

Necip Adıgüzel
Bilincimiz, yüreğimiz, düşüncemiz, duygumuz, zihnimiz kirlendi.
Bu Ramazanda bütün kirleri temizleyecek bir abdest alalım,kirden, kirlilikten ve kirlilerden kurtulalım.
Bu vesileyle;
Ramazan ayının hem milletimize hem gönül coğrafyamıza ve acılar içerisinde kıvranan Dünya ya huzur, barış, adalet ve merhamet getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.
Toplumsal olaylara bakmaya başladığım da ortaokul öğrencisi idim.O yıllarda dahi Ekonomik ve siyasi kriz vardı ve birde güven, güvensizliğe komşu olmuştu.
Köyden şehre göç ettiğimizde bahçeli bir evimiz ve bahçesinde her çeşit meyve ağacı vardı.
Bu ağaçların arasında ceviz ağaçlarının ayrı bir önemi vardı.Mevsimi geldiğinde uzun sırıklarla çırpılır, kurutulur, çatıkatına serilir, günlük ordan alınırdı.
Misafirlere,dostlara en makbule geçen ikramımızdı.
İlerideki yıllarda, sorun çözmek için yan yana olacağımızı sandığımız kişilerlerin güvenmezliğini sezdikçe , önce şaşırdık sonra sadece üzüldük.
Böylece hayatın sorunlarla dolu olduğunu anlamaya başladık.
Sonraları sorunların, sorun yumağı halini aldığında, bunun “olgunluk” olduğunu kabullenir, duruma geldik.
Bu kafa ile sorunu ,sorun yumağı olmadan çözme kapasitesinin olmadığından,
bu hal devamında sorunlarla baş ediş birbirlerinden çok farklı oluyor.
Bu nedenle sorunun sorunlara dönüşmesi ise sorunun öncesinin ve nedenlerinin unutulmasından kaynaklanıyor.
Ülkemizde de çekilen sorun ve sıkıntıların bu kadar artmasının nedeni kendisini alternatifsiz gören gücün ahalinin sıkıntılarına aldırmamasıdır. Kendini muhalif olduğunu söyleyenlerin ise olumsuzlukları sadece teşhir ediyor oluşu, güya Ahalinin ne çektiklerini anlatıyorlar.
Sanki sıkıntıyı çekenler bilmiyor da muhalefet efendilerinden öğrenecek…
Öte yandan, bu tepkisizliğe bolca faydasız şikayetler.
Allah selamet versin.
Tarihimizin dönüm noktası 1683 yılında gerileme dönemi ile başlıyor.
10 Ağustos 1920 tarihinde Serv Anlaşması imzalanıyor.
1683 Viyana bozgunu ile başlayan süreç Serv Anlaşması ile sonuçlanmıştır.
Serv Anlaşması Türk Milleti ve Devletini imha etmeyi hedefler.
* 1950’lerin sonlarında Amerikan hayranlığı başlar.. Amerikan yardımı peynir, balık yağı ve süt tozu ve bu aşağılanmaya kimsenin tepki vermemesi;Geleceği yakalamanın yolu, doğru olana odaklanmalı, doğru olanda bir üçgenin üç köşesi gibi ortada.
Tarım ,enerji ve teknoloji.
Bu üç büyük sorun, köşelerinde acil çözüm bekliyor.
Neyzen Tevfik’e sormuşlar, “hayat nedir?” diye.
Üstad cevap vermiş:
-Üç-buçuk ile dört arasıdır.
-Peki ama bu da ne demek oluyor, Üstad?
Cevap:
Ya korkudan üç buçuk atarsın yahut da dört dörtlük yaşarsın demek!









