Adım, Adım Karanlığa Doğru!

29 Temmuz 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
2897 defa okundu.
Adım, Adım Karanlığa Doğru!

Yürü ya kulum!!!

Mustafa Kemal Atatürk… Bu isim birilerini sürekli tedirgin ediyor, korkutuyor. Aydınlıktan sadece Hamam böcekleri korkarlar. Onların işi kuytu köşeler. Duvar dipleridir. Sinsiliktir… Mustafa Kemal Atatürk aydınlıktır.

Biliyoruz ve inanıyoruz ki bugün, hiç bir dünya gücünün egemenliğinde değilsek! Medeni ve çağdaş yaşama yolunda kimseden geri kalmıyorsak, bugün bu yaşam kalitemizi Atatürk ve Cumhuriyete borçlu olduğumuz gerçeğini unutmamak gerekir. Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti içine Ulus, Laiklik ve Yurttaş kavramlarını yüklerken Anadolu topraklarının özgün rengini maya olarak kullanmıştır. Bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti yalnız geri kalmış ülkeler açısından değil, gelişmiş ülkeler açısından da farklı ve başarılı bir model olarak görülmüş ve değerlendirilmiştir. 97 Yıl sonra geldiğimiz nokta kimleri tedirgin etmiyor. Kimleri korkutmuyor?…

Türkiye’nin 97 yıl önceki heyecanı şimdi yok. Neden? O günkü coşkuyu kim veya kimler yok etti? Siyaseten çıkarlar odağında ülkeyi yönetenlerin kendi milleti yerine başka ülkelere olan uşaklıkları yıllara dayalı olarak ülke insanını hissiz, tepkisiz, korkak bireyler haline getirmiştir. Toplum üretmekten uzak; bedavacı, besleme, adam sendeci, sorumsuz toplum haline gelmiştir. Tolumun gelişimi 67 yıldır durağan haldedir.

Bir ülkenin çıkarları doğrultusunda kemikleşmiş politikaları yoksa bu anlayış kaçınılmazdır. Bir ülkenin geleceğini eğitimle planlarsınız. Eğitimle kurarsınız. Müspet ilimden uzaklaştıkça çağdaş normlarda bir ülke olmanız mümkün değildir. Bu ülkede İmam Hatip Okullarını çoğaltmak, diğer eğitim kurumlarına baskın hale getirme ısrarı sonucunda amaç ülkeyi nereye götürmektir?

Bir ülke düşünün ki; Valisi, Kaymakamı, Müdürleri, Memurları boğazına kadar siyasete batmış, liyakat kavramı ortadan kaldırılmış ve devlet dairelerinde alenen siyaset yapılıyorsa. Ülkede aklın kiraya verildiği gerçeği vardır. Bu ülkede Camide siyaset yapılıyorsa. Bu ülkede okullarda siyaset yapılıyorsa. Bu anlayış beyin yıkama taktiğine dönüşmüş ve birileri bu taktiği destekliyorsa; laiklikten, bağımsızlıktan, düşünce özgürlüğünden söz etmek mümkün değildir. 21 yy’da bir ülke! Bu ülke tarikat şeyhlerine teslim edilmiş, müritler devletin koltuklarına yerleştirilmiş ise ne beklersiniz? İsyanı olmayanın erdemi olmaz.

Her din kendi çerçevesinde yücedir. Dini siyasete sokar; rüşvet, hırsızlık, gasp, talan, seks dahil her türlü çıkarı bu anlayışla çerçeveler, 7 yaşında kız çocuklarının ırzına geçmeyi, 14 yaşındaki kız çocuğunu gerdeğe sokmayı dinle örtüştürürseniz, kafa koparmaları din fetvasıyla akıl vermeye kalkarsanız din ile yücelemezsiniz. Aksine küçülürsünüz. Yüce kavramı belleklerden silinir, geriye sadece vahşet, ahlaksızlık ve biat çıkar. Bugün bu ülkede bu olmaktadır.

Bu ülke büyük bir travma yaşadı. Ancak bu oluşumdan halen bir ders çıkarmamışsanız, Okulları, bürokrasiyi, dernekleri, camileri vakıfları halen cemaatlerden temizlemiyorsanız, yeni paralellerle ülkeyi yeniden dizayn ediyorsanız bu ülkeyi 15 Temmuz zokasını yutturmaya çalıştığınızın gerçeği vardır. Öncelikle ders alması gereken siyasiler değil. Bu millet olmalı. Kendisinin yıllarca nasıl kullanıldığını, cemaatlere nasıl yönlendirildiğini unuttuysa. Siyasiler kendi çıkarları içinde yaftalanmış olanlardan dahi bir tane dahi fire vermiyorsa; bir değil, bin defa düşünmeli. Siyasilerin iktidar hırsı ülkeyi yeni paralellerle yeni maceralara sürüklendiğinde başıma ne gelir hesabını iyi yapmalı.

Olası yeni bir kalkışma 15 Temmuz olayından daha aktif, daha kararlı, tecrübeli ve planlı karşınıza çıkabilir. Bu kez şansınız hiç olmaz.

Bir millet nasıl uyutulur! Bir ülke çağdaşlıktan nasıl uzaklaştırılır. Tarihten ders almayanlar; oysa tarih insanlığın siyasi, iktisadi ve medeni evriminin haritasıdır. Bu haritayı okumak gerekmez mi! Bugünkü koşullandığımız hallerden çıkmıyor; niçin ve neden sorgulamasını yapamıyorsak kabahatin çoğu bizim.

Eğitim ve öğretim aklın pekişmesidir. Sayıları hızla artan İmam Hatip Okulları velileri tedirgin etmiyor derseniz yanılırsınız. Milli Eğitim o denli planlı çalışıyor ki, çocuklara İmam Hatip Okullarından başka bir tercih hakkı tanımıyor. Yıkılan okullar yenilenince İmam Hatip olarak boy gösteriyor. FETÖ/PDY darbecilerine ait okullar devlet tarafından İmam Hatip olarak yeniden açılıyor. Nedenlerin altında yatan bir gerçek var ki; insanın biat etme alışkanlığını çocuk yaşta pekiştirerek; Araplaştırmak.

Bu yapılanlar dayatmadır. Dayatma ile eğitim yönetilemez. Bu dayatmanın tek suçlusu Valiler, Kaymakamlar, İl veya ilçe Milli Eğitim Müdürleri değil. Ben tepeden aşağıya bu konuda bürokrasiye yönelik ideolojik bir baskı olduğunu düşünüyorum. Kırşehir’de İmam Hatip’li öğrenci sayısı bu yıl %10 civarında düşse; bakın bu beylerin hallerine. Onlar bu sayıyı düşürmemek ve koltuklarından olmamak için şehrin tüm imkanlarını bu yönde kullanıyorlar. (Bedava servis, bedava yemek, bedava kurs vs) Amaç diğer okullara ilgiyi azaltmak. Eğitim kalitesi Dünya standartlarında mı? Sorusunun yanıtı yok. Ülke bekası, yerini koltuk bekasına devretmiş ise. Gerçekler açıkça ortada. Bu gemi battığında sizde boğulursunuz anlayın. Yarın ortak olduğunuz, kötülüklerin içindeki payınızı düşünme fırsatınız dahi olmayabilir.

Türk Milli Eğitimi siyasal antraktlı sendikalar ile cemaat baskısı elinden kurtulabilir mi? Bana çok komik geliyor. Devretmişsiniz. Planlı olarak kullanım hakkını vermişsiniz. Geriye nemi kalır. Sonuçlar yavaş, yavaş ortaya çıkıyor ve sizler halen göremiyorsanız çocuklarınızı çobanlık kurslarına gönderin en azından koyunlara dinsel doktrin nasıl uygulanır onu öğrensinler. Zira koyunlarda ahlak kavramı yoktur. Çocuğunuz şans kapısını çobanlık kursuyla aralamış olur. Ülke bundan 15 yıl önce dinsiz miydi… Bunu düşünün!

Bu kurumda liyakat yok. Zaten aramakta beyhude zaman kaybı. Her şey meydanda. Bunun içindir ki; aramak boşuna. Bu kurumda liyakat ön plana çekilmediği sürece, halen sözlü ile, siyasal ya da sendikal kriterlerle atamalar yapıldığı, bilimsel veriler değil siyasal amaçlar hedef seçildiği sürece ülke daha çok darbelerle karşılaşır. Ve her defasında bunları lanetlemekten öteye gidemeyiz. Eğitimi birilerine adanmış ideoloji basamağı haline getirmişsiniz. Liyakat olur mu? Cumhuriyet kavramının Eğitim politikaları neyi hedeflemiştir. Şimdiki sistemin hedefi nedir? Cehaletin evrim değiştirmesi mümkün değilken. Bu ülkede öldü denilen cehalet hortlatılmıştır. Aksini kimse söyleyemez.

Milli olan her şeyiniz silinmiş… Birileri Derki: ‘Alışırsınız’. Esaretin alışkanlığı olmaz. Zincirler sadece özgürlüğü bağlar.

Oturup elin “GAVURU” tümcelerini kurmayın. Sizler o gavurun telefonunu, cerrahi ekipmanlarını, tedavi tetkik araçlarını, otomobilini, ürettiği kalp ve kanser ilaçlarını şimdilik kullanıyorsunuz. Kuveyt’te, katar’da kullanıyor. Ya sonra! Arap’ın neyini kullanacaksınız? Hacı yağını mı? Arap’ın kıçındaki donu gavur dikiyor. Diyeceksiniz ki; kendinize bakmadan ‘O’nun parası var, diktiriyor’. Senin kırk yamalıklı donla ayın sonunu zor getiriyorsun. Paranda yoksa ki, yok. Arap’a payanda olmayı görev sayıyorsun. Katarda , Kuveyt’te neyin var? Bir şeyleri olanların altına malzemesin. Ah bir anlayabilsen tüm bu olanları. Önce tarih okuyacaksın Arap’ın ne B.. olduğunu öğreneceksin.

Muskadan ve imamdan sağlık umanlarınız bol olsun. Kadı efendiden adalet beklemek marifettir. Dini fetva verenin camiye giren herkesi cahil görmesinden bıkmadıysanız. Yeni cemaatleriniz, tarikat şeyhleriniz hayırlı olsun.

Atıl kurt! Seni kim tutar.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN