

Kerrar Esat Atalay’ın Yeniçağ gazetesinde yayımlanan çeşitli kaynaklardan faydalandığı Atatürk’ün vefatı ve dış basındaki yankıları konulu yazılarına devam edeceğim.
Yazımın başında bahsettiğim yazar konu ile ilgili Doç. Dr. Nurcan Toksoy’un makalesinden alıntı yaparak konuya şöyle başlıyor.
Atatürk’ün tarihteki saygın yeri öncelikle Türk milletinin kalbidir. Fakat o, oluşturduğu misyondan dolayı her geçen gün dünya milletleri tarafından incelenip araştırılmaktadır. O gerçekleştirdiği Türk Milli Mücadelesiyle sadece Türk Milletinin kadereini değiştirmemiş, dünyanın sömürülen ve esaret altında ezilen birçok millete de umut ışığı olmuştur. XX. Yüzyılı en büyük lideri olarak kabul edilen Atatürk, öldükten sonra bütün dünya basını onun hakkında günlerce yayın yapmışlardır.
Atatürk’ün vefatı sonrası Bulgaristan basınında çıkan yazılar
Bulgaristan’da 1930’lu yıllarda yaşanan darbeler ve bölgedeki Türk halkına yapılan haksızlıklar halk üzerinde oldukça büyük etki yaratmıştı. Türk okulları kapatılmış, Bulgar okullarına dönüştürülmüş, Türkçe basın yasaklanmış, Türk aydınları birer birer öldürülmüş, Atatürkçü olanlar Türkiye’ye göçe zorlanmıştır. Çünkü bu dönemde Bulgaristan’daki Türkler, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü büyük bir ilgi ve sevgi ile karşılamış, eğitim kültür ve diğer alanlarda yaptığı köklü değişiklikleri, elde ettiği büyük başarıları yakından takip etmişlerdir.
Pesti Noplo adlı Bulgar gazetesi de Atatürk’ün vefatı ile ilgili aynı duyguları paylaşırken; “Bütün kainat bu büyük yasa iştirak etmektedir ve Atatürk’ün sayesinde Türkiye’nin harici ve iktisadi vaziyeti mükemmeldir.” Diyerek övgülerde bulunmuştur.
İmre Barec adlı Macar yazar çok daha değişik bir yorum yaparak şunları yazmıştır; “Bozkurt General 1918 yılının trajik sonbaharında ittifak devletlerinin yıkılışından sonra askerlerini kurtarmasa, ateşkesten sonra askeri silah ve malzemeleri ihtilaf devletlerine tesim etse ve askerlerini terhis edip kendisi de onursuz, isimler arasında olsa ne olurdu? Bu mucize iyi bir şans eseri olarak gerçekleşti. 1919’da Mustafa Kemal’in Türk Milletinin dünya tarihini şekillendiren kahramanlık destanı başladı. O yurdunu bölünmekten kurtardı ve onu gelişme ve güçlenme yoluna yöneltti. Türkiye’nin dış durumu mükemmeldir. Ekonomik durumu gelişmekte olup 1918 sonbaharındaki mahvolma eşiğinden dönen Türk Milletini şimdi artık pek büyük bir gelecek beklemektedir. Mustafa Kemal engin işler başardı. Türk Milleti için büyük bir gayretle çalışıp, muazzam işlerin yaratıcısı olmuştur. İnanıyoruz ki Türk Milleti artık ayağı üzerinde durmakta ve hangi yolla ilerleyeceğini bilmektedir.”
Namzetti Visag gazetesi de Atatürk’ün eserinden büyük bir hürmetle bahsederek; “O hiçbir engel tanımayarak, Avrupai mahiyette modern bir Türkiye kurmak için azimle mücadele etmiştir. Orta Asya’nı toprağını bereketli hale getirmek, cehaleti yenmek ve ekonomik kalkınmayı temin etmek için yaptığı her şey muazzamdır.”
Nepszava Gazetesi de 22 Kasım 1938 tarihli sayısında “ Kemal “ başlıklı yazıda Atatürk hakkında, özellikle din ve politikaya karşı mücadele ettğini köhne bir dünya görüşünü ve verimsiz çabaları yenerek büyük bir cesaret örneği gösterdiğini, başkomutanlık sıfatından ziyade cesur bir inkılapçı olarak değerlendirmiştir.
Esti Kurir Gazetesinin 11 Kasım 1938 tarihli sayısında; “Atatürk dünyada fanatik bir çaba ile toplumu arkasında sürüklemeye muktedir insanın yegane örneğidir. Kemal Atatürk, 1919’dan sonra yaptıklarıyla mümkün olmayanı başarıya dönüştürdü. Kötü teçhizatlı ordusu ile batı devletler tarafından küçük Asya’ya en modern silah ve cephane ile gönderilen yunan ordularının karşısına dikildi. O’nun azmi ve gayreti mucize yaratarak Türkiye kısa zamanda Avrupalı bir devlete dönüştü. Macar Milletinin Türklerin en büyük devlet adamına bakışı daima hayranlık ve saygı olmuştur. O savaş kaybetmiş, düzeni bozulmuş bir memleketi 20 yılda refah içnde kültürlü güzel bir memlekete dönüştürmüştür.
Diğer Macar gazeteleri “ Atatürk ebedi uykusunu müsterih olarak uyuyabilir” başlığı altında, yarattığı eserin dirilen milletine saadet yolunu açtığını ve bu hayret verici başarının, mücadelelerle çelikleşmiş olan seciyesi ve tasvir edilemez iradesi sayesinde mümkün olduğunu, ölümüyle Türk Milletinin sarsılmayacağını, çünkü bütün genç neslin onun çizdiği yolu takip edeceğini yazmışlardır.
ATATÜRK’ÜN VEFATININ DIŞ BASINDAKİ YANSIMALARI (16)
Kerrar Esat Atalay’ın Yeniçağ gazetesinde yayımlanan çeşitli kaynaklardan faydalandığı Atatürk’ün vefatı ve dış basındaki yankıları konulu yazılarına devam edeceğim.
Yazımın başında bahsettiğim yazar konu ile ilgili Doç. Dr. Nurcan Toksoy’un makalesinden alıntı yaparak konuya şöyle başlıyor.
Atatürk’ün tarihteki saygın yeri öncelikle Türk milletinin kalbidir. Fakat o, oluşturduğu misyondan dolayı her geçen gün dünya milletleri tarafından incelenip araştırılmaktadır. O gerçekleştirdiği Türk Milli Mücadelesiyle sadece Türk Milletinin kadereini değiştirmemiş, dünyanın sömürülen ve esaret altında ezilen birçok millete de umut ışığı olmuştur. XX. Yüzyılı en büyük lideri olarak kabul edilen Atatürk, öldükten sonra bütün dünya basını onun hakkında günlerce yayın yapmışlardır.
Bulgaristan Basınında Atatürk’ün vefatı neticesinde çıkan yazılar
Bulgaristan’da 1930’lu yıllarda yaşanan darbeler ve bölgedeki Türk halkına yapılan haksızlıklar halk üzerinde oldukça büyük etki yaratmıştı. Türk okulları kapatılmış, Bulgar okullarına dönüştürülmüş, Türkçe basın yasaklanmış, Türk aydınları birer birer öldürülmüş, Atatürkçü olanlar Türkiye’ye göçe zorlanmıştır. Çünkü bu dönemde Bulgaristan’daki Türkler, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü büyük bir ilgi ve sevgi ile karşılamış, eğitim kültür ve diğer alanlarda yaptığı köklü değişiklikleri, elde ettiği büyük başarıları yakından takip etmişlerdir.
Yarı resmi Dness adlı Bulgaristan gazetesinde Atatürk’ün vefatı sonrası çıkan makalede; Atatürk tarşihte Rusya’nın Büyük Pier’in safında büyük ıslahatçıların yerini alıyor. Hiçbir memleket, yeni Türkiye’nin atası tarafından başarılan yenilenme kadar çabuk ve o kadar derin bir teceddüd görmemiştir. O, her tarafta dahi bir asker, müstesna bir islahatçı ve yurdun kurtarıcısı olarak telakki edilmektedir. Şimdiki Türkiye’nin tarihi bu müstesna devlet adamının tarihi olduğunu vurgulamıştır. Atatürk’ün vefatı ile Bulgaristan’ın büyük bir dost kaybettiğini belirterek, onun Balkan barışının amili olduğunu özellikle vurgulamıştır.
Mir adlı Bulgaristan gazetesi ise Türkiye’yi baştan başa değiştiren büyük islahatını anlattıktan sonra; Atatürk verdiği misalle hepsi kendi fikirlerine merbut genç ve enerjik, devlet adamı, asker, idareci ve alim zümresi yaratmıştır dedikten sonra bu büyük yası en içten duygularla paylaşmıştır. Slovo adlı Bulgaristan gazetesinin başyazarı Meçkarof Atatürk’ün vefatı sonrası yazdığı makalede; genel savaşın sonundaki büyük yenilgiden bahsedildikten sonra şöyle demiştir: Osmanlı İmparatorluğu’nun vücudunu merhametsiz bir şekilde kesmekte olan cerrahların bıçağını çekip alan Mustafa Kemal olmuştur. Milli enerjiyi harekete geçirdi ve milletin iradesini canlandırdı. Yoldan çıkmış olan hükümet merkezini terk ederek Sakarya’da galip gelecek olan silahı tavlamak üzere Anadolu’ya geldi. Bununla beraber silah zaferiyle iktifa etmiyordu. Türkiye’yi kurtarmak ve zengin yapmak istiyordu. Onun kültür seviyesini yükseltmek istiyordu. Bütün milleti için kahramanlığının ve insan faziletlerinin sembolü olan o dğerlerinden daha az müthiş olmuş olmayan bir mücadeleye başladı. Milli ve sosyal inkılap mücadelesi… Fakat kendisi ile birlikte giden