ARTIK TAMAM… DE! ARTIK SIKILDIK… DE!

2 Haziran 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
ARTIK TAMAM… DE! ARTIK SIKILDIK… DE!

ARTIK TAMAM… DE! ARTIK SIKILDIK… DE!

Türkiye tek adam için kuşatılıyor… Bu bir Osmanlı ve Emevi zihniyetidir!

YOK-SA! YOK SAY!

Susmak kabullenmektir…

Bir iktidar 14 yıl süreyle koalisyon yaptığı suç örgütüne ‘ne istedilerse verdik’ diyenler. 24 Haziran’a (5) FETÖ’cü adayla yeniden başlayacak.

Utanmak insani bir duygudur! Sadece; ADAMLAR içindir…

‘Düne kadar Pensilvanya güzellemeleri yapan, Gülen’e “övgüler düzenler” bir dediğini iki etmeyen AKP yöneticileri bakanları, milletvekilleri idi. 15 Temmuz kalkışmasının ardından dünün FETÖ’cüleri şimdi “FETÖ” için “Deccal Harekatı” diyorlar. Nereden nereye? Şunu iyi bilmek lazım. “FETÖ’yü kazıyınca altından AKP çıkıyor’. BBP Resmi Web sitesi.

Bu parti şimdi AKP ile ittifak ortağı. Kısaca ‘bana ömür boyu  bir koltuk, koltuğun verdiği itibar ve ikbal yeter’. Diyenlerden. Zevahiri kurtarmak böyle bir şey.

Dünya’da hem terör örgütü için, hem de terör örgütünün şehit ettiği insanlar için ayrı, ayrı hatıra parası bastırıp dolaşıma süren. Merkez Bankası Başkanını parti Genel Merkezine çağırıp fırçalayan bir başka siyasi parti yoktur.

Dünya’da döviz baskısıyla spekülasyonlar yaratarak döviz zengini yaratan bir başka ülke yoktur. Çünkü Türkiye hariç o ülkelerde Hukuk vardır. Hukuk olan ülkelerde bu işin mutlak bir bedeli vardır. Onlar bu bedeli mutlak öderler.

Devletin bekası için ödenen vergilerle; birileri  koltuğunu pekiştirmek için devletin tüm imkanlarını sonuna kadar, kullanıyorsa! Bunun adı yasal zemin olmaz. Hukuksuzluk olur.

Devletin bekası için ödenen vergilerle; birileri  koltuğunu pekiştirmek için verilen iftar yemekleri saltanat sofrası oluyorsa. Bunun adı inanç olmaz. Sadece din sömürüsü olur.

Devletin bekası için ödenen vergiler; birilerinin debdebeli yaşamına. Lüks ve şatafatına harcanıyorsa ki; harcanıyor. Bunun adı itibar olmaz. Diktatörlük olur. Yönetim anlayışının adı ‘otokrasi’ olur.

Devletin bekası için ödenen vergiler; siyasi partilere hazine yardımı olarak, çifte kavrulmuş olarak ödeniyorsa! Bu yardıma rağmen, iktidar olan parti ve başındaki kişi; koltuğunu pekiştirmek için Cumhurbaşkanlığı forsuyla, devletin tüm imkanlarını seçim meydanlarında kullanıyorsa, bunun adı hukuk devleti olmaz. Kabile ülkesi olur.

Bir koyun çalarsan otuz gün yersin. Sürü çalarsan ömür boyu ticaret yaparsın.

Onlar ki; ‘Mahkemenin söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır’ dediler. Laik, çağdaş hukuk devletini kenara itip! Yobazlığa, tarikatçılığa, şıhlara, hocalara, hırsızlığa, vurguna, soyguna, ırızcılara kapı araladılar… Dün Gülen Cemaatine teslim olan devlet. Bugün Menzilcilerin kuşatması altında.

Onlar ki; Cumhuriyet kanunlarıyla seçilmişlerdir!  Milletin kürsüsünden, millete yönelik, Namus ve şerefleri üzerinden yemin etmişlerdir!

Onlar ki; ‘Laiklik yeni anayasada olmamalıdır’. Diyen,  Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı. Lüks ve şatafat düşkünü, 1969 yılı kanlı pazarın aktörü, Amerikancı İsmail Kahraman… Milletin parasıyla! Meclisin bahçesinde; saray sofrası kurdurup; iftar yemeği veriyor! Kimlerin karnını doyuruyor!

Onlar ki; Hem laik, hem Müslüman olunmaz’… ‘Biz Türkiye’yi pazarlamaya geldik’… Cumhuriyetin kurucularına ‘iki ayyaş’… Diyen AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan… Saray bahçesinde; Milletin parasıyla padişah sofrası kurdurup, iftar yemeği veriyor! Kimlerin karnını doyuruyor!

Onlar ki; Çocuk tecavüzlerine; ‘Bir kereden bir şey olmaz’… Diyen! Bakanlık tabelalarından Türkiye Cumhuriyeti (TC) harflerini söken! Tarikat armalarını, Ambulans uçak ve araçlarına takan! Araştırma hastanelerini tarikat ehlilerine teslim eden. Siyasetçinin eş ve çocuklarının altına çekilen lüks otomobil kiralarına. ‘fındık, fıstık parası’… Diyen! Fetullah Gülen okullarında okuyan Damat Feritler Dahil; Bakan ve oğullar, lüks otellerin salonlarında; Milletin parasıyla ‘Padişahım çok yaşa’ diyenlerle, diyenlere  iftar yemeği veriyor…

Diğer yanda AKP’li Belediye Başkanlarının, otel ve kent meydanlarında, saltanatlarını pekiştirmek için. Ele geçirdikleri yetkileri din siyasetine dayayarak, diğerleri gibi kendi ceplerinden beş kuruş harcamadan yoksul milletin sırtından toplanan, haraca dönmüş vergilerle, milyon liralara ulaşan iftar sofraları kuruyorlarsa! Milletin parasını hiç çekinmeden harcayan. Vicdan muhasebesi dahi yapmadan, patronlarının reklamlarını bilbortlara, ilan tahtalarına asan akıl.

Onlar ki; gerçek yoksullara değil. Dört dalkavuğa, iftar yemeği veriyorlar… Adı yardımlaşma olmaz. Talan olur. Vurgun olur. İnanç olmaz…

20’li yaşlarda armatör, olmuşlar… Trilyoner mahdumların yatak odalarında para kasaları, para sayma makineleri… Kumar masasında milyar dolar para harcayan diğer mahdumlar. Malta ve Man adası sevicisi, enişteler, dünürler oğulcuklar… Milyarlarca vergi borçları silinen yandaş şirketler.

Onlar ki; Milletin parasıyla! Dini siyasete alet eden. Siyaseti kendilerine vazife edinmiş din görevlileri ve tepelerinde oturanlar. Camilerde iftar sofrası kuran, düğün yapan anlayışın, verdikleri fetvalarla din anlayışını ‘kadın’ üzerinden yürüten . 9 yaşındaki kız çocuklarına göz dikmiş sapık anlayışın kardinal kılıklı Diyanet başkanı ve avenesi…

Onlar ki; milletin orasına koyduk diyen müteahhitlere, havuz medyasına, partili muhtarlara, sanat soytarılarına, kısaca goygoycularla…

Onlar ki; Milletin alın terinden ziyafet çekiyorlar. Tıpkı milletin parasıyla, uçağıyla maile haçça gidip, hacı olanlar; Pennsylvania’ya salya sümük efendilerinin elini öpüp icazet alanların ülkeyi ne hale getirdiği açıkça ortadayken. Halktan tekrar iktidar istemek.

Utanmak insani bir duygudur. Utanmayanları; utandırmak bir ahlak sorunudur!!!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com