BELEDİYE MÜFTÜLÜK VE MEZARLIK

15 Mayıs 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
650 defa okundu.
BELEDİYE MÜFTÜLÜK VE MEZARLIK

BELEDİYE MÜFTÜLÜK VE MEZARLIK

Süleyman Türkman-i (İmaret Mezarlığı) bakımsızlık ve rezalet.

Kent merkezinde tarihi bir mezarlık. İmaret mezarlığı. Geçmişte bu mezarlığın boyutu bulunduğu yerden Ankara-Kayseri yoluna kadar uzanırdı. Eski mezarlar söküldü. Yerine okul ve binalar yapıldı. Sadece türbenin bulunduğu yerde 500 M² yer kaldı. Burada mezar talanı var. Kirlilik diz boyu. Ahlaksızlık anlatılır gibi değil.

Mezarlık rezil rüsva. Ölülerin kemikleri dışarıya çıkartılmış. Bu anlayış ahlaksızlıkla eş değer değilse nedir. Cenazeye saygı duymak insanlığın genlerinde var. Benim cenazem diyerek başka bir kişinin mezarını sökmek dağıtmak hangi ahlakın, hangi terbiyenin ürünüdür.

Süleyman Türk-ma-ni Mevlana’nın postuna oturmuş 13yy’da yaşamış bir filozof. Kırşehir’de Medresesi vardı. 1938 yılı depremiyle yıkılan medresesinin porteli Alaeddin caminin girişine taşınmıştır. Merak edenler gidip görebilir.

İmaret mezarlığında gördüğüm bakımsızlık ve rezalet, aklıma 4 yıl önce, bir geri zekalının. Bir öküzün.  Antalya’da ‘Süleyman Türkman-i Alevidir’… Sözleri acaba anlam mı buldu da, belediyede bu işi dinsel yönden bakarak bu mezarlığa bunun için mi? Özen göstermiyor. Sorusu aklıma takıldı.

O geri zekalının çıkışı doğruysa! Ben; Süleyman Türkman-inin soyundan gelen bir ailenin ferdi olarak, Alevi olmaktan asla gocunmam. Asla utanmam. Bu çarpıtma. Bu gayri ahlaki çıkış neyin mesajıdır. Sahtekar ve ahlaksız Sünni olmaktansa Aleviliği tercih ederim.

Bu ülkede kadınları ötekileştirdiler. Etnik kökenlere bölünmüş koloniler yarattınız. Otobüsleri, plajları, toplantı salonlarını ayırdınız. 5 yaşındaki kız çocuğunun kafasına türban geçirdiniz. Ama ‘2’ yaşındaki kız çocuğuna tecavüz etmekten geri kalmadınız. Sıra şimdi mezarlara da geldiyse. Diyecek söz yok. Amaç nedir anlamadım. Neden bu küçük ve bir hatıra gibi olan bu mezara gerekli özen gösterilmez! İnanç bu kadar mı yoksullaştı.

Bu sözleri sarf eden kimdir bilmem. Benim Annemin soyu Süleyman Türkman-i soyundan gelir. Bu sözlerin sahibi olan kişi, 13yy da bilime damgasını vurmuş kişileri, ötekileştirmek için; ileri sürdüğü bu basit açıklama Osmanlı döneminde Mevlana’yı  ‘Celaleddin-i Rum-i’ “Rum” demeye kadar getirmiş anlayışın farklı ürünüdür. Arabın yaşam tarzına benimseyen çeker Suudi Arabistan’a  gider. Bu ülke insanını dinsel ve ırksal yönden bölmek en ucuz tabiriyle şerefsizliktir. Ya bu toprakların tarihini bilecek ve özümseyeceksin. Yada çekip gideceksin. Be adam. Eğer adamsan tabi ki!

Bu topraklarda, Hacı Bektaşi, Veli, Ahi Evran-ı, Veli Süleyman Türk-ma-ni ve Yunus Emre, Tabduk gibi  döneme damgasını vurmuş, bugün dahi bu kişilerin yaşam ve eserleri hala insanlığa yön veriyorsa, bu kıymetleri, kendilerince; kuş beyinleriyle ölüler üzerinden ayrıştırma noktasına getirme gayretlerine Belediye alet oluyorsa yazık.

