görmesindedir.

Benim sorunum dilimde değil. Bana biçilen hayatta.

Benim Mısırla sorunum yok. Şurubuyla. Şurubunun kanseriyle. Çatlamayan, patlamayan la sorunum var.

Benim sorunum Milli Eğitim değil. Müfredatına giydirilen tarikat cübbesiyle, sarığıyla sorunum var.

Benim İslam ile değil. Camilerde okunan siyasi içerikli akıl dışı hutbelerle, sorunum var.

Benim sorunum orduyla değil, parti ordusuyla olur. Çağdaş ve disipline hakim askerle hiyerarşik sistemi cep telefonuyla selfi çeken ast üst ilişkisini sulandırmış görgüsüzlüğe, çapulcu ordu görünümü içinde olanlarla sorunum var.

Benim sorunum generalle, milletvekilleriyle değil. Geçim zorluğu çeken, canıyla bedel ödeyen küçük rütbeliler yerine, general özlük haklarını oy birliği ile kabul eden anlayışa.

Benim sorunum; hukukun üstünlüğüyle değil. Eşitlik ilkesinin sapmasıyla.

Benim sorunum zenginliklerle, yoksulluğumun ağırlaşmasında. Benim sorunum bu ağırlığı göremeyenlerle.

Benim yaşamla bir problemim yok. Zaten hayatla savaş halindeyim. Sorunum onların taraf tutmasında. Savaşın uzamasında.

Benim sorunum. Neler olduğunu bilmezden gelenlerle! Beni aptal yerine koyanlarla…

Benim sorunum dinle değil. Din baronlarıyla. Allah adıyla kandıranlarla.

Düşündüğünü söyleyen, soran, sorgulayan anlayışla sorunum yok. Bir höt ile bardak gibi dizilen düşünceyle sorunum var.

Bunun içindir ki; Sorunum seninle değil, sen hariç herkesle.

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com