22 Aralık 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
740 defa okundu.

Yine güzel duygularım tavan yaptı. Yoga öğretmenimiz önce “kendinizi sevin, uçakta her hangi bir olumsuzlukta önce kendi oksijen maskenizi takıp, sonra yanınızdakilere yardım edin diyorlar ya, işte onun gibi. Önce kendinizi sevin.” Demişti. Bu gün gittiğim Türk Sanat Müziği kursundaki şarkılarda ne güzeldi Allah’ım. Tüm olumsuzlukları unuttum. Ta çocukluk yıllarımıza gittim. Babamın arkasından Mucur’un çayırında bağa doğru giderken çayırların üstünde takla attığım, amuda kalktığım günleri hatırladım. Bir yandan da belediyenin hoparlöründen öğrendiğim Türk Sanat Müziğinden parçaları kendi kendime söylerdim.
Bu şarkılar ne güzel, ne duygu yüklü şarkılardı. Örneğin; Akasyalar açarken, hele de bu baharda akasyaların açma zamanındaysa, aklına çocuk kalbinle sevdiğin küçücük arkadaşını büyütüp büyütüp küçük kalbinin her köşesine sığdırır, sadece onunla konuşur, kimselere demeden özler durursun. O anda seni çağırdıklarını bile duyamazsın. Babam eşeğin üstünden sesleniyor. Haydi kızım geride kalma diye. Kimbilir kaçıncı çağırışı. Düşünüyorum da çocukluğumu çok güzel yaşamışım. Şimdi ki çocuklara üzülüyorum inanın. Küçücük evlerin içinde. Koşma, ses çıkarma, nerdeyse yürüme de denecek. Küçücük bebeklerin ellerinde bir telefon, biraz büyüklerin ellerinde aypet, dünyadan bir haber. İşte o yüzden hiç bir şeyden mutlu olmayan bir toplum olduk. Çocuklarımıza sevgiyi değil savaşı öğretiyoruz. Bu yönden çok üzgünüp,keşke bağırıp,çağırıp, hakaret etmeyi değil, sevmeyi öğretebilseydik. Annelerden, babalardan çok rica ediyorum. Çocuklarının ellerine küçücük yaşta telefondaki oyunları vermeyin. Onlarla birlikte oynayın, resim yapın. Siz okuyun, masal anlatın. Onlara sevmeyi, karşılıksız sevmeyi öğretin. Toptan sevmeye sevilmeye ihtiyacımız var. Duygusuz, robotlara değil. Oyuncak seçerken de çok dikkat edelim. Çocuklarımıza oyuncak da olsa silah, kama almayın. Görüyorsunuz canı sıkılan silaha sarılıyor.
Munir Nurettin Selçuk’un şu şarkısına bakar mısınız, ne kadar içten. Hayranım.
Bu hülyalar diyarinda,gizli bir zevk düğünü var.
Hayalimde gülşen oldu gölgelendi mavi sular.
Şimdi ne kadar mesudum,sanki müjdeler geliyor
Ürperiyor bütün duygum,tatlı bir ses yükseliyor
Sevdalı bir kanat sesi,çırpınıyor kuytularda
İçli bir gönül bestesi titreşiyor şen sularda.
İçimde şen arzular var, hislerime dolsun bahar
Sevgi her şeyin ilacı canım arkadaşlarım. Önce kendimizi, sonra insanları, hayvanları, doğayı sevelim. Doğan güneşi, yağan karı sevelim. Sevmekle yaşanır hale getirebiliriz bu dünyayı. Gerçi önce ülkemizi yaşanır hale getirelim. Kötülüklerden uzak, yalandan, riyadan,haksızlıklardan ancak sevmekle kurtulabiliriz.
Sevelim, sevilelim,dünya kimseye kalmaz canım arkadaslarım sevgili dostlar. Düşünelim. Dünyaya bir de bu gözle bakalım. Sanırım mutluluğu yakalarız. Hepinizi çok seviyorum.

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN