Besle Kargayı… Senden Önce Kahvaltıya Otursun. (2)

5 Ekim 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
586 defa okundu.
Besle Kargayı… Senden Önce Kahvaltıya Otursun. (2)

Burası kabile ülkesi değilllllllllllllll. Türkiye- Suriye sınırından 37 kilometre uzaklıktaki Münbiç ilçesinin Karakozak köyünde bulunan Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu, Türkiye sınırındaki Suriye Eşmesi köyüne taşınıyor. Dönemin başbakanı Davutoğlu Rojava’ya, PYD’ye teşekkür ediyor. Hükümet Rojava’daki oluşumun önünü kesebilmek için aşırı dinci gruplara tavizler vererek, silahlandırıp maddi destek sağlıyor, yaralıları tedavi ediyor, sağlık bakanı; ‘IŞİD yaralılarını tedavi etmek insani bir durumdur’ diye açıklama yapıyor. Türk askerlerini kafese kapatıp diri, diri yakan canilere verilen destekler sadece bunlar değil ki; ”Allah aşkına bu ülkeyi kim veya kimler yönetiyor? Sam amca olabilir mi. Piyonların ipi kimin elinde sorusunun cevabını bu halk bulamıyor mu?

Türkiye bugünlerde Terör örgütü ilan ettiği PYD eş başkanı terörist Salih Müslüm’e kırmızı pasaport veriyor. Türkiye’de üst seviyede ağırlanıyor ve toplantılara alınıyor. Tüm bu ilişkiler Amerika bilgisi dahilinde yapıldığı gerçeğini saklasalar da bir şekilde ortaya dökülüyor.

Amerika; PKK/PYD/YPG ile düzenli devlet ilişkisine geçiyor, Türkiye yerine terör gruplarıyla muhatap oluyor. Terör örgütüne Suriye’nin kuzeyinde 100 bin kişilik düzenli ordu kurdu. 2017 sonunda bu rakamı 150 bine çıkaracak. 1250 tır son teknoloji silahları ve Amerikan ordusu tarafından eğitilen militanları ile Türkiye’ye kafa tuttu. “Türk askeri Kerkük’e girerse vururuz”…

Her ülkenin mutlak istihbarat örgütü vardır. Bu örgütler, ülkenin bekasını korumakla görevlidirler. Amerika’da CİA, İsrail MOSSAD kendi ülkelerindeki herhangi olumsuzluğun aktörlerini kenefte kaç boğum osurduğunu biliyorlar da. Benim ülkemdeki MİT neyi biliyor? Türkiye’yi bombalamayı mı? Amerika ve İsrail istihbaratından medet uman anlayış.

Başkan diye kırmızı halılarla karşılanan, Kürdistan bayrağı göndere çekilen, Türkiye seninle gurur duyuyor nidalarıyla meclisi inletenler. Kürdistan Hava yolları “Kurdistan Airlines” kuruluyor. Uçuş güzergahı Türkiye üzerinden yapılıyor. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı tarafından Abim diye bağrına basılıyor. Geçmişte Uzman çavuşla görüşmek için sınırda saatlerce bekleyen, aşiret lideri Barzani’ye Devlet töreni uygulanıyor. Türkiye’nin 12 vilayetini sözde haritası üzerinden Kürdistan toprakları içinde göstererek yayılmacılığını alenen yapıyor. 1991 yılında yapılan değişimlerle Musul, Kerkük, Süleymaniye ve Erbil gibi şehirlerde Tapu ve Nüfus kayıtlarıyla oynanıyor, Türkmenler göçe zorlanıyor. hiç kimsenin sesi çıkmıyordu. Özal “Benim anamda Kürt’tü” diye açıklama yapıyor. George Herbert Walker Bush, Amerikan askerlerini ziyreti sırasında kayıtların yok edilmesinin raporlarını alıyordu.

Barzani’ye yakınlığıyla bilinen Rudaw’ın Genel Yayın Yönetmeni Rebwar Kerim Weli Refaranduma karşı çıkan Türkiye için bir yazı kaleme alıyor.

‘Bağdat’ın itirazlarına rağmen Kürt petrolü Ceyhan’a gönderilir ve oradan gemilerle -kimindi o gemiler?- Meksika körfezine kadar dolaşırken neden kapatmadınız vanayı? Sattığınız Kürt petrolünün paraları nereye gitti? ‘En kötü günlerinde yanlarında olduk. ‘Yanılmışız’ diyorsunuz. Esad sizi aldattı, Netahyahu aldattı, Obama aldattı, en son da Sayın Barzani mi? Nasıl oluyor da bu kadar kolay aldatılıyorsunuz? Hayır Sayın Cumhurbaşkanı, Kürdistan ve Başkanı Barzani sizi hiç yanıltmadı. Ama siz belki de başkanlık yolunda ihtiyaç duyduğunuz oylar için, Kürdistan halkını aldattınız. Şimdi, ‘Bu ülkeye ihanet etti’ dediğiniz Sayın Mesud Barzani’yi seçim dönemlerinde ‘Başkan’ sıfatıyla Kürt illerine siz davet etmediniz mi? Miting meydanlarında birlikte ‘Megri Megri’ söylerken Sayın Barzani ‘Kürdistan Başkanı’ değil miydi? Desteğine ihtiyaç duyduğunuz günlerde Ankara’da göndere çekilen Kürdistan bayrağı şimdi mi gayrimeşru oldu’?

Türkiye’yi yönetenler. Tezgahlar ve bu yazı. Balık hafızalı değilseniz. Bu yeme sakın yaklaşmayın. Önce ülkenizi elden çıkar sonra kendiniz. Bugünlerde bu ülkede korkunç bir milliyetçilik rüzgarı esiyor. Ülkeyi değil, kendi çıkarını düşünen siyasetçiler bundan nemalanıyor. Arada yine bizler kalcağız.

Türkiye “güven” konusunda yapılan araştırmaya katılan 43 ülke arasında 41’nci sırada yer alıyor. “Kırk bir kere maşallah” deyimini hak ediyor. İçinde dahi birbirine güvenmeyen insanların oluşturduğu bir toplumun, el ele vererek ülke sorunlarını çözmesini beklemek mümkün müdür? Göz göre, göre felakete giden toplumu uyandırmak için illaki başına telafisi mümkün olmayacak bir felaketin gelmesini mi beklemek gerekir.

Aklıma darbe sonrası Cumhurbaşkanı olan Cemal Gürsel’in şu sözleri geliyor. “ben bu ülkenin en küçük memurluğundan, en yüksek makamına getirildim. Anlayamadığım tek şey; bu ülkeyi kimin yönettiğidir”. Bu söz neyi ifade ediyorsa odur.

PKK ile mücadele ve elde edilen sonuçlar sadece resmi kaynaklar ve bu kaynaklara yakın yapılan yayınlar. Bu mücadele aslında yüzeysel. Siz silahlı mücadelenizi kendi topraklarınızın dışında kalıcı ve sonlandırıcı anlayışla bir planlama yapmıyorsunuz. 33 yılı aşmış bir mücadele ve yayınlanan ulvi sözler. ‘Çöküş hızlandı-Örgütte çaresizlik-Depoları yok oldu-İnfaz ve iç hesaplaşma artıyor vb’ bu haberleri siyasilerin kamuda bitti anlamıyla kullandıklarını biliyoruz. Gerçek şu ki; bitecek sözcüğünün dallanıp budaklanmış şekliyle, halk dilinde, halkın gazını almak veya hoşaf soğutmak.

AKP Grup Başkan Vekili İrfan Gündüz, “Terörist yetiştiren eğitim kurumları kapatılacaksa, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin de kapatılması gerekirdi”… İşbirlikçiler, çamuru nerelere sıvıyor.

‘Türkiye’nin brüt dış borç stoku, haziran sonu itibarıyla 432,4 milyar dolar, net dış borç stoku ise 283,1 milyar dolar olarak gerçekleşti’. Yeniçağ Gazetesi… Türkiye’nin 12 aylık cari işlemler açığı 35 milyar 340 milyon dolar oldu.

Vergi zamları ile Ordu ihtiyacı karşılanacak lafının maval olduğu ortaya çıktı. Niye mi. Türk ordusuna silah ve mühimmat üreten kurum MKE’sü; Ankara spora 20 milyon bağış yapmış. Açlığından değirmen bekleyen ülke, oflazlığında hak almayan kurumlar. Marmaris otluk koyuna 400 odalı yazlık saray yapan anlayış.

Aslanla Eşek hikayesini biliyor musunuz?

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com