8 Aralık 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz

YAŞADIKLARIMIZ. PAYLAŞAMADIKLARIMIZ.

Bir anıdır aldığımız her nefes.
Yıl 2013… Gelibolu’da bir balıkçı lokantasının rıhtımındaki taburelerle çevrili küçük masasında oturuyorum.  Masamda 35’lik bir şişe rakı. Cam şişede su ve roka ile yan yana porselen tabağa konmuş dil balığı. Masaya sinmiş anason kokusu burun deliklerime yansıyor. Hafif bir rüzgâr beraberinde acı yosun kokusunu sürüklüyor. Karışık duygular içinde Çanakkale boğazına bakıyorum. Birkaç martı çığlığı ve kanat sesleri. Aklıma Çanakkale savaşı takılıyor. Tarihe yansımayan savaş hikâyeleri. Rakıdan bir yudum alıyorum. Cönk bayırı, kireç tepe, kilit bayır. Gelibolu yarım adasının uzantısı bir Süliyet gibi. Boğazın ortasına doğru uzuyor. Öte tarafı Saroz körfezi ve Yunanistan.
Balık ve Rakı. Keyifle gün batımına yakın oturmuşum o iskemleye. Güneş yavaş, yavaş iniyor denizin üzerine. Kızıllaşan su, yerini ayın ışığındaki yıldız, yıldız parlayan yakamozlara terk ediyor. Özgür olmanın tadı bu diyorum. Meyhaneci kaset değiştiriyor. Cızırtılı bir sesin ardından Hafız Burhanın o muhteşem sesiyle birlikte Makber geliyor. “Her yer karanlık, pür nur o mevki mağrip mi yoksa makber mi ya rab.
Şarkının sözleri boğazın hışırtılı sularından yansıyarak kulaklarıma doluyor. Hafız Burhan sanki Tarabya’dan değil de karşı kıyıdan Lâpseki’deki bir başka balıkçı lokantasından okuyormuş gibi geliyor. “Ya habgah-ı dilber mi ya rab rüya değil bu, ayniyle vaki” bugün hayatta olmayan Yunanlı sanatçı Stelios Kazantzidis’te bu şarkıyı söylediğinde Yunanlılar Stelios’a ‘Türk piçi.’ lakabını takmışlardı. O’nun o günlerde bu söze verdiği cevap çok muhteşemdi. “Yunan Çocuğu olmaktansa, uygarlıkların temsilcisi Türklerin piçi olmayı daha doğru bulurum.”
Ardından bir Hafız Burhan klasiği daha geliyor.
‘Eyvah ne yer ne yar kaldı
gönlüm dolu ah u zar kaldı
şimdi buradaydı gitti elden
gitti ebede gelip ezelden
ben gittim o haksar kaldı
bir köşede tarumar kaldı
baki o enisi dilden eyvah
beyrut’ta bir mezar kaldı’…
Bugün üzerinde oturduğumuz bu coğrafya. Nerelerden nerelere geldi. Demek istemiyorum ama demek zorunda kalıyorum. Çanakkale’yi geçilmez yapanlar. Bugünleri görselerdi ne düşünürlerdi bunu bilemem ama. Bu kez gerçekten ölürlerdi. Aşağıda bir Yunanlı tarafından kaleme alınmış ve dergide yayınlanmış bir yazı var. Ben yorum yapmak istemiyorum. Yorum sizin olsun. Bu iddia ve yazıyı sonuna kadar araştırmak serbest.
Bir Anı. Bir Alıntı.
‘Yer: Belçika. Belçika-Türk Dostluk ve Diyalog Derneği, Brüksel’in en büyük Kilisesi olan Sean Jean Baptiska’da bir gece düzenliyor. Gece de Süleyman Erkişi isimli biri Ezan okuyor. Aman Allah’ım, o da ne? Ezandan Müslümanlığın Peygamberi Hz.Muhammed(!) çıkarılıyor. Nasıl mı? Ezanda bulunan “Eşhedü Enne Muhammeden Resulullah” (Şehadet ederim ki Muhammed Allah’ın Resulüdür) bölümü okunmuyor ve Ezan O’nsuz tamamlanıyor..
Peki, bu rezilliğin ardında kim mi var? Organizasyonda Diyalog Derneği. Yani Dinler arası Diyalogcular var ki. Onları ”F” Tipinin temsil ettiğini bilmeyen yok.
Tam bu noktada bir parantez açalım Ve Fethullah Gülen’in “Fasıldan Fasıla”(!) isimli kitabından bir paragraf sunalım: “Herkes Kelime-i Tevhidi esas alarak, çevresine bakışını yeniden gözden geçirmeli. Ve ıslah etmelidir. Hatta Kelime-i Tevhidin ikinci bölümünü, yani; Muhammed Allahın Resulüdür kısmını söylemeksizin, Sadece ilk kısmını ikrar eden kimselere, rahmet ve merhamet bakışı ile bakmalıdır.! Görüyorsunuz Fethullah Gülen’ın satırları net. Eh fikir ne ise zikir de aynı oluyor. Ve Ezandan Muhammed Aleyhisselamı çıkarmaya Brüksel’den başlıyor. Ve şimdi hal böyleyken, soruyorum; Kelime-i Tevhidi inkâr eden birine (Müslümansa) Müslüman ve Mümin denilebilir mi? Fethullah Gülen’in ve bu sahte din tüccarlarının ardına takılıp onlara Bu vatanı satmalarına fırsat verenler, kendi dinine, kitabına, ezanına ihanet edenlerin derdi acaba din midir?
%98′i Müslüman olan bir ülkede din konusu bu kadar gündemde tutulup, ısrarla imam hatip açmak ve çocuklarımızı birer koyun gibi yetiştirmek isteyen zihniyetin amacı din değil, dinin arkasına saklanıp en büyük hırsızlığı yapmaktır! Onlar birer vatan haini ve sizde onların suç ortaklarısınız. Fetullah Gülen dediğiniz salya sümük efendinin sahip olduğu okullarda Türkçe(!) konuşmak dahi yasakken, Amerika’da ki okulunda aldığı krediler ve yaptığı usulsüzlükler hala gündemde ve soruşturmalar açılmışken, Fetullah Gülen Türkiye’ye gelsin diye neredeyse dizlerine kapanıp yalvaracak olan, ama hakkında kalpazanlık ve zimmet suçları hala mecliste bekleyen bir Başbakanın ardından gitmeye devam edin. Eh ne diyelim ki; Cennetliksiniz cennetlik vesselam.. Öperim nur yanaklarınızdan.’ SincerelyYorgo.
İktidara ortak olmak için dinin, nasıl dinden çıkartıldığını bir Yunan gazetecinin kaleminden okudunuz. Bugün FETÖ siyasi ayağı yok gibi.
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com