BU ÜLKE…

12 Temmuz 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
BU ÜLKE…

Beyler!

“Türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. en doğru, en hakiki tarikat,medeniyet tarikatıdır..” Mustafa Kemal Atatürk…

15 Temmuz lanet bir gün. Üzerlerinde bu milletin üniformaları ile bir sümüklü imamın peşine takılmış general tayfası. Bu acı günün seneyi devriyesi. Çakma imamlar, harekata taktik veriyor. Üniformalı din baronları askerlere emir veriyor. “Direneni vurun”. Asker, polis, sivil fark etmiyor. ‘Direneni vurun’. 15

15 Temmuz kalkışması, Türkiye Cumhuriyetinin yönetiminin tarikat ve şeyhlere doğru yönlenmesi, ülkenin yıllarca ne kadar kötü yönetildiğinin net ve açık bir tarihidir. Modern Türkiye Cumhuriyetinin kara lekesi ve kara günüdür. Bu tarih; siyasilerin salt iktidar olma, gücü elde tutma hırsı ile ülkeyi kimlerin piyonu ve oyuncağı haline getirdiği gerçeği 57 yıldır bu ülkenin basiretsiz iktidarlarla nerelere sürüklendiğinin açık ve net göstergesidir…

Yıllarca Fetullah Gülen için: Gülen harekatı, hizmet harekatı, Gülen cemaati ya da kısaca cemaat, eski bir imam, vaiz, hoca efendi ve yazar… Denildi… Sosyal Faaliyetlerini, yurt içinde ve dışında sinsice gerçekleştiren bu haine, naif, kendi halinde hayırsever din adamı. Diyerek tanımlaması yapıldı. Terörist Fetullah Gülen. Bu millete böyle yutturuldu. 1960 yılından bu yana (57 Yıl) faaliyette olan bu örgütle ilgili İslami bir hareket mi, yoksa bir sivil toplum hareketimi veya terör örgütümü tanımı halen bir tartışma konusu halinde ise; bu ülkenin istihbarat örgütünün bunların eline geçtiği gerçeği vardır. Ya da sizlerde onlardan biri olduğu yorumu gelir. Kimse kimseyi kandırmasın. Cemaatin Türkiye ve dışında, eğitime, Türk kültürünü tanıtmaya, dinler arası diyaloga ve fakirlikle mücadeleye yaptığı katkılardan dolayı desteklendiği (Ne istedi de vermedik.), esasta mevcut iktidarlar tarafından makyajlandığı gerçeği vardır. Toplum kandırılmış ve bireyler bu örgüte üye olma hevesi içine itilmiştir. Bu örgütün içinde çıkar vardır. Devlet; sempatizanlar aracılığıyla kendi ayağına kurşun sıkmıştır.

Bu gerçeğin ülkeyi getireceği olası felaketlere karşı duranlarda vardır. Cemaatin dini bir yapı olarak kabul edilemeyeceği din istismarı yaptığı ve laikliğe bir tehlike olarak görülmesinin yanı sıra siyasî ve ekonomik güç ve çıkar hareketi haline gelebileceği dillendirilmiştir. TSK içinde ilk şerh koyma anlayışı, kurum içine sızmış örgüt bireylerini koruma anlayışıdır. Önceki yıllarda TSK bünyesinden atılan askerlerin belediyeleri hülle olarak kullanarak, Türkiye Cumhuriyetinin diğer kurumlarına kaydırıldığı gerçeğini hiç kimse saklayamaz. Bu transferler iktidarla eliyle yapılmıştır. Talimatlar verilmiştir. Amerika’ya gidenlere Hoca efendiye uğramaları telkin ve şart koşulmuştur. Hoca efendinin emir ve direktifler asker ve siviller tarafından ülkeye taşınmış, uygulamaya sokulmuştur.

Fetullah Terör örgütü, ‘Din’ makyajıyla sinsi planlarını yıllara dayalı olarak bu ülkede uygulamaya soktu. Piyon olan cahil imamı değil. Bu örgütü kuran, kullanan devletin içine sızdıran sistem yöneticilerini yazmak istiyorum. Boğazına kadar pisliğe batmış bir anlayışın bu ülkede masumane yanı sürekli olarak işlendi. Bu ülkeye yön verenler. Bu imama sadakatle yaklaşma emrini kimden aldı. Bütün mesele bu sorunun altında yatan cevapta. Türkiye Cumhuriyetinin bekası için kurulmuş kurumların düştüğü hal, bir ülkenin düşürüldüğü acze lütfen bir bakın. Türk Silahlı Kuvvetleri boğazına kadar bu pisliğin içine batmış. Sadece TSK’mı? Emniyet Genel Müdürlüğü. Polis Akademisi hocalarına kadar. Ülkenin Yargısı, Milli Eğitimi, Üniversiteler. Amip gibi hızla çoğalan özel okullar. Kurumlar bir terör odağının içinde Silahlı, akademik ve Sosyal kanatlar oluşturmuşlar. İşe girmek için bir örgütün herhangi bir kurumundan belge almak şart. Sınav kazanmak için bu örgütün tezgahından geçmek, hatta harç paralarını bu örgütün bankasına yatırmak.

Halkı bu terör örgütüne kimler yönlendirdi? Kimler mecbur kıldı? Bu soruların arkasında olanlara yönelik bir cevap yok. Yönlendirenlerin yerine yönlenenler tutuklanıyor ve yargılanıyorsa gerçek suçluları bulmak giderek zorlaşacaktır. Ben bu pisliğin uzantılarının devlet kurumlarından temizlendiğine inanmıyorum. onlar şimdilik kamufle. zamanı gelince farklı bir faaliyetlerle iş başında olacağı gerçeği gün gibi aşikar.

Bunlar profesyonel değiller. Halk desteği olmayan hiçbir girişim asla başarılı olamaz. Bunlar yine deneyeceklerdir. Nitekim 15 Temmuz kara bir gece olduğu kadar, bu girişime halkın büyük direniş günüdür. Darbeler bir ülkeyi ileriye değil. geriye götürür unutmayınız. Darbeleri askerler yaparsa “Cunta”, siviller yaparsa yol “Diktatörlüğe” yönelir. Her iki anlayışın bir hukuk ülkesinde kabul görmesi mümkün değildir.

Merhum Erbakan’ın danışmanı olan Prof. Dr. Cihangir İslam diyor ki; ‘AKP’nin adalet, hak, hukukla alakası yok… İşine geleni kullanır ve kenara koyar’. ‘AKP muhafazakâr demokrat bir parti olduğunu söyleyerek ortaya çıktı. Ancak gelinen aşamada genel kanaat otoriter bir İslamcı parti olduğu yönünde. Siz AKP pratiğini ideolojik olarak nerede konumlandırırsınız’? Sözünün altına iyi bakmak gerekmez mi?

Bu terör örgütü faaliyetlerini sadece AKP döneminde sürdürdüğünü söylemek aklın kirada olmasıyla eş değerdir. Ancak; AKP iktidar döneminde yayılma ve yükselme, ele geçirme hareketlerinde tavan yaptığı gerçeğini hiç kimse inkar edemez. Devlet kandırılamaz. Devlet ciddiyet isteyen kurumdur.

Ciddiyete göre dizayn edilmiş ve kurulmuştur. Devlet keyfiyete yönelirse sonuç çok farklı olmaz. İktidar ve güç insanları şımartır, akıl almaz işlerin aktörü haline getirir ki, o kişileri dış mihraklar çok daha kolay yönlendirir. Bu anlayışın örnekleri Dünya devletlerinin bazılarında mevcuttur. Korku mitosundan (gerçek dışı) beslenen bir rejim gerçekte kendi kendini sürdürmek için düşman üretmek zorundadır. Bu ülkede bu yaşanmaktadır.

Bir tarikat uzantısı olan Cemaat ortadan kaldırılırken, yerine diğer tarikatların temsilcileri yerleşiyorsa siz bu anlayışla bir arpa yol alamazsınız. Bir sümüklü gider bir başka cübbeli veya sakallı o boşluğa yerleşir. Bunun içindir ki; hiçbir tarikat bir diğerinden çok daha ahlaklı, namuslu ve iyi olamaz. Bu ülkeyi kanla irfanla kuranlar mesajlarını çok açık ve net vermiştir. Doğrusuda budur. “En hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır..” Bu akıldan saparsanız çok değil gelecekte bir farklı iktidar bir başka kalkışmanın zemini olabilir.

Bağırsaklarını temizleyen bir ülkenin, bağırsaklarındaki parazitlerin varlığından habersiz bir tarikatın maşası haline gelmedi mi? Zira Atatürk ve Cumhuriyetin kuruluş felsefesine karşı olan beyinler bu tür sözcükleri üreterek (Ülke bağırsaklarını temizliyor, Ergenekon ve Balyoz davaları) gündem oluşturdular. TSK’nin arşivine girdiler. Arşivi yok ettiler. Örgüt izlenmekten kurtuldu. Ta-ki 15 temmuz gecesine kadar.

O acı günden ders almayanlar. Bir önceki yazımdaki soruları bu halk kendine defalarca sorup susmak yerine yanıt alması gerekmektedir.

Türkiye’de FETÖ’nün Silahlı ayağı çökertildi mi! (TSK-Emniyet-Jandarma) Yenilendi mi? Nasıl Yenilendi?

Türkiye’de FETÖ’nün Sivil ayağı çökertildi mi! (Valiler-Kaymakamlar-Milli Eğitim-Diyanet ve Diğer Devlet Memurları) Yenilendi mi? Nasıl Yenilendi?

Türkiye’de FETÖ’nün Yargı ayağı çökertildi mi! (Hakimler-Savcılar) Yenilendi mi? Nasıl Yenilendi?

Türkiye’de FETÖ’nün YÖK- Üniversite ayağı çökertildi mi! Yenilendi mi? Nasıl Yenilendi?

FETÖ’nün İletişim-Bilişim ayağı çökertildi mi (İletişim ağları, Basın Yayın) Yenilendi mi? Nasıl Yenilendi?

Türkiye’de FETÖ’nün Siyasi ayağı çökertildi mi! (Bakanlar-Milletvekilleri-Müsteşarlar-Genel Müdürler) Yenilendi mi? Nasıl Yenilendi?

Türkiye’de FETÖ’nün Finansal kanadı çökertildi mi! (Kimlere devredildi- Kayyumda kimler var-Kimler sahiplendi) Yenilendi mi? Nasıl Yenilendi? tamamının yerine yerleştirenler? Bu soruların yanıtı bu ülkede yok.

Oysa çağdaş bir hukuk devletinde Tüm bireylerin eşitliği esastır. Hukukun devletin üzerinde üstünlüğü vardır. Evrensel hukukta, hukuk; Temel hak ve özgürlüklerin vazgeçilmez ilkesi olur. Halk sorgularsa sonuç alınır. Aksi takdirde birilerinin bizim adımıza düşünmesine, konuşmasına ve uygulamasına zemin hazırlamış oluruz. Bu da aklın kiraya verilmesidir…

 

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com