DOSTLUK

10 Haziran 2020
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
393 defa okundu.
DOSTLUK

DOSTLUK

Dostluğun biz sevgisiyle Toplandık her an burda Bu sevgi bağı kopmaz hiç Dağılsak bir gün yurda. Bu şarkıyı hep çok sevdim biliyor musunuz? dostları olması ne güzel, ne bulunmaz bir nimet. Dost her günün de yanında, sen ağlarken o da ağlar. Ağlarken de seni teselli eder. Köyler de çalışmanın zorluklarının yanında,çok kıymetli hazinéleri de var. Orada çalışan öğretmen, imam, hemşire biribirlerine en yakın akrabandan da daha yakın , daha samimidir. Çünkü orda ailesiniz. Annesiniz, babasınız, kardeşsiniz. Bazan kızar, bazen.darılırsınız ama her zamanda yanında olursunuz. Oda yanınızda olur. Bir ailenin fertleri gibisinizdir. Her şeyinizi paylaşırsınız. Güzel bir yémek yapsanız, onlar olmadan boğazınızdan geçmez. Geçen günlerde Feritle bahçede yürüyüş yaparken, telefon çaldı. Tanımadığım bir numara. Anneanne boş ver açmayalım dedi. Çunkü telefonumdan şarkı bulmaya çalışıyordu. Kapatık ama telefon ısrarla çalmaya devam etti. Açtım. Bir erkek sesi. Emine Inceyle mi görüşüyorum dedi. Evet deyince. Abla çok şükür seni buldum dedi. Saşırdım. Kimsiniz dedim . Ben Ayhan Semiz . Dedi. Sevincimi anlatamam. Iki gün önce de evde konuşmuştuk.bu çocuklar nerdeler acaba diye. 1979′ sonu. Ankara Sulakyurt ilçesinin Çevrimli köyünde çalısıyoruz. Köye sık sık askerler geliyor. Silah aramasi yapıyorlar. Bize de uğrayıp hal hatır soruyorlar. Bazen bir çay içip gidiyorlar. Bir öğretmen açığımız var. Günlerden bir gün Hüseyin başçavuş yanında bir delikanlıyla okula geldi. Oğlunu getirmişti. Vekil öğretmen olarak atanmış. Oturduk sohbet ettik. Size emanet ediyorum oğlumu dedi. Bıraktı gitti. Ibrahim Semiz. Çekingen bir genç. Siyasi olayların çok hızlı olduğu bir dönem. Öğretmenler odasında kalabilir dedik. Çünkü o öğretmenler odasında biz kalmıştık. Lojman boşalınca biz lojmana geçtik. Neyse yemeğimizi birlikte yiyoruz. Gündüz derslerde yardımcı oluyoruz. Böyle devam ederken, Hüseyin bey bu kez diğer oğluyla geldi. Ibrahim’in yaşı on sekizi doldurmadığı için maaş alamıyormuş. Onu aldılar ağabeyi Ayhan’i getirdiler. Bizim bir oğlumuz oldu demiştik. Şimdi iki oğlumuz oldu. Her iki oğlunu da çok iyi ..yetiştirmişlerdi. Aileyle de tanıştık akraba gibi olduk. Okul kapanıncaya kadar Ayhan da bizimle çalıştı. Biz bir aile gibi olduk. Ama biz tatilde Ankara’daki evimize geldik. 1980 ihtilalinde de köyden ayrıldik. Tayinimizi daha önce istemiştik ama ihtilal olunca geriye kaldı. Tatilde Ayhan ziyaretimize geldi. Çok sevindik. Onlar Sulakyurt’ta kaldılar,biz Ankara’ya geldik. O zaman ev telefonu bile yok. Haberleşemedik. Uzun bir aradan sonra bir gün.Ayhan çıktı geldi. Evlenmişti. Çok tatlı bir eşi var. Akşam yemek yerken, abla keşke makarna pişirseydin, senin makarnalarını özledim dedi. Tabi köyde elektrik yok, buzdolabı yok. Haftada bir gün pazara gidiyor eşim. Pazardan aldıkları sebzeler iki günde bitiyor. Bitmezse de çürüyor. Bu yüzden en çok pişirdiğim yemek makarna, bazen yoğurtlu, bazen kıymalı, bazen sade ve bolca da bulgur pilavı, kuru fasulye nohut . Işte bu kadar. Bu yüzden de Ayhan en çok makarnalarımı sevmiş. Işte Ayhan beni yine buldu. Çocukları , beş tane torunları olmuş. Bir gün sonra akşam watsaptan görüntülü konuştuk. Kızları ve torunlarıyla tanıştık. Insallah bir gün Samsun’a gidip evlerinde de göreceğim bu yiğenlerimi. Işte böyle arkadaşlar, aranmak, sevilmek, unutmayan dostların olması çok güzel. Kayıplarımız ikimizi de üzdü tabi. Ayhan’in annesi de babası da vefat etmiş Allah rahmet etsin. Mekanları cennet olsun. Ismail’i duymamıştı oda çok üzüldü. Hep bizi uzaklardan gelen bir dost sesi sevindirir. Sanki ikramiye çıkmış gibi olur. Ilk mezun olduğun zaman ki öğrencinin sesi Laheyden, aynı sınıftan mezun ettiğin sevgili öğrencinin seni Ankardan gelip ziyaret etmesi. Hiç beklemediğin bir arkadaşının seni ansızın araması, nasıl bir mutluluk olur bilir misiniz? Geçen gün bir arkadaşımla telefonda konuşuyoruz. Hayal kurmaktan açıldı laf. Ben de hayal mi kaldı dedim. Neden öyle diyorsun her yaşın bir hayali var dedi. Ben de bir hayal kurdum. Gerçekleşirse çok mutlu öleceğim. Zengin olmak istiyorum. Yanlış anlamayın yat, kat değil sadece benim hayallerimi karşilayacak , dört günlük bir zenginlik. Bu zenginliğim olunca tüm sayfamdaki arkadaşlarımı, dostlarımı, çok güzel ve büyük bahçesi olan beş yıldızlı bir otel kiralayıp oraya davet edeceğim. Üç gün orda oynayacağız güleceğiz,bazen dertlenip ağlayacağız. Bu üçgün çok güzel günler geçireceğim sizlerle. Benim arkadaşlarım, dostlarım,sanal olmaktan kurtulacak ve gerçek olacaklar. Işte bu yüzden zengin olmak istiyorum, hem de çok istiyorum siz dostlarımla olabilmek için. Gülmeyin. Belli mi olur, Allah büyuktür belki olur. Seviyorum hepinizi. Sağlıkla ,sevgiyle kalın. Iyi geceler . Hoşça kalın.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN