12 Mart 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
22 defa okundu.

Didem CEYLAN

Hakkıdır Hakka Tapan Milletimin İstiklal!

12 Mart 2019 tarihi (Dün), Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşımızın kabulünün 98. yıldönümüydü.

Dinlerken tüylerimizin diken diken olduğu ne zaman duysak saygı duruşuna geçtiğimiz hayatımızın anlamı İSTİKLAL MARŞIMIZ.

Milletimizin vatanını koruma ve savunma azmini, kararlılığını, kahramanlığını anlamak için başka hiçbir metin, hiçbir kitap yazılmasa bile İstiklal Marşımız tek başına yeterlidir.

İstiklal Marşı’mızı merhum Mehmet Akif Ersoy, cephelerde, kahraman ordumuzun içinde, Anadolu’nun her karış toprağında şekillenen İstiklal ve Özgürlük ruhuyla kaleme aldı.

Bunu unutmamız mümkün değildir.

98 yıldır unutmadık UNUTMAYACAĞIZ…

İstiklal Marşı’mızda medeniyetimizin değerleri bulunur.

İstiklal Marşımız, Türkiye’nin her bir köşesinde bu milletin, bu toprakların ilelebet varlığını sürdürmesi için silahıyla, bileğiyle, dualarıyla, ekmeği-aşıyla katkı veren insanlarımızın en saf duygularını yansıtır.

Ne demiş büyük üstadlar Bayrakları bayrak yapan, üstündeki kandır.Toprak, eğer uğrunda ölen varsa Vatandır.

         SÖZ KONUSU VATAN İSE GERİSİ TEFERRUATTIR !!!

Vatan sevgisi MİLLİ MÜCADELE ruhu o kadar güzel anlatılmış ki başka söze gerek yok.

Ne demiş büyük üstad merhum Mehmet Akif Ersoy;

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?

Şühedâ fışkıracak, toprağı sıksan şühedâ!

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Vatan ve millet sevgisinin, bağımsızlık ve hürriyet aşkının en veciz ve en seçkin ifadesi olan İstiklal Marşı’nı bize hediye olarak sunan milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u saygıyla ve rahmetle anıyoruz. Türk Gençliği olarak böyle bir marşa sahip olmanın gururunu yaşıyorum.

Yazılacak söylenecek çok şey var aslında ama ben yazımı İstiklal Marşımızla sonlandırmak istiyorum;

İSTİKLÂL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!

Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet bu celâl?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl,

Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım;

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,

“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;

Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.

Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…

Kim bilir, belki yarın… belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır atanı;

Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?

Şühedâ fışkıracak, toprağı sıksan şühedâ!

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:

Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!

Bu ezanlar-ki şehâdetleri dînin temeliEbedî yurdumun üstünde benim inlemeli

O zaman vecd ile bin secde eder –varsa- taşım;

Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,

Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım;

O zaman yükselerek Arş’a değer, belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl;

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:

Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN