Emine İnce Uykusuz Her Gece

11 Şubat 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
529 defa okundu.
Emine İnce Uykusuz Her Gece

Emine İnce

Uykusuz Her Gece

Yine uyku tutmadı. Kafamın içinde bin tane soru var ama hiç birinin cevabını bulamadım. Ne yapayım bilemedim. Elimdeki kitabı okuyayım dedim. İşığı yakamıyorum. Ferit yanımda uyuyor. Çocuk sabah okula gidecek.
En iyisi arkadaşımın özel isteğini yerine getireyim dedim. Telefonu sessize aldım. Yazayım öğretmen okulu yıllarından bir anı.
Öğretmen okulu son sınıftayız. Staj için köylere gideceğiz. Gruplarımızı kurduk. Altışar kişi. Benim grubumda Asuman Kavurmacı, Hatice Ünlü, Kevser Süt, Kevser Karaosmanoğlu, Mihriye Dayı ( Mihriyeciğim sakın kızma bana o zaman ki soyadını unuttum. ) kuraları çektik. Bizim gruba Karacaören Köyü çıktı. Okul bir aylık yiyeceğimizi verdi. Özel eşyalarımızı, gerekli kitap ve defterlerimizi aldık. Askeri araçlarla köye gittik. Sanırım Aralık ayı idi. Güneşli bir gün. Köyün erkekleri duvar diplerinde sohbet ediyorlardı. Bizi görünce hepsi ortadan kayboldu birden bire. Askeri araç eşyalarımızı bırakıp gitti. Eşyaları bize tutulan eve taşıdık. Akşam oluyor hava iyice soğudu. Soba kurulacak ama hiç birimiz sobayı kuramıyoruz. Kapıya çıktım. Bir erkek çocuğa baban var mı? Diye sordum. Var dedi. Iyi o zaman git babanı çağır sobamızı kurmaya yardım etsin; dedim. Sağolsun adamcağız hemen geldi. Yardım da etmemizi istemeden sobamızı kurdu. Evimiz çok güzel oldu. Asuman’ın annesinin verdiği halıyı da serdik. Sobamızı da yaktık. Odamız ısındı. Akşam oldu çok korkuyoruz. Çok da yorulduk. Yatacağımız yerleri ayarladık. Hatiyceyle ben çok cesuruz. Kapının tam arkasına, minderlerin üstüne yattık. Bıçağımızı da yanımıza aldık. Sanırım sabaha kadar uyumadık. Kapılar düzgün olmadığı için rüzgar estikçe çok garip sesler çıkıyor.
Sabah bir arkadaşımızı nöbetçi bırakıp okula gittik. Okul müdürümüz bir kadın. Okuldan bir arkadaşımızın ablası, iki öğretmen daha var. Daha doğrusu bir öğretmen, bir de eğitmen. Biz sırayla sınıflara girip dersleri dinliyoruz. Okul müdürü ne yapmamız gerektiğini söylüyor. Biz de onu yapıyoruz.
Hafta da bir Ürgüp’e hamama gidiyoruz. Çünkü evde banyo yapacak bir yer yok. Su ısıtıcımızda bir demirdi. Kovanın içine suyu doldurup içine o demiri batırıyoruz, öbür ucunu fişe takıyoruz. Günler böyle geçip giderken bir sabah Haticeciğim su getirmeğe gitti. Kahvaltı yapıp okula gideceğiz ama Haticem boş testiyle ağlayarak geldi. Ne oldu Hatice diye başına toplandık. Arkadaşım çok güzel bir kız. Hele gözleri harika. Çeşmede abdest alan bir adam Allah belanı versin, abdestimi bozdun demiş. Hatice de çok korkmuş ağlayarak geldi. O gün kahvaltı yapmadan okula gittik. Sonradan öğrendik ki hoca cemaate buraya kız öğretmenler gelecek sakın onlara yüzünüzü dönüp bakmayın demiş. O köyde çok iyi insanlarda vardı. Mustafa amca her sıkıntımızda yanımızda oldu. Sobamızı kuran da Mustafa amcaydı. Yaşıyorlarsa Allah sağlık versin. Vefat ettilerse mekanları cennet olsun.
Arada bir okuldan öğretmenlerimiz de bizi denetlemeye geliyorlardı. Onlar da gencecik. Bize nasıl yararlı olacaklarını bilmeden bakıp bakıp gidiyorlardı işte. Günler böyle bazen tatlı, bazen acı, bir su gibi akıp geçti bir ay. Okulumuza çok şükür sorunsuz döndük.
Canım arkadaşlarım Asuman Kavurmacı Bellikli, Hatice Ünlü Güney, Asuman Karaosmanoğlu, Mihriye Dayı, Kevser Süt Bozgül sizleri çok sevdim, seviyorum. Keşke o günlere geri dönebilsek, yapamadıklarımızı yapsak. Şunu hiç unutmayın kapım hepinize hep açık. Sizlere sağlıklı, mutlu upuzun bir hayat diliyor ve hepinizi öpüyorum.
Şimdi sıra sizde canım arkadaşlarım sevgili dostlar yarına güzel bir güne sağlıkla uyanmanızı diliyor, sevgilerimi yolluyorum. Hepinize iyi geceler, huzurlu uykular.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com