Ne Demek Kayseri Sözü Değil de Kırşehir Sözü İstiyorum?

20 Şubat 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
571 defa okundu.

sait-yanik

Geçtiğimiz günlerde Basın yayın Enformasyon Kayseri Bölge Müdürlüğü’nün organize ettiği Anadolu Basını buluşmasında Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki ülkenin Şehircilik İmar Referandum ve Terör üzerine konuşmalarının ardından Basın Mensuplarının sorularını yanıtladı. Birçok ilden gazeteci meslektaşlarımız karşılarında bir bakan bulmuşken görüşlerini, kendi illerinin sorunlarını ve taleplerini dile getirdiler. Ben de Kırşehir’in birkaç sorununu dile getirdim. Haliyle biz Bakanı ayda yılda bir görürüz onu da yanlarına yaklaşabilirsek. Kayserili Gazeteci Üstadımız Recep Bulut Esmiş gürlemiş. Misafir olmasaymışım günümü gösterirlermiş. Benim sorduğum sorudan rahatsız olmuş beyzadem. Anlamadan dinlemeden hüküm giydirmiş. Türkiye’nin yükünü çeken, tüm sorunlarıyla uğraşan, Ulusal Medyaya kan pompalayan, kılcal damarlarını oluşturan bizler her türlü eziyeti, her türlü cefayı ve siyasilerin kahırlarını çeksin, biz Anadolu basını onları takip etmeyelim, takip edersek de paramızla takip edelim. Ulusal medya gazeteci oluyor da bizim onlardan neyimiz eksik ki takip etmeyelim. Soru sormayalım mı? Şehrin eksikliklerini sorunlarını dile getirmeyelim mi? Sayın Recep Bulut sorduğum sorunun yanlış anlaşılacağını fark edince Sayın Elitaş’a varıp sayın bakanım sorum yanlış anlaşıldı. Kastım kesinlikle o değil dedim. Kendiside anlayışla karşılayarak beni rahatlattı. Yine Bakan Özhasekinin danışmanına da aynısını beyan ettim. Yanımda oturan Kayseri Gazeteciler Cemiyet Başkanı Sayın Metin Kösedağ de durumun yanlışlığını anlatarak yanlış anlaşıldıysam özür dilediğimi beyan ettim. Basın Yayın Enformasyon Bölge Müdürü Mehmet Uğurlu yine aynı şekilde.Kayseri eski  Gazeteciler Cemiyet Başkanı Veli Altunkaya’ya da durumu izah ettim. Sevgili üstad hal böyle iken sizin benim düşüncemi görüşümü ne demek istediğimi anlamadan dinlemeden yargısız infaz ederek darağacına yollamışsınız. Telefonda bana ulaşamadığınızı söylüyorsunuz Mehmet Emin Turpçu’yla görüşmüşsünüz.  Üzüntülerini iletmiş. Oysa onda benim telefonum mevcuttur. O meslektaşımız iyi bilir benim bu şekilde kastını aşacak soru sormayacağımı. Bana ulaşmak yerine benim adıma yazı yazmak sizlerinde belirttiği gibi etik değil hem de hiç değil. Benim çok değerli Kayserili dostlarım var. Ticaretimizin yarısını orayla yaparız onlarda çok iyi tanır bizi. Üstad benim gazeteciliğim dışında işim yoktur ama senin medya dışında işlerin var da Bakana yaranmak için yazıyorsan benden bir şey çıkmaz başka kapıya derim. Dananın altında buzağı arama. Sonra oturduğum sofra devletin sofrası ne senin ne de başkasının. Bizler ki, eline, diline, beline sahip ol sözünü söyleyen Hacı Bektaş-ı Velilerin ve Ahi Evranların torunlarıyız. Bizler başka bir meslek örgütünün başkanı olduğumuzdan yüreğin ferahlamış bravo sana. Ötekileştirmekte ayırımcılık yapmanda üstüne yokmuş. Bana Metin Kösedağ ile Veli Altunkaya’yı da karalayacak kadarda yüreklisin. Geçen yıl Kırşehir’de Ahiliğin Dünü Bugünü Yarını Panelini düzenlediğimizde o başkanlarım Kayseri’den beş kişi geldiler. Yüreğini ferahlatan meslektaşın gelenlere bir hoş geldin bile diyemedi.

Sonuç olarak bana benim meslektaşlarımdan bu ne biçim soru diye kimse eleştirmedi ama ben yanlış anlaşıldı diye tanıdığım tüm Kayserili dostlara telefon açarak ve Sayın Bakanlarımın yanına bizzat giderek yanlış anlaşılma olmasın diye kendilerinden özür diledim.Buradan Kayserili meslektaşlarıma bizzat yanlış anlamayın diyerek yangına körükle gitmek isteyenlere fırsat vermeyin diyorum. Buradan bir kez daha yanlış anlama olmasın diye ben Kayserililerden özür diliyorum. Benim iş takipçiliğim yok, holdingim yok. İhale için kapı kulu olmadım olmamda. Sadece insanlar yanlış anlamasınlar diye özür diledim.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com