3998 Sayılı Mezarlıkların Korunması Hakkında Kanun. Sadece hatırlatma. Unutmuş olanlara!!!

Madde 1 – Devlet mezarlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetimindeki tarihi mezarlıklar ile şehitlikler ve cemaatlere ait özel statüsü bulunan mezarlıklar hariç, umumi mezarlıkların mülkiyeti belediye bulunan yerlerde belediyelere, köylerde köy tüzelkişiliklerine aittir. Bu yerler satılamaz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile iktisap edilemez.

Madde 2 –  Mezarlıklar ve şehitlikler ile mezarlar bozulamaz, tahrip edilemez ve kirletilemez. Bu yerler imar mevzuatı ile veya başka her hangi bir şekilde park, bahçe, meydan, otopark, çocuk parkı, yeşil alan gibi sahalar olarak ayrılamaz ve asli gayesi dışında hiç bir amaç için kullanılamaz. Yol geçme zorunluluğu bulunduğu İçişleri Bakanlığınca kabul edilen mezarlıklar veya bölümleri bu hükmün dışındadır.

Bu kanun maddeleri kimleri hangi kurumları nasıl bağladığı ortada. Neşet Ertaş’ın Mezarını olduğu Bağbaşı mezarlığına gösterdiğiniz özeni neden buraya göstermezsiniz. Burada 13yy’da yaşamış bir filozofun türbesi var. Hani bu şehir evliyalar şehriydi.

Burada Camii var. İmam mezarlık beni ilgilendirmiyor, ben camiden sorumluyum diyebilir. Mezarlıkların bakım ve kontrolleri Belediyelere verilmiş. İnsan avuç içi kadar olan bu mezarlığı bir dolaşır. Bakar mevtanın kemikleri dışarı çıkartılmış. En azından belediyeyi arar. Veya oraya gelen mezar kazıcılara buraların dolu olduğunu söyler tahribatı önler. Belediyeyi arar. Söyler… Bu kepazeliği görmezden gelmek öncelikle ahlak sorunudur. Gereğini yapmak ise insan olma sorumluluğudur.

Mezarlık kepazelik içinde de. Ya camii!  Dünya’da hiçbir ülkede 3 saat mesai yapıp cebine 4 bin lira parayı indiren, dışarıda ticaret yapan devlet memuru yoktur. Bu maaşı alıyorsan görevini yapacaksın. İmam devlet memurudur. Din adamı değildir. Din Adamı nedir sorusunu bilmeyen Hazreti Muhammed’in din adamlığına bakacak. 4 halifenin din ile yönetimine bakacak. Maaşla din adamı olunmaz.

Bunun içindir ki; Orada görevli imam Din adamı değil, devlet memurudur. Yani; Din görevlisi. Devlet memurunun tanımı Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatle bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatle uygulamak zorundadırlar. Der…

Devlet memurları siyasî partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasî parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasî ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar. Der…

Bu kurallar Anayasal kuraldır. Camiye siyaset sokanların din görevli memurluğu hem şaibeli hem de gayri ahlakidir. Aksini uygulamak suçtur…

Kanunun emrettiği, Diyanet Başkanlığının düzenlediği talimatları açıp iyice okuyun ve sorumluluklarınızı anlayın. Gereğini yerine getirin. Cemaatle girip, cemaatle çıkan din görevlisinden İmam olursa; rezalet olur. Kepazeliğin fotoğraflar Arena Gazetesinde.

Din görevlileri temizlik için cemaatten topladığınız paralarla ‘Temizlikçi’ alıyorsunuz. Camiyi temizletiyorsunuz. Çıkan pisliği poşetleyip mezarlığın girişine neden bırakıyorsunuz? Allah için o imam efendi etraftaki pisliği neden görmez. Bakın ben bu rezaleti fotoğrafladım. Gazetem Arena’ya da gönderdim…

Tahrip edilen mezar benim aileme ait mezar. Mezar yaptırmak bir mali güç. Bu insanlar öleli en az 50 yılı geçmiş. Bizler; hayatları dışarıda geçmiş insanlarız. Gördüğümüz manzara bizi çok üzüyor. Belediye neden bir önlem alır ve bu mezarlığa bir çeki düzen vermez. Anlaşılır gibi değil.

Velhasıl hal böyleyken böyle demek yerine. Yapacaksın. Sen benim mezarımı inançlar yönünden ayıramazsınız. Süleyman Türkman-i’ye Bektaşi gözüyle bakılıyorsa, neden Sünnileri orada toprağa veriyorsunuz ve o mezarların talan edilmesine seyircisiniz. Deme hakkım doğuyor benimde.

Ahlak kanunlarla değil. Adamlıkla ortaya konur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN