Büyük Üstad Ertaş’ı; Kırşehir Anmadı, Eller Ansın..!

3 Aralık 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
409 defa okundu.
Büyük Üstad Ertaş’ı; Kırşehir Anmadı, Eller Ansın..!

Didem CEYLAN

Büyük Üstad Ertaş’ı; Kırşehir Anmadı, Eller Ansın..!

Kırşehir Neden Bozlak Ustasını Anma Programı düzenlemedi?

         Kırşehir’de Bozlak Türkülerinin usta sesi Muharrem Ertaş Sessiz Anıldı.

         Büyük üstad Muharrem Ertaş, yoksul ve sessizce BU DÜNYADAN GÖÇ EDERKEN DE , BUGÜN DE GARİP KALDI!

“Bozkırın Tezenesi” lakabıyla bilinen Neşet Ertaş’ın babası Muharrem Ertaş, ölümünün 34. yıldönümünde mezarının başında yakınları tarafından anıldı.

Aydost deyince yeri göğü inleten ve nice ozanlara nakkaş olan Bozlak Ustası Muharrem Ertaş’ın aramızdan ayrılışının 34. yılında bazı sevenleri Bağbaşı Mezarlığı’na giderek dualar okudu.

Bozlak ve türkülerin “usta sesi” olarak bilinen Muharrem Ertaş, 1970’li yıllarda Neşet Ertaş’ın babası olarak anılmaya başlamıştı. Muharrem Ertaş, hayatı boyunca layık olduğu değeri görememiş, 1984 yılının 3 Aralık günü yoksul ve sessizce aramızdan ayrılmıştı.

Son sözleri, gerisini getiremediği ‘sazımın emaneti…’  diyerek Muharrem Usta, yarattığı gönül mirasını teslim eden, bozkırın kalbinden fışkıran avazın sahibi mezarının başında sadece sevenlerinin katılımıyla anılırken daha önce olduğu gibi Kırşehir’de yine unutuldu.

Muharrem Ertaş’ı yüzlerce hatta binlerce saz çalandan ayıran nedir diye sorgulamak gerekir.

Sazının ve sesinin insanı büyüleyen sırrı nereden gelmektedir?

Orta Anadolu Bozkırı’nın tam ortasında bulunan Kırşehir’den 71 yıllık ömrüne en çok yoksul ve bir o kadar da ‘garib’lik sığdıran Muharrem Ertaş, geçen yıllarda olduğu gibi, bu yıl da adına layık bir kutlamayla anılmayacak olması, biz sevenlerini derinden üzdü.

Ülkenin dört bir köşesinden insanlar sel olup Kırşehir’e akın halinde gelirken ve de Bağbaşı Mezarlığı’nda oğlu Neşet Ertaş ile birlikte ikisini ziyaret ederken, maalesef geçen yıllarda olduğu gibi, bu yıl da Kırşehir’de adına layık bir anma programıyla anılmadı.

40 Arena Gazetesi ekibi olarak, baskıya girdiğimiz saate kadar ne doğru dürüst bir anma programı iletildi, ne de yazılı bir açıklama geldi.

20.yüzyılda dünyaya gelmiş ve 71 yıllık ömrünü yoksulluklarla geçirmiş olan Bozlak Ustası Muharrem Ertaş, eşsiz sesiyle, sazıyla ve besteleriyle 21. yüzyıla da erişmiş büyük bir ozandı.

Önde olma derdi yoktu. Yanmadığı sevdanın, çekmediği çilenin türküsünü söylememişti. Ne yaşadıysa onu söze, sese ve saza dökmüş, onu fısıldamıştı Anadolu’ya. Kâh yalınayak, kâh eşeğinin sırtında, oğlu Neşet Ertaş ile birlikte o köyden o köye ekmek peşinde koşan bir garipti. Bağbaşı Mahallesi’nde bulunan ve “dünyalığım” dediği gecekondusunda da garip yaşadı.

Böylesine büyük bir ozan olan ve oğlu Neşet Ertaş’ı yetiştiren Muharrem Ertaş, maalesef, bugün de gerçek değerini göremiyor ve adına layık bir anma programıyla anılmadı.

MUHARREM ERTAŞ KİMDİR?

Yanık sesi, dertli sazı ile adını Türk saz ve söz sanatının ustaları arasına yazdıran ünlü “bozlakçı” Muharrem Ertaş, 1913 yılında Kırşehir’e bağlı Yağmurlu Büyükoba Köyü’nde dünyaya geldi. Zurnacı Kara Ahmet ile Ayşe Hanım’ın beş çocuğundan biridir. Horasan’dan gelip Yağmurlu Köyü’ne yerleşen Deveci kabilesindendir. Kendi kendine okuma-yazmayı öğrendi ve saz dersleri aldı. İlk bağlamayı dayısı Bulduk Usta’dan öğrendi. Muharrem Ertaş’ın asıl ustası Yağmurlu Yusuf Usta’dır. Yusuf Usta, yörenin anonim ezgilerinin yanı sıra, daha çok Toklumenli Aşık Sait’in (1835-1910) şiirlerini ustaca çalıp söyleyen ve bütün bunları Muharrem Ertaş’a öğreten yörenin en ünlü saz ustalarından biridir.

Başta Âşık Said’e ait olmak üzere 300’ün üstünde şiir ve koşmayı “bozlak”a dönüştürdü. Kendisinin 10 deyişi bulunmaktadır. İlk karısı Hatice’nin kısa süre sonra vefatı üzerine ikinci evliliğini Keskin’in Hacel obası Köyü’nden Döne ile yaptı. Bu evlilikten Necati, Neşet, Ayşe, Nadiye ve Muhterem adında beş çocuğu oldu. Muhterem, çok yaşamadan vefat etti. Muharrem Usta’nın kötü kaderi peşini bırakmadı. Bu eşinin de ölmesi üzerine Yozgat’ın Kırıksoku Köyü’nden Arzu ile evlendi. Bu evlilikten de Ekrem, Ali, Muhterem ve Cemal adlarında 4 çocuğu oldu. Ezgileri ile Kırşehir’in sesini duyuran Muharrem Ertaş’ın toplam 8 çocuğu vardı.

Yoksul ve çileli hayatı, Kırşehir’in Bağbaşı Mahallesi’ndeki yoksul gecekondularından birinde noktalandığında 71 yaşındaydı. Muharrem Usta, 1984 yılının 3 Aralık günü yine yoksul ve sessizce öldü. Dünya durdukça sesi gök kubbemizde yankılanacak olan bir sanatçının “garip” ölümüydü bu. Son sözleri gerisini tamamlayamadığı “sazımın emaneti…” oldu. Ömrünün tümünü “çalıp çığırarak” geçiren Muharrem Ertaş’ın bütün hayatını şu iki kelimeyle anlatabiliriz: “Çaldı ve söyledi”.

Kırşehir Belediyesi, ömrü karın tokluğuna düğünlerde çalıp çığırmakla geçen büyük ustayı unutmadı. 1990 yılında Askerlik Şubesi yakınına anıtını dikti. 2002 yılında da Terme mevkiine oğlu Neşet Ertaş ile birlikte anıtı yapıldı. 2009 yılında ise, Çukurçayır’daki kavşağa ismi verildi.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN