Ya Hep Ya Hiç Kalıbını Bırakın

25 Kasım 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
580 defa okundu.
Ya Hep Ya Hiç Kalıbını Bırakın

 

Hayat akademisinde sahip olduğunuz tek gerçek “düşünsel” ve “davranışsal” süreçlerinizdir. Bu hafta sizlerle yaşamınızı kolaylaştıracak yeni bir düşünsel kalıbı paylaşacağım.

YA HEP YA HİÇ KALIBINI BIRAKIN

“GRİ” VAR

Bu düşünce biçiminde, iyi veya kötü tüm olaylara en uç noktasından bakma eğilimi gösteririz. Bu hem kendimiz hem de başkaları, olaylar ve durumlar için geçerlidir. Bu düşünce biçimi hayatı siyah/ beyaz görmek olarak da nitelendirilir. Her şey ya siyahtır ya da beyaz, gri yoktur.

. “Bunu açıklayamazsam, bütün her şey boşa gidecek:’

. “Üç buçuk kilo veremezsem bu diyeti boşuna yapıyorum demektir.”

. “Maçı kazanamazsak, cumartesi öğleden sonramızı boşa harcamış olacağız:’

Bu katı düşünce tarzı aşırı strese yol açar ve endişeyi tetikler. “Mükemmelliyetçi” tipte insanların çoğu bu şekilde düşünmeye meyillidir ve kendileri için biçtikleri yüksek standart ve hedefler yaşamlarını her yönden alt üst edebilir. “Ya hep ya hiç” düşünce biçimi hâkim olduğunda kişinin başarısı ve deneyimleri, kendine biçtiği mantıkdışı yüksek standartlara asla erişemeyecektir.

“Sorumluluğu üzerinizden atmakla kendi hayatınız üzerinde sahip olduğunuz güçten vazgeçmiş olursunuz.”

Mustafa Kılınç

Sonuç olarak, kişi bu negatif benlik bilincini deneyimledikçe kendine olan saygısını da yitirmeye başlar. Bu da kaçınılmaz olarak davranışlarını etkiler ve her şeyden kaçmasına sebep olur. Mükemmelliğe ulaşmanın mümkün olduğuna, “mükemmel” dışında hiçbir şeyin kabul edilemez olduğuna ve bir insanın değerinin onun başarısıyla ölçüldüğüne inanmak, bu tür düşünceyi besleyen iki mantıkdışı inançtır.

Mantık dışı inançlarımız her şeyin yolun dışına çıkmasına hizmet eden yaklaşıma sarılmamızı sağlar. Düşünceler gerçek olmadığına göre inançlarınızın “iyi döngü” mü yoksa kötü döngü mü içerisinde yer aldığının farkında olun.

“Farkı yaratan her zaman farktır.”

Mustafa KILINÇ

Mucizeye giden yolda her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak için felaket senaryoları yazarlığını bırakın. Bugüne kadar olmamış bile olsanız. Kendi hayat hikayenizin yazarı olun. Hemen şimdi kendi hayat hikayenizin yazarı olun. Bu sizin en doğal hakkınız. Bu hakkınızı kullanmayı seçin. Kazanan siz olun.

Hoş karşılanmayan veya tatsız-durumlar, kişinin zihninde korkunç veya felaket olarak görülür. Kendinizde veya etrafınızdaki insanlarda sıkça gördüğünüz için bu düşünce tarzını benimsemiş olmanız çok büyük bir olasılık.

Aşırı kaygılı ve stresli kişiler, bu düşünce biçiminin başlıca adaylarıdır. Negatif/kötümser “kehanetlerle” beslenen yüksek hayal gücü, felaketin kaçınılmaz olduğu sonucuna varır. “Ya öyle olursa…”ve” kaçınılmaz” gibi ifadeler zamanla bir düşünce alışkanlığına, bazı durumlarda da olması beklendiği için gerçekleşen, “kendini doğrulayan kehanetlere” dönüşür.

Yine koşulların ya da olayların yanlış değerlendirilmesi sonucu üzüntü ve stres yaşanır. Günlük yaşamınızda kendinizin veya başkalarının, küçük olayları büyük felaketlere dönüştürdüğünü gözlemlemişsinizdir. Otobüs gecikir, yemekhanede bazı günler çıkan havuçlar çok serttir, yanlış kuyrukta beklersiniz, dişçi randevunuzu unutursunuz, oğlunuz partiden eve geç döner…” Meli /malı” düşünce biçimiyle başkalarıyla veya genel olarak hayatla ilgili felaket senaryoları yazdığımızda, sıklıkla buna öfke de eşlik eder: “İnsanları bu kadar bekletmemeli randevu ayarlamaya çalışmak çok korkunç.

Bu yüzden düşüncelerimizi izlemek ve büyük sorunlarla karşılaştığımızda bile, bu tür düşüncelere kapıldığımızın farkında olmak çok önemlidir. Bu tür düşünceler, yaşadığımız olayın kendisinden daha kötü sonuçlar doğurabilir. Düşündükleriniz ve hissettikleriniz gerçekliğinizdir. Kendi gerçekliğinizi oluştururken dikkat edin. İstediklerinize odaklanın.

“Dünyanın Güçlü Liderlere, Güçlü Liderlerinde Lider Koçlarına İhtiyacı Vardır.”

Mustafa Kılınç

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com