Yerel Seçimler Üzerine

20 Şubat 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
Yerel Seçimler Üzerine

Azize Serap Tunçer

Yerel Seçimler Üzerine

Yerel seçim startları verildi. Ama seçmen kitlesi heyecansızmış…

E neden heyecanlanalım ki, sistem değişikliği yapılırken tüm eleştirilere kulak tıkayanlar bugün ilk örnekleri gördüklerinde şaşırıyorlar… Yahu sevgili dostlar ne zamana kadar bu harika şaşırma yetinizi koruyacaksınız, vallahi imreniyorum.

Vatandaşa kamera yöneltiyorlar, seçimde kime oy vereceksin; genç, sorunun yanıtını bilmiyor çünkü sorunun anlamını bilmiyor ama her yerde her daim geçerli tek yanıtı biliyor… Genç şaşalıyor, ne, seçim mi var, cumhurbaşkanlığı seçimi mi, haa yerel seçim mi? Tabi ki başkana vereceğim.

Yahu seçim yerel seçim, başkanlık seçimi değil diyebilen var mı aranızda? Varsa gülerim.

Tek bir afiş gördünüz mü, Başkanın bakışını, duruşunu, el hareketini taklit etmeyen ve yanında Başkan’ın resmini de bulundurmayan? E o zaman genç adamın ne seçimi olduğunu bilmemesine neden şaşıyorsunuz? Ne seçersek seçelim, biz Başkan’ı seçiyoruz.

Seçim geleneğimizin bir klişesi vardı: yerel seçimlerde aday öne çıkar, parti geride kalır diye. Artık bu koşullarda hiçbir aday öne filan çıkamaz. J

Güleceğim bir şey daha var tabii, o da bu yorumlarımı ideolojik duruşla ilişkilendirmek saflığı; kendi aranızda her gün konuştuğunuz gerçekler yazıya dökülünce hemen tarafınızı arıyor olmanız.

Özetle anladığınız üzere, heyecan filan duymuyoruz, gözlemlemeye devam etmek de göz yorgunluğu, dil bıkkınlığı yaratmış durumda.

Ama bıkmadığımız bir yönü var ki akademik duruş bizi gözlemlemekten kaçınamayacağımız bir noktaya itmiş olduğundan, sürecin şu 3 önemli boyutunu da biliyoruz; ki bu bilgiler sadece ülkemizde değil tüm dünyada siyaseti ve seçim yapma olgusunu etkilemektedir. Buna göre,

“Amerikan siyasetinin, 20. Yüzyılın son yıllarındaki dönüşümü, birbiriyle bağlantılı üç sürecin bir sonucudur:

  1. a) Siyasi partilerin gerilemesi, partilerin adayların seçiminde oynadığı rolün azalması;
  2. b) Merkezinde televizyonun yer aldığı ama elektronik olarak birbirine bağlantılı çok çeşitli esnek iletişim araçlarını da kapsayan karmaşık bir medya sisteminin ortaya çıkması;
  3. c) Süreklilik kazanmış anketlerin, oy yüzdeleriyle siyasi geri sayımın birbirine bağlandığı bilgilendirme sistemlerinin, bilgisayara dayalı doğrudan postalamanın, telefon bankalarının dahil olduğu, medyanın bilgileri işlediği, adayların ve meselelerin kazanacak formata uygun biçimde gerçek zamanlı değişikliklere uğradığı siyasi pazarlamanın gelişmesi” (Castells, Manuel (2006), Enformasyon Çağı: Ekonomi, Toplum ve Kültür Cilt:2 (Kimliğin Gücü), Çev. Ebru Kılıç, Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, s.478)

Bu çözümleme, yeni siyaset bilimi tartışmalarının odağındaki en önemli gerçeklere işaret ediyor ve konuya ilişkin geniş bir akademik yazın var. Ama onların içinde Castells bana göre çok önemli, çünkü hem küresel siyasetin işleyişini bütüncül bakış açısıyla sunuyor hem de dünyadan tekil örnekler veriyor.

Bu tekil örneklerin benzerliği kadar bütüncül tablonun benzerliği de Castells’in tuğla kalınlığındaki 3 kitaptan oluşan çözümlemelerini okumanın önemini artırıyor. (Laf aramızda bir akademisyen olarak da kendi gözlemleriniz olarak sunsanız, olmadık sığ ve kötü niyetli bakış açısının suçlamalarına maruz bırakılacağınız bir cehalet güruhuna karşı da küresel bilimsel otoritenin savunma kalkanını yaratıyor J )

Yani seçim her açıdan önemli ama en önemlisi okumaya nereden başlayacağınız konusu…

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com