DEVLET, TARİKAT, ÇOCUK…

27 Şubat 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
DEVLET, TARİKAT, ÇOCUK…

DEVLET, TARİKAT, ÇOCUK…

Her çocuğa doğduğunda bir isim konur. Devlet bu ismi kaydeder. Çocuğa kimlik verir. Artık çocuk o devletin vatandaşı olur. Eğitmek, korumak devletin asli görevidir.

Unutmayın ki; Tanrıların savaşa karşı duydukları açlığın pek çok cana mal olması büyük yıkıma neden olmasının nedeni adına kul denilen Tanrı’nın piyonlardır.Tanrının gölgesi olduklarını zannedenler ülke yönetirse… Geçtiğimiz hafta Tanrı resmini çizen çocuğu yazmıştım. Tanrıyı görebiliyor musunuz? Tanrının resmi aşağıda. Kaçınız göreceksiniz?

Devlet korumuyor. Tarikat kullanıyor. Türkiye Cumhuriyeti tarikat devleti olma yolunda. Çocuklarımıza göz dikmiş bir kara düşünce kol geziyor. Çocuklarımızın başarısını yazmıyoruz. Çocuklarımızı korumuyoruz. Uluslararası anlaşmalara imza atmış bir devlet yönetiyor bu toprakları. Çocuklarını. Geleceğini karanlığa iten kaç devlet var bu yeryüzünde? Lütfen sorgulayın.

Çocuklar diyor ki: “Ben çocuğum, on sekiz yaşına kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez haklara sahibim. Burada yazılı olan haklar, bütün çocuklar içindir. Beyaz çocuk, Kara çocuk, Kız çocuk, Erkek çocuk fark etmez. Doğduğumuz yer, konuştuğumuz dil de fark etmez. Büyüklerimizin inançlarının, görüşlerinin farklı olması yüzünden çocuklara ayrım yapılamaz. Bu haklara sahip olmak için çocuk olmak yeterlidir. Büyükler çocuklarla ilgili bütün yasalarda, bütün girişimlerde önce çocukların yararlarını düşünürler. Büyüklerimiz bu ödevlerini yapmıyorlarsa devlet çocuklara bakar ve korur”.

Devlet çocukları nasıl koruyor!!!

Meclis çocuk istismarcıları konuşa dursun. Ortaya Yurt genelinde yapılan bir araştırmanın sonucu düştü. ‘Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esergül Balcı, 1 milyon öğrenci tarikatların elinde. Sadece İstanbul’da 445 tarikat ve kolu faaliyet gösteriyor. Aileler, yoksulluk ve sahipsizlikten çocuğunu tarikatlara teslim etmiş halde… Tarikat üyesi olan ya da faaliyetlerine katılan kişi sayısı ise 1.1 milyon”.

Bu ülke 90 yıldır böyle ahlaksızlık ve teslimiyet yaşamadı. Kimsenin yaşatmaya cesareti olmadı. Diyecek çok şey var. Ağzını bu millet bozmalı ki; birileri payına düşeni almalı.

“Bu ülkede 2,6 milyon kişinin bir tarikatla organik bağı bulunuyor. Sadece İstanbul’da 445 tarikat ve kolunun medrese ya da Kuran kursu adı altında binlerce çocuğa eğitim verdiği tespit edildi. Üstelik bu çocukların bir kısmı okul çağında bile değil”…

Anlayabiliyor musunuz ülkenin uçuruma nasıl çekildiğini? Bunlar finans kaynakları nedir. Neresidir. Hangi güç odaklarıdır bunların hamisi? Kim besliyor bu böcek yuvalarını?

“Taşrada durum aslında daha vahim. Devlet eğitimden kademe, kademe çekilmiş. Bazı bölgelerde okullar kapatılmış. Yoksulluk ve sahipsizlik nedeniyle aileler çocuklarını tarikatlara teslim etmiş durumda. Yarın bu çocukların hangi amaç için, nasıl kullanılacağı meçhul. Her türlü istismara açıklar. Bu durum terör kadar ciddi bir ulusal güvenlik sorunudur.”

‘Çocuğun kişiliğini geliştirmesi için anlayış ve sevgiye gereksinimi vardır. Anne ve babasının bakımı ve sorumluluğu altında her durumda bir sevgi ve güvenlik ortamında yetişmelidir. Küçük yaşlarda çocuğu annesinden ayırmamak için bütün olanaklar kullanılmalıdır. Ailesi ve yeterli maddi desteği olmayan çocuklara özel bakım sağlamak toplumun ve kurumların görevidir. Çocuk sayısı fazla olan ailelere devlet yardımı yapılmalıdır’. Çocuk Hakları Bildirgesi..

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Tek Adam Rejiminden önce toplumsal gelişimi tarif ediyor. Milli Eğitimi, Sağlık bakanlığını, Üniversiteleri tarikatlara teslim ettiler. Yolda, sokakta, okulda çocuklar ve kadınlar kıyafetlerinden ötürü darp ediliyor, hakarete uğruyorlar. Tecavüz edilip öldürülüyorlar. Mahalle baskısı alabildiğince arttı…

Millet uyuyor. Onlar yürüyor. Toplum bunu konuşmalı. Kendi çocukları neden tarikat odaklarının elinde değil. Kendi çocukları neden İmam hatip okullarında değil. Neden sorgulamıyorsun ey millet. Bizim çocuklarımız çöplüklere itilirken, onların çocukları neden çok özel. Bu kişilere sizler ne diye oy verdiniz. Düşünün.

Uyan millet. Uyan. Yazık oluyor bu milletin geleceğine.

TC Anayasa Eğitim hakkı: ‘Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz. İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır. Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir. Devlet, maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır. Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.’

Bu ülkede tarikatlarla iş birliği yapan bir iktidar var… Bu ülkede; “Laiklik tehlikededir diyemem. Cemaatlere saygılıyım.” diyen, Peygamber soyundan geldiğini söyleyen dinciden, hırsızdan, talancıdan iktidar talep eden bir muhalefet lideri var. Bu ülkede sadece cinsellik üzerine fetva veren bir diyanet başkanlığı var.

Bu ülkede Allah ile aldatmak sanayi haline dönüşmüş.

Bu ülkede Allah ile aldatmak, İç politika olmuş.

Bu ülkede Allah ile aldatmak dış politika olmuş.

Bu ülkede Allah ile aldatmak ülke yönetimi olmuş.

Bu ülkede Allah ile aldatmak rejim olmuş.

Unutmayın ki; ‘cehaleti besleyen tek şey, korkudur’.

Hangi siyasi parti! ‘İktidar olursam Bütün tarikatları ve Diyanet Başkanlığını kapatacağım’… Diyebilir.

Prof. Esergül Balcı, Ruslar FETÖ için “Türkiye için büyük tehlike derken. Amerika bu terör odağına hamilik yapıyordu”. görüşünü paylaşıyor.

İktidar FETÖ ile daha düne kadar Al takke ver külah kuzu sarmasıydı. Ülkeyi FETÖ örgütüne Parsel, parsel dağıtanlar, bugün diğer tarikatlara kapı araladı. Bunlar sadece ülkenin öz varlıklarını değil, devletin makamlarını, en kötüsü çocuklarımızı o cahil sakallı deyyuslara teslim ediyor.

Çocuklarınızı Tarikat yurtlarına göndermeyin.

Devletin görevini sorgulayın. Yapmakla mükellef olduklarını ben devletim diyenlerin suratına tükürür gibi söylemekten korkmayın.

Çocuklarınızı; tarikatların pis ve kirli ellerine, emellerine bırakmaktansa; bırakın cahil kalsın. Çocuklarınızı ziyan edip, tarikatların elinde odalık, fahişe olmasına izin vermeyin. Vahşetin ve zulmün pençesine itmeyin çocuklarınızı. Elleri satırlı, bıçaklı katiller olmasına izin vermeyin. Birilerine köle olmalarına, hizmetkar olmasına izin vermeyin… Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesine düşman olmasınlar.

Allah bu milleti yoksullukla sınav etmiyor. Bu ülkenin öz varlıklarını satanlar, saraylarda yaşayanlar… Yoksulluğun temelindeki gerekçeleri gör. Onlar Allah adıyla sizleri kandırıyor ve piyonlarıyla tepe, tepe kullanıyor. Fırsat vermeyin.

Bu ülkede ilim, bilim yuvası dedikleri örümcek yuvalarında çocuklara tecavüz eden şerefsizler var. Bu ülkede bir kereden bir şey olmaz diyen ‘bakan’ var. Çocuklara tecavüz eden tarikat bu ülkenin milli eğitimiyle kol kola. Bu nasıl çağdaşlık. Bu nasıl yönetim. Bunlar laikliği rafa kaldırdılar. Bu ülke aklını başına almazsa kendiside rafa kalkacak.

Bu ahlaksızlar yaş sınırı tanımadan, erkek, kız çocuğu ayrımı yapmadan tecavüz ediyorlar. İktidar tecavüze yaş sınırı koyuyor. ‘Ulan sana mı tecavüz ettiler! Ulan senin çocuğuna mı, karına mı, bacına mı, yoksa sana mı tecavüz ettiler’! Diye sormayan millet kendisine de olacak tecavüzü peşinen kabullenmiş demektir.

Dünya’dan soyutlanmak. Dünya’dan dışlanmak böyle olur. Müslüman’ım diyen bu şerefsizlere koruyucu sınır getiren anlayışla, aynı masaya elin Hıristiyan’ı oturmayı men ediyor.

‘Çocuklar özel olarak korunmalı, yasa ve gerekli kurumların yardımı ile fiziksel, zihinsel, ahlaki, ruhsal ve toplumsal olarak sağlıklı normal koşullar altında özgür ve onurunun zedelenmeyecek şekilde yetişmesi sağlanmalıdır. Bu amaçla çıkarılacak yasalarda çocuğun en yüksek çıkarları gözetilmelidir.’ Çocuk Hakları Evrensel Beyannamesi.

 

Anahtar Kelime: , ,
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com