• Döviz Bilgileri Güncelleniyor..
  • KIRSEHIR:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • KIRSEHIR:
  • Bugün
  • Yarın °C / °C

Kendini Kandırma!

14 Nisan 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
343 defa okundu.

Didem CEYLAN

Kendini Kandırma!

Kırşehir’di çok şey öğreten…

Kırşehir’di bana tecrübeler katan.

Kırşehir’de Sen Kimsin ki Kendini Kıymetli Görüyorsun!

Abla mısın?, anne misin?

İnsan mısın?

Kimsin?

Sen şeytana bile papucunu ters giydirebilecek bir yalan makinesisin…

Karakterim var diyorsun belki kendince ama kendini kandırma.

Sen biraz kleptoman biraz da şizofren hastalıklarının birleşmiş halisin…

Kendi kurduğun ve inandığın yalanları insanları inandırmaya çalışıyorsun…

Kul hakkına giriyorsun.

Sana tek tavsiyem insan ol önce kendini kandırma.

Herkesi kandır ama kendini kandırma.

Sen de kendi yalanlarının gerçekliğine inanıyorsun bu çok aciz olunası bir durum.

Dostsan dost, düşmansan düşman ol.

Ben düşmanın bile şereflisini severim neden biliyor musun?

Harbi bir düşmanlık olur.

Hayatım boyunca iki kere yalan makinesi cümlesini kurdum ilki de bayandı sen de bir bayansın.

Atalar bilmişler ve bugüne o kadar kalıcı söz bırakmışlar adamlar haklı, “Davulun sesi uzaktan hoş gelir” bu dünde böyleydi bugün de böyle biliyorum ki yarında böyle olacak.

Neden adam akıllı dostlukların yok hiç düşündün mü?

Kendini kandırmak aslında kişinin kendi kendine yalan söylemesidir. Aklımızın bizimle oyun oynaması da denilebilir.

Kendi kendini kandırma, doğru olmadığı halde bir şeyin doğru olduğuna kendimizi bilinçsiz olarak ikna etmektir.

Bana göre kendini kandırmak ve yalan söylemek arasındaki fark, yalan söyleyen kişinin doğruyu söylemediğinin farkında olmasıdır.

Kendini kandıran insanlar ise doğru olmayan bir şeyin doğruluğuna kendi kendini ikna eder.

Belki de kendini kandıran kişi bunu yaptığının farkında değildir ve kendini kandırmanın gücü de işte tam olarak buradan gelir.

Hayattaki amacımızın peşinden koşarken aynı zamanda da bu amaca ulaştığımız takdirde mutlu olup olmayacağımızı da düşünmemiz gerekir.

Clayton Christensen hem başarılı hem mutlu olmak için bakış açımızı, yani bazı paradigmalarımızı değiştirmemizi öneriyor:

  1. Amacımızı belirlerken önce bizim için nelerin değerli olduğunu saptamamız gerekir. Bu başlangıç noktasıdır. Değerlerimizi ve önceliklerimizi ne kadar iyi belirlersek aldığımız her karar, attığımız her adım bizi hayat amacımıza o kadar yaklaştırır.
  2. Hayatta bazen doğru yolu bulmak yıllarımızı alabilir. Hem başaracağımız hem de günün sonunda elde ettiklerimizle mutlu olacağımız şeyleri bulmak hiç de kolay değildir. Başarı, seveceğimiz şeyleri bulana kadar denemekten vazgeçmemektir.
  3. Gerek profesyonel gerekse özel hayatımızda hem başarılı hem de mutlu olmak için, işin en başından kesin hükümlere sahip olmamak, “hayat kapısını sonuna kadar açık tutmak” gerekir. Bunun aksini yapmak karşımıza çıkacak fırsatlara karşı zihnimizi de gönlümüzü de kapatır.
  4. Öte yandan, “Alternatiflere açık olun.” demek kolay, hangi yolun seçileceğine karar vermek ise zordur. Çünkü hangi alternatifin doğru, hangisinin yanlış olduğunu anlamak zaman alabilir ve iş işten geçebilir. Böyle durumlarda en iyisi, söz konusu alternatiflerin, hangi varsayımların doğru çıkması halinde başarılı olunacağına tahmin etmeye çalışmaktır. Bunun aksi yani bütün varsayımların gerçekleşeceğine göre karar almaktır ki bu insanı hareket etmekten, uygulamaya geçmekten alıkoyar.
  5. Başarılı ve mutlu olacağınız yolu bulmak yetmez; o yola baş koymamız, kişisel kaynaklarımızı da seferber etmemiz gerekir. Kaynaklarımızı tercih ettiğimiz yola seferber etmediğimiz takdirde ne kadar çok düşünmüş, ne kadar alternatif bulmuş olursak olalım, bunlar birer “niyetten” öteye geçemez. Oysa başarı ve mutluluğu getiren sadece niyetler değil, o niyetleri hayata geçirme irademizdir.
  6. Her koşulda bir hedefe doğru ilerlerken ayrıntılara da özen göstermek, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak gerekir. Bir işte ortaya koyacağımız “kalite” bütün yorgunluklarına rağmen mutluluk getirir. Herhangi bir işi yaparken ortaya koyduğumuz tavır ve davranışlar kişiliğimizle ilgili önemli ipuçları verir. Bir işi nasıl yaptığımız karakterimizi yansıtır.
  7. Hayatta sorun yaşamamak mümkün değildir. İnsan hayatı, küçük ya da büyük başarısızlıklarla doludur. Fakat yaşadığımız başarısızlıkların iyi tarafı, bunların bizi daha güçlü kıldığıdır. Karşılaştığımız engeller yeteneklerimizi biler; hiç farkında olmadığımız yeteneklerimizi keşfetmemizi sağlar. Zor bir patronla baş etmek, bir projede yenilgiye uğramak, karmaşık ilişkiler içinde var olmaya çalışmak bize hayat dersleri verir. Başarısız insanlar, genelde yeteneksiz oldukları için değil, hayat onları zorluklara hazırlamadığı için başarısız olurlar. Sorunlar ve zorluklar bu anlamda en değerli öğretmenlerdir.
  8. Hedeflediklerimizi başardığımız takdirde nasıl bir insan olacağımızı hayal etmek önemlidir. Çalıştığımız iş, emek verdiğimiz ilişkiler bizi olmak istediğimiz insana doğru götürmüyorsa asla mutlu olamayız. Birçok başarılı insanın mutlu olmaması bundandır. Bu sebeple asıl önemli olan sadece hedefe varmak değil, vardığımız yerde kendimizle barışık olmaktır. (Ne Kadar Başarılı Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?)
  9. Kişiler ya da şirketler kaynaklarını nereye harcadıklarına göre değerlendirilirler. İstediğiniz kadar hayırsever olduğunuzu söyleyin, gerçekten hayırsever olup olmadığınız, kişisel beklentiniz olmadan hayır yapmaya ne kadar kaynak ayırdığınızla belli olur. Ailenize çok düşkün olduğunuzu söyleyebilirsiniz; ama gerçekten onları ne kadar sevdiğiniz onlara ne kadar kaliteli zaman ayırdığınızla anlaşılır. Bir marka çevreye ya da çalışanlarına çok değer verdiğini ilan edebilir; ama gerçekte ne yaptığı, ne söylediğinden daha önemlidir.
  10. Birçoğumuz başarının ve başarıyla gelecek mutluluğun iyi bir iş bulmaktan geçtiğini sanırız. İyi bir iş elbette önemlidir ama esas önemlisi, “kendimizi başarmaya gönüllü olarak adayabileceğimiz” bir iş için emek vermektir. Hayatımızı yeteneklerimizin üzerine kurmak bize göreli avantaj sağlar. Bu hepimiz için en mantıklı seçimdir. Fakat sadece yeteneklerimiz üzerine kuracağımız bir hayat bizi mutlu etmeyebilir. Son derece üstün yetenekleri olan bir sanatçının aklı, başka bir işi yapmakta olabilir. Ya da çok başarılı bir mühendisin gerçekte yapmak istediği bir tiyatro sanatçısı olmaktır. Yeteneklerimiz üzerine bir hayat inşa etmek bizi başarılı kılabilir ama mutlu olmamızı garanti etmez. Mutluluk tutkumuzu keşfedip onun peşinden koşmakla elde edilir.

Hiçbir insan kendi kutup yıldızını bulmadan kendini gerçekleştiremez.

Yazımı sonuna kadar okuduğuna adım gibi eminim yaşım ve yaşanmışlığım senden az olabilir ama ben hayatı özümseyerek yaşıyorum sen ise yalanlarının esiri olmaktan ne kadar kurtulabilirsen öyle yaşıyorsun.

Sana bir sır vereyim mi? Hırs yapmayı da hayatta sevmem biliyor musun? Yalanlarınla ve hırsınla başarılı gibi görünebilirsin ama sen bunlar yüzünden gerçek ve kale alınacak biri değilsin…

Maskesiz olan tek duygu samimiyettir bunu unutma.

Net Söylüyorum Kırşehir’de ben dört dörtlük bir insan değilim ama en azından gerçeğim…

Yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerlerde buluşmak dileği ile.

Kendinize ve yaşadığınız şehriniz Kırşehir’e iyi bakın.

Hoşça kalın…

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN