

Necip Adıgüzel
Sağı-solu yok azizim.
“Karanlıkta kavga olmaz…”
Bu millete, bu memlekete , bu topraklara ve bu şehrin insanlarına, bu DEVLETE yerelde/genelde her kim ihanet ediyor, yanlış yapıyorsa; Allah bin türlü belasını versin.
Siyaset pazarının alıcıları ve satıcıları…
Hiçbir zaman değişmedi değişmeyecek.
Neticede biraz olsun gereksiz ve tekrarlanan konuşmalardan uzaklaşıp,şöyle bir arkanıza yaslanın, çayınızı, kahvenizi yudumlarken, bulunduğunuz şehirde, hanemizde, sokağımızda dönen dolapları, kıssadan hisse ile alıntı bir canbazlık hikayesine bırakalım.
Hepinizin bildiği gibi CAMBAZIN değişik anlamları vardır. At üstünde, tel üstünde gösteri yapanlara da hayvan pazarlarındaki pazarlıkçılara da cambaz denir.
Cambazın biri, eşeğini yularından çekip pazara gelmiş, başka bir cambaz yanaşmış:
”Kaça bu eşek?”
”Bin lira!”
”Aldım gitti, ver elini helalleşelim!”
Birkaç kişi alıcının kulağına fısıldamış:
”Yahu görmüyor musun? bu eşek topal, onun için ucuza veriyor”
Alıcı cevap verir;
”O eşek topal değil, tırnağının arasına taş kaçmış, topal sanıp ucuza elden çıkarmağa bakıyor!”
Eşeği satana koşmuşlar:
”Yahu eşek topal değilmiş, tırnağına taş kaçmış!”
Satıcı gülmüş:
”Eşek topal olmasına topal da, öyle sansınlar diye taşı tırnağına ben koydum!”
Alıcıya koşmuşlar:
”Yahu bu eşek gerçekten topalmış, taşı o koymuş. Seni de kandırdı, parayı aldı!”
Alıcı dövünmeğe başlamış:
”Vay namussuz; eğer verdiğim para sahte olmasaydı, beni kazıklayacaktı!” Siyasi hayatımız böyle bir keşmekeş içerisinde.
Belirsiz ve güvensiz. Söz farklı, niyet düşünce farklı, eylem farklı.
Herkes kendi açısından bakıyor olaylara. Herkes için sadece kendi söyledikleri doğru.
Yani kimse yoğurdum ekşi demiyor.
Modern putçuluk oynuyor insanlar.
Bu cenah adeta kazanmak için her şey mübah anlayışına kilitlenmiş. Yeter ki kazanalım.
Kiminle nasıl olursa olsun.
Halbuki bizim cambaz siyasetçiye değil, vatandaş gibi düşünebilen ve hissedebilen siyasetçilere ihtiyacımız var.
Herkesin siyasi duruşuna bir şey diyemeyiz elbette.
Yalnız cambazlığa da susmak bize göre değil.. Seçime bir kala, cambazlarda çıksa sahaya, taklacı güvercinler gibi kırk takla da atsalar canbazlıkları ile ancak kendilerini aldatırlar.
Bu tür siyasetçilerin melanetleri kendilerine olsun.
Bu saatten sonra hasbi olan, kendine kalben dokunan, acısına merhem olan, dava ve mücadele adamlarına ihtiyacımız olduğunun farkında bu vatandaş…
Bu nedenle her seçimden önce oluşan kaynaşmalara, kayıkçı kavgalarına ben uzaktan bakıyorum.
Şaşmıyorum çünkü politika sarhoşluğuna ben de kapılmıştım yarım asır kadar önce.Sağı-Solu yok bu işin Azizim.









