Hayatı Yaşanır Kılmak

24 Mart 2021
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
3148 defa okundu.
Hayatı Yaşanır Kılmak

Nerden, nasıl başlasam. Hayatın tek güzel yanı kaldı. Sabah sağlıklı uyanmak, ezan sesini dinlemek. Allaha şükretmek: bu kargaşada, bu son günlerde, yine de ayağa kalkabildiğimiz için.

Neden hayatı zorlaştırıyoruz acaba bu kadar? Covid zaten korkulu rüya iken. Öldürülen sakat bırakılan kadınlar varken, neden kadınları koruyan, daha doğrusu insanları koruyan İstanbul Sözleşmesi kaldırılır? Bu ortamda aklı başında bir yazı yazabilmek de kolay mı?

Kitaplıktan bir kitap aradım. Güzel bir şeyler yazabileyim diye. Buldum.( Suskundu Gitmeler. Gülçin Kaplan ) iki gündür okuyorum. Heyhat! Bu da bu ortamla sözleşmiş gibi başladı. Hamile karısını bırakıp, ortadan kaybolan bir koca, doğum yapacak bir kadın, en güzel yanı dünyaya gelen çok güzel bir bebek. Bebekle anneyi mutlu etmek için çabalayan bir anne, baba, eşini ve çocuğunu kaybetmiş bir hala. Evladını mutlu etmeye çalışan baba elindeki işini de kızına bırakıp,mutlu bir yuva oluşturmaya çalışırken, bebeğini görme bahanesiyle çıkıp gelen bir damat. İçki, kumar mümtalası olan bu damatcığın derdi de eski karısından para koparıp, kumar borçlarını ödeyip, kumara devam etmek. Ben güzel bir şey umuduyla başladığım bu kitaptan da bulamadım aradığımı. Henüz başlardayım. İnşallah güzel devam eder de ben de bizim gerçek ortamdan biraz uzaklaşırım.

Ne yazayım dostlar, ne yazayım? Birer.birer kaybettiğimiz kadın haklarımızı mı, covid’ den kaybettiğimiz canları mı, onca sağlıkçılarımızı mı? Çok özlediğimiz tatlı dili mi? Hah işte tam burda Neşet Ertaş geldi gözümün önüne. Kucağında sazı. Çalıyor, söylüyor.

Tatlı dile, güler yüze

Doyulur mu, doyulur mu?

Yarin ettikleri naza

Doyulur mu, doyulur mu

Yar aşkına çalan saza,

Doyulur mu doyulur mu?

Doyulur mu, doyulur mu?

Canana kıyılır mı?

Cananına kıyanlar

Allah kulu sayılır mı?

Ne nazını çekecek, ne de canını sevecek canan kaldı. Hayat ne bulduysa aldı götürdü. Sağlık olsun.

Biliyor musunuz bu günler de her sabah süprizlerle uyanıyoruz. Yarın hangi süprize uyanacağızı kimbilir. Bir gecede çıkan kararnameler insanlara karamsarlık, ümitsizlik veriyorlar.

Başımızdakiler insanları, mutlu etmek, kimsesizlerin kimsesi olmak, için o makamlar da değil misiniz? Neden ihtiyaç olduğunu bildiğiniz bir anlaşmayı önce imzalıyor, aylar, yıllar sonra da kaldırıyorsunuz. Dayak yiyen, yaralanan, öldürülen kadınların ya da erkeklerin kimsesi siz değil misiniz? Dövülüyor, yaralanıyor ya da öldürülüyor. Hiç birini yapmasa en ağır sözlerle dayak yemekten beter yapılıyor. Ya bu evlerde büyüyen çocuklar topluma nasıl bir ruh haliyle karışıyorlar, farkında mısınız? Sizler bir babasınız. Hem kendi çocuklarınızın babası hem bu toplumun büyükbabası. Kendi çocuklarınızın acı çekmesini nasıl istemiyorsanız toplumdaki kimsesiz çocukları, kadınları ve erkekleri de korumalı, imzaladığınız andlaşmanın arkasında durmalısınız bence.

Evladığını korumak isteyen kaç anne, baba, ağabey, kardeş de öldürüldü bu toplumda. Bunları yakın çevremizden ve basından da görüyoruz. Bu böyle devam etsin istemiyoruz. Sağlıklı bir aile, sağlıklı bir toplum istiyoruz. Toplum olarak her yönden sıkışmış durumdayız. Ekonomik koşullar da hayatı çekilmez duruma getiriyor, bir yandan da. İşsizlik, parasızlık da ailelerin dağılmasına neden oluyor.

Ne desem, ne söylesem boş. Yalnız şunu hepimiz biliyoruz ki, her gecenin bir gündüzü, her kışın bir baharı var. O gündüzün ve baharın gelmesi en büyük dileğim.

Ülkeme sağlık ve huzur diliyorum. Bütün acıların dinmesi dileklerimle, sevgiyle, sağlıkla kalın canım arkadaşlarım.

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN