Tüm Gün Yasak
Pazar günü akşama doğru sıkıntıdan patlayacağım. Ekmek almak bahanesiyle evden çıktım. Sokakta, caddede in, cin top oynuyor.
Sabah Serhan asker’in Görkemli Hatıralar programını da izlerken, çok üzüldüm. Uğur Mumcu’yu andık. Tüylerim diken diken, gözlerim yaşlı. Nasıl bir patlamaydı. Her parçası lime lime her yana dağılmıs gibi gelďi gözümün önüne. Dayanılır gibi değil. Zaten demiş ya “beni patlatır, parçalarımı savurursunuz ama her parçamdan binlerce Uğur Mumcular çıkar” Haklı. Her parçasından binlerce Uğur Mumcular çıkıyor. Çıkıyor ama sürdürülen yanlış siyaset o yetişen pırıl pırıl gençlerimizi yurt dışlarına kaçırıyor . Çünkü gençlerimize ülkemizde iş yok.
Program bitti. Tv’yi kapattım. İçime çöken yalnızlığımı nasıl anlatsam. Yunus Emre’nin şu satırları geldi aklıma:
Ya şimdi ölsem duyanda, gören de olmaz. Belki üç gün olmaz ama, bir tam gün duymayabilirler. Bir ümidim Ayper. Ayper her sabah işe giderken beni mutlaka arar arar arar. Bulamayınca güvenliğe, yönetime sorar, buluncaya kadar. Yaşı benzemesin, babasına benzemiş. O da azıcık geç kalsam bütün mahalleye sorardı. O zaman cep telefonları da yoktu.
Sokaklar ıssız, sokaklar sessiz ve yalnız. Evler de boş kimse yok. Çocuklar, torunlar da gelemiyor. Aaa! Migros da kapalı. Öbür caddeye geçtim. Nasıl bir boşluk. Arabalar da yok. Ortalıkta sadece gece çıkan yarasalar gibi, kurye motorları var. Sağdan, soldan, buralar hep bizim der gibi, fırtına gibi çıkıyorlar. Nasıl da hızlılar. Bir yerlerden yemek kokuları geliyor. Güzel mi, kötü mü bu kokular anlayamadım. Duygularım da yalnız ve ıssız. Yemeklerin kokusu da çocuklarım varken güzelmiş. Şimdi Ferit olsaydı yanımda annanne boş ver bu yemeği. Ben yemek ısmarlayayım derdi. Hastalık yeni çıktığında, hiç bir şey eskisi gibi olmayacak demişlerdi de inanmamıştım. Hayatımızı bu kadar ters yüz edebileceğini.
Her şey ters yüz oldu da bazı şeyler hiç değişmiyor. Yine haber geldi bizim illerden. Nevşehir Avanos’tan altın arayacaklarmış Kanadalılar. Orası turistik yer. Altın yumurtlayan tavuğumu kesmek istiyorsunuz.( dağlar seni delik delik delerim. Kalbur alıp toprağını elerim. Aman aman. Hep yapılan işler, sonradan baş belası oluyor neden acaba. Elbet bir gün buluşacağız. Bu böyle yarım kalmayacak. Benim içimde yanan ateş var. Arkadaşlar, ne zaman kavuşacağız. Sağlıkla, mutlulukla bir gün güle oynaya buluşacağız inşallah. Çok özledim hepinizi. Saygıyla, sevgiyle, sabırla bekliyorum covitin bitmesini. Sıkı duralım, yarınlarda buluşalım. Hepinize iyi geceler canım arkadaşlarım